entelekt ile cümle

entelekt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Avrupa'nın entelektüel canlanması, 12. yüzyılda ortaçağ üniversitelerinin doğuşuyla başlamıştır.유럽 지성세계의 부활은 12세기에 중세 대학의 출현과 함께 시작되었다.
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.그는 지적인 목적, 형태적인 원인이 모든 자연 과정을 이끈다고 믿었다.
Alexander Herzen, Mihail Bakunin ve diğer eleştirel entelektüellerle iştiraki olmuştur.ידידם של אלכסנדר הֶרצֶן, מיכאיל באקונין ואינטלקטואלים ביקורתיים נוספים.
Bence çocuklara yepyeni bir entelektüel çanta açtı.האינטרנט הביא עמו שיטות חדשות ליצירת חברותא.
Quaker tarikatinin ilkelerinden biri, kadın ve erkek arasında entelektüel eşitliktir.דתם של הקווייקרים דגלה, בין השאר, בשוויון אינטלקטואלי בין המינים.
Yenilikçiler: Bir mucit/entelektüel kastı.עיון רעיוני - התבוננות אינטלקטואלית בדבר-מה.
Sofistliği bırakarak Helen entelektüel yaşamı hakkında eleştirel, nükteli eserler yazdı.בנוסף, נמתחה ביקורת על ויליאמס על כתיבתו הבוטה והמינית.
Çok entelektüel bir geleneğe sahip bir ailede dünyaya geldi.Произхожда от семейство на потомствени интелектуалци с традиции.
Bu hastalık, kişide hafıza ve entelektüel fonksiyon kaybıyla ve ruh hali değişiklikleri ile karakterizedir.Болестта се характеризира със загуба на памет, нарушение на екзекутивните функции и промени в настроението.
Lider kadrosunun büyük kısmı Yahudi kökenli entelektüellerden oluşuyordu.Те, в своето мнозинство, са предмет на дискусии от еврейските мъдреци.
Madonna, bu durumdan şu şekilde bahsetti: " Mirwais de çok politik ve entelektüel.Za Mirwaisa je rekla: "Mirwais je vrlo političan i inteligentan.
Burada yaklaşık 70.000 Polonyalı entelektüel ve Sovyet savaş esiri hayatını kaybetmiştir.U njemu je ubijeno oko 70.000 ljudi, uglavnom poljskih i ruskih ratnih zarobljenika.
Böylece ortaya çıkan eserler sıklıkla detaylı ve entelektüel olarak karmaşık olmaktadır.Stoga su su njegove ideje često obrađivane u raznim djelima, kako stručnim tako i laičkim.
Çelişkili sayılan bu durum Fransız sol entelektüelleri tarafından tepkiyle karşılandı.Ovaj govor doveo je do još jačeg ostracizma od strane francuskih ljevičarskih intelektualaca.
Bu nedenle öğretimi okul ve günlük yaşam, entelektüel özgürlük, eşitlik ve demokrasi üzerine inşa etmeliyiz.Vyučovanie v školách má byť založené na intelektuálnej slobode, rovnosti a demokracii.”
Genç Entelektüel Avrupa'nın Durumu (Heute und Morgen.Mesto Vysoké Tatry, včera a dnes.
Eşi, kendisinin entelektüel çevre ile tanıştımasına aracılık etti.Jej manžel ju v jej intelektuálnom úsilí podporoval.
İran sinemasının entelektüel yönetmenlerinden sayılır.Seznam iranskih filmskih režiserjev.
Planck, geleneksel ve entelektüel bir aileden gelmektedir.Plankas kilo iš tradicinės ir intelektualios šeimos.
Brian Griffin : Ailenin evcil hayvanı olmasına rağmen en entelektüel karakteridir.Brian Griffin on pere rääkiv koer, kes on alkohoolik aga ka üks pere targemaid liikmeid.
Planck, geleneksel ve entelektüel bir aileden gelmektedir.Friedrich pärines rikkast ja intellektuaalsest perekonnast.
Kendisi Avrupa kültür tarihi ve Avrupa entelektüel tarihi ile ilgili çalışmalar yapan bir akademisyendir.Tema erialadeks on Prantsusmaa ajalugu ja Euroopa ideedeajalugu.
RAF'ın entelektüel akıllarından biridir.Üks vabadussõjalaste põhiideolooge.
Genç Entelektüel Avrupa'nın Durumu (Heute und Morgen.Nõukogude Baltikum eile, täna ja homme.
-- bir dizi önermelere entelektüel yükseliş, bir amentü (credo) anlamına gelmekteydi.Credo на латинском - "верую".
-- bir dizi önermelere entelektüel yükseliş, bir amentü (credo) anlamına gelmekteydi.단어의 의미가 좁아지게 됩니다.
-- bir dizi önermelere entelektüel yükseliş, bir amentü (credo) anlamına gelmekteydi.Διανοητικά αποδέχομαι ένα σύνολο προτάσεων, ένα 'Σύμβολο της Πίστεως'.
-- bir dizi önermelere entelektüel yükseliş, bir amentü (credo) anlamına gelmekteydi.והפך להסכמה שכלית עם אוסף הנחות: "אמונה".
-- bir dizi önermelere entelektüel yükseliş, bir amentü (credo) anlamına gelmekteydi.للتضمين - بقصد اعتلاء فكريّ لمجموعة من المقترحات: أي عقيدة.
-- bir dizi önermelere entelektüel yükseliş, bir amentü (credo) anlamına gelmekteydi.「信じる」とは「信仰の教義を 受け入れる」という意味ではなく
Bu liseden terk 82 yaşında öldüğünde, müthiş bir entelektüel,이 고등학교 중퇴자는 82세에 돌아가셨지요. 무서울 정도의 지성인이셨고, 에루살렘에 히브루대학의
Bu liseden terk 82 yaşında öldüğünde, müthiş bir entelektüel,82歳で亡くなりましたが ものすごい知識人であり エルサレムにあるヘブライ大学の 共同創立者兼 初代学長であり
Bu liseden terk 82 yaşında öldüğünde, müthiş bir entelektüel,Orang yang bahkan tidak lulus sekolah ini akhirnya meninggal di usia 82 tahun.
Bu liseden terk 82 yaşında öldüğünde, müthiş bir entelektüel,Ten dzieciak bez szkoły zmarł w wieku 82 lat, jako intelektualista, założyciel i pierwszy dyrektor
Bu liseden terk 82 yaşında öldüğünde, müthiş bir entelektüel,Tento odpadlík zo strednej školy zomrel vo veku 82 rokov ako úžasný intelektuál, zakladateľ a prvý riaditeľ
Bu liseden terk 82 yaşında öldüğünde, müthiş bir entelektüel,Δεν τελείωσε το Λύκειο, και πέθανε, σε ηλικία 82 ετών.
Bu liseden terk 82 yaşında öldüğünde, müthiş bir entelektüel,Этот отчисленный ученик умер в 82 года, в здравом уме, будучи основателем и первым директором
Bu liseden terk 82 yaşında öldüğünde, müthiş bir entelektüel,הילד שעזב את בית הספר בגיל צעיר מת בגיל 82, אינטלקטואל מזהיר, מייסד-שותף ומנכ"ל ראשון
Bu liseden terk 82 yaşında öldüğünde, müthiş bir entelektüel,هذا التارك للمدرسة الثانوية توفي عن عمر يناهز 82، مفكر هائل، شريك مؤسس، وأول رئيس تنفيذي
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.Ar trebui să existe o cale de angajare a acelei energii intelectuale globale în și prin muzeu.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.Ci dovrebbe essere il modo di utilizzare tutta quell'energia intellettuale e globale attraverso il museo.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.Er moet een manier zijn om al die intellectuele mondiale energie te oogsten voor, en door het museum.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.이 모든 세계의 지적 에너지를 박물관에 활용할 수 있는 방법이 있어야 합니다.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.Musi istnieć sposób spożytkowania tej intelektualnej energii za pośrednictwem muzeum.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.צריכה להיות דרך לנצל את כל האינטלקט ואנרגיה גלובלית לתוך, ואיך שהו דרך, המוזאון.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.ينبغي أن تكون هناك طريقة لتسخير جميع تلك الطاقات الفكرية والعالمية وبطريقة ما عبر و نحو، المتحف.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.取り込み 博物館を通して活かす方法が 何かしらあるはずです それには 専門知識を持った ブレーンが必要です
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.A maioria delas seriam fracassos intelectuais e académicos.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.De meesten zouden het niet ver schoppen op intellectueel en academische gebied.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.Die meisten wären intellektuelle und akademische Fehlschläge.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.그들의 대부분은 지적으로 학구적으로 실패할 것이라는 것도 알았습니다.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.La maggioranza di loro avrebbe avuto fallimenti intellettivi e scolastici.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.La mayoría de ellos sería falla intelectual y académica.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.La plupart d'entre eux seront des échecs intellectuels et académiques.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.Majoritatea ar fi niște eșecuri intelectuale și academice.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.Phần lớn chúng bị thất bại về học tập hay phát triển trí tuệ.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.Większość z nich będzie się słabo uczyć.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.Більшість з них не будуть академічно та інтелектуально успішними.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.Большинство из них были бы интеллектуальными и академическими неудачниками.
Çoğu entelektüel ve akademik olarak başarısız olacaktı.Повечето от тях щяха да претърпят провал интелектуално и академично.
İlgili Sayfalar