entelektüel ile cümle
entelektüel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Sonradan Britanya entelektüel kültür çevrelerinde Carylye'in bu eserinin değeri anlaşılmıştır.Ostatnio w środowisku naukowym poddano w wątpliwość wiarygodność Historia Brittonum.
Çok entelektüel bir geleneğe sahip bir ailede dünyaya geldi.Wychował się w rodzinie o tradycjach inteligenckich.
Burada yaklaşık 70.000 Polonyalı entelektüel ve Sovyet savaş esiri hayatını kaybetmiştir.200 tys. polskich jeńców cywilnych i wojskowych.
Bu dönemin özelliği heterojenliğidir; ne metodolojik, politik ne de entelektüel açıdan fikir birliği görülür.Oczywiście – tak jak już wspomniałem – nie była to kolaboracja ideologiczna tylko polityczna, taktyczna.
1 Haziran - Carl Philipp Gottlieb von Clausewitz, Prusyalı general ve entelektüel (ö.1 juni – Carl von Clausewitz, preussisk general och militärteoretiker.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.Спосіб продукції матеріяльного життя зумовлює соціальний, політичний і духовний процес життя взагалі.
Çok entelektüel bir geleneğe sahip bir ailede dünyaya geldi.Народився в сім'ї з багатими художніми традиціями.
Fazla zeki ve entelektüel sayılmaz.Не будь занадто розумним і занадто дурним.
Bu yüzden sanayi entelektüel anlamda başarıya ihtiyaç duyar.Коротко кажучи, успіх вимагає емоційної зрілості.
Bence çocuklara yepyeni bir entelektüel çanta açtı.Останньою була споруджена нова дитяча поліклініка.
Quaker tarikatinin ilkelerinden biri, kadın ve erkek arasında entelektüel eşitliktir.Принцеса Кіра, відстоює рівність між чоловіками і жінками.
Gerçek entelektüel yüzde 5'i bile bulmaz.Частка п'ятого і шостого технологічних укладів не перевищує 5%.
Kitap o kadar ünlendi ki entelektüel bir fanzin olan Judy'ye ilham kaynağı oldu.Kniha vzbudila velkou senzaci a z Arendtová se stala intelektuální celebrita.
Pitirim A. Sorokin bir entelektüel biyografi.Cuřín J.: Některé zkušenosti s organoleptickým hodnocením nových výrobků.
Kısa bir sürede Fransa’da mimarlık alanındaki entelektüel tartışmanın en önemli figürlerinden birisi oldu.Brzy ve své kariéře se stal klíčovým účastníkem debat o architektuře ve Francii.
Bu yer aynı zamanda sosyalleşme ve entelektüel uğraşılar için de kullanılırdı.Spojili se ze sociálních a intelektuálních důvodů.
Madonna, bu durumdan şu şekilde bahsetti: " Mirwais de çok politik ve entelektüel.Potrivit ei, „Mirwais e de asemenea foarte interesat de politică, serios și intelectual.
Anna'nın entelektüel dehası ve engin bilgisi birkaç tane olan çalışmalarında görülür.Geniul Anei și cunoștințele sale sunt evidente în operele sale.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.Az anyagi élet termelési módja határozza meg a társadalmi, politikai és szellemi életfolyamatot általában.
Çok entelektüel bir geleneğe sahip bir ailede dünyaya geldi.Hagyományos értelmiségi családból származott.
Quaker tarikatinin ilkelerinden biri, kadın ve erkek arasında entelektüel eşitliktir.Takács Éva az elsők között hirdette a női és a férfi intellektus egyenértékűségét.
Entelektüel bir karaktere sahiptir.Intellektuális egyéniségű volt.
Bence çocuklara yepyeni bir entelektüel çanta açtı.Az új főiskola egy új típusú polgári értelmiség képzésére vállalkozott.
Filmde entelektüel ama sadistik bir taşlama vardır.Mindig valami nagy, szent dolognak álmodta a színházat.
Yahudi entelektüeller ülkeyi terk eden ilk kişiler oldu.Az első magyar zsidó értelmiségi nemzedék tagja.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.Aineellisen elämän tuotantotapa on ylipäätään yhteiskunnallisen, poliittisen ja henkisen elämän ehtona.
Bu grup ressam, yazar ve entelektüellerden oluşuyordu.Piiri koostui runoilijoista ja intellektuelleista.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.Ο τρόπος παραγωγής καθορίζει γενικά την κοινωνική, πολιτική και πνευματική διαδικασία της ζωής.
Avrupa'nın entelektüel canlanması, 12. yüzyılda ortaçağ üniversitelerinin doğuşuyla başlamıştır.Μία διανοητική αναζωογόνηση της Δυτικής Ευρώπης άρχισε με την ίδρυση των πρώτων πανεπιστημίων τον 12ο αιώνα.
Burada yaklaşık 70.000 Polonyalı entelektüel ve Sovyet savaş esiri hayatını kaybetmiştir.Εδώ δολοφονήθηκαν περίπου 70.000 άνθρωποι, κυρίως Πολωνοί διανοούμενοι και σοβιετικοί αιχμάλωτοι.
"Entelektüellerin kahvesi kapanıyor!".«Οι διανοούμενοι των Εικαστικών Τεχνών τοποθετούνται.»
Entelektüel mülkiyet hakları bilimsel araştırma ve urun geliştirmeyi %30 azaltıyor.Τα έξοδα για επιστημονική και τεχνολογική έρευνα εκπίπτουν από τα ακαθάριστα έσοδα σε ποσοστό 30%.
Hadrianus aynı zamanada entelektüel ve sanatsal alanların tümünde bilgisini göstermeyi severdi.Του άρεσε να επιδεικνύει τις γνώσεις του σε όλα τα πνευματικά και καλλιτεχνικά πεδία.
Hıristiyan bir misyoner aileden gelmekle beraber tutucu ve entelektüel bir aile ortamı içinde büyümüştür.Han kom fra en kristen missionærfamilie og voksede op i et beskyttet og intellektuelt hjem.
Bu kısa filmde, orta yaşlı bir karakter olan Larry ve onun entelektüel köpeği Steve yer alır.Filmen handlet om den brautete, middelaldrende Larry, og den svært intelligente hunden hans, Steve.
Junimea, Romanya'nın 19'uncu yüzyıldaki en etkili entelektüel ve politik derneği idi.Junimea adalah asosiasi intelektual dan politik yang paling berpengaruh di Rumania pada abad ke-19.
Avrupa'nın entelektüel canlanması, 12. yüzyılda ortaçağ üniversitelerinin doğuşuyla başlamıştır.Sebuah revitalisasi intelektual Eropa dimulai dengan lahirnya universitas abad pertengahan pada abad ke-12.
Yahudi entelektüeller ülkeyi terk eden ilk kişiler oldu.Intelektual Yahudi adalah orang pertama yang meninggalkan Jerman.
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.Ia percaya bahwa tujuan intelektual, formal penyebab, dipandu semua proses alam.
Panthéon, Paris, pek çok Fransız entelektüelinin gömülü olduğu anıt mezar.Panthéon - gereja dan makam sejumlah orang Prancis terkenal.
Bence çocuklara yepyeni bir entelektüel çanta açtı.Menanamkan suatu mentalitas pembangunan yang baru.
Alexander Herzen, Mihail Bakunin ve diğer eleştirel entelektüellerle iştiraki olmuştur.Ông giao du với Alexander Herzen, Mikhail Bakunin, và các trí thức phê phán khác.
Psellos'a göre Eudokia çok asil, güzel ve entelektüel birisiydi.Theo Psellos cho biết thì bà rất là cao quý, xinh đẹp và thông minh.
Anna'nın entelektüel dehası ve engin bilgisi birkaç tane olan çalışmalarında görülür.Trí tuệ bẩm sinh và kiến thức sâu rộng của Anna là điều hiển nhiên trong vài tác phẩm của bà.
Danimarka kültürü zengin bir entelektüel ve sanatsal mirasa sahiptir.Văn hóa Đan Mạch có một di sản kiến thức và nghệ thuật phong phú.
Anna, yalnızca entelektüel seviyede değil ama günlük konularda da yetkin olduğunu kanıtlamıştır.Anna đã chứng minh là mình có khả năng không chỉ ở cấp độ trí tuệ mà còn trong những vấn đề thiết thực.
Brian ailenin en entelektüel karakteridir.Pete Nhân vật lý tính nhất trong nhóm.
Bence çocuklara yepyeni bir entelektüel çanta açtı.Một số điện thoại được trang bị tính năng mới.
Planck, geleneksel ve entelektüel bir aileden gelmektedir.Max Planck xuất thân từ một gia đình có truyền thống học thuật.
Avrupa'nın entelektüel canlanması, 12. yüzyılda ortaçağ üniversitelerinin doğuşuyla başlamıştır.ヨーロッパの知的復興は、中世の大学の誕生とともに始まった。
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.物質的生活の生産様式は、社会的、政治的、精神的生活諸過程一般を制約する。
Bu nedenle öğretimi okul ve günlük yaşam, entelektüel özgürlük, eşitlik ve demokrasi üzerine inşa etmeliyiz.それゆえ、学校での日常的な活動は、知的自由、平等、民主主義の精神のもと行われること。
Ancak onlar muktedir devlet adamı ya da güçlü bir yönetici olmaktan ziyâde entelektüel zevk düşkünüydüler.しかし2人は有能な政治家や勢力のある支配者であるというよりは、知的な快楽にふける趣味人であった。
Bence çocuklara yepyeni bir entelektüel çanta açtı.国文学者新間進一の子。
Wittgenstein da entelektüel yaşam ve müzik dalındaki yetenekleriyle kendini göstermiştir.母親ロザリーは、視覚芸術や音楽の才能を持っていた。
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.他相信形式因指导了所有的自然进程。
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.物质生活的生产方式制约着整个社会生活、政治生活和精神生活的过程。
Danimarka kültürü zengin bir entelektüel ve sanatsal mirasa sahiptir.丹麥有著豐富的文化和知識遺產。
Quaker tarikatinin ilkelerinden biri, kadın ve erkek arasında entelektüel eşitliktir.貴格會的其中一個重要信條就是女性和男性的智力是相等的。
Avrupa'nın entelektüel canlanması, 12. yüzyılda ortaçağ üniversitelerinin doğuşuyla başlamıştır.유럽 지성세계의 부활은 12세기에 중세 대학의 출현과 함께 시작되었다.