eninde sonunda ile cümle

eninde sonunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
İlerlememize engel olan şeyler eninde sonunda kaldırıldı.The obstacles to our progress have been removed at last.
Eninde sonunda Fransızcayı iyice öğrenecek.Sooner or later, he will master French.
Eninde sonunda pişman olacak.He will regret it sooner or later.
Eninde sonunda anlardım.I'd have figured it out eventually.
Biz eninde sonunda onu bulacağız.We'll find him sooner or later.
Ben onu eninde sonunda bulacağım.I'll find him sooner or later.
Onlar onu eninde sonunda bulacaklar.They'll find her sooner or later.
Eninde sonunda kim karar verecek?Who will ultimately decide?
Eninde sonunda olacak bu.That'll happen eventually.
Eninde sonunda, muhtemelen bunu yapmaktan bıkacağım.Sooner or later, I'll probably get tired of doing this.
Eninde sonunda oraya varacağız.We'll get there eventually.
Eninde sonunda öğreneceğim.I'm going to find out eventually.
Eninde sonunda oraya gideceğim.I'll get there eventually.
Tom eninde sonunda yakalanacak.Tom will eventually be arrested.
Onu eninde sonunda yapacağım.I'm going to do that eventually.
Eninde sonunda gerçeklerle yüzleşmemiz gerekecek.At some point, we have to face facts.
Evet, eninde sonunda sebebini öğrenebiliriz fakat bazen de öğrenilmez.Yes, we may eventually find out why, but sometimes they don't.
Album eninde sonunda bir Bammy Ödülü'ne "Olağanüstü Debut Albümü" kategorisinde aday gösterilmiştir.The album was eventually nominated for a Bammy Award in the category of "Outstanding Debut Album".
Fizik kanunları: Gerçek, eninde sonunda geçerlilik düzeninin içinde yer alacaktır.Physical laws are: True, at least within their regime of validity.
Eninde sonunda besin zincirindeki tüm enerji ısı olarak çevreye dağılır.Eventually, all the energy in a food chain is dispersed as heat.
Kendisine vereceği güçler eninde sonunda onun imparatorluk kalıtçıları tarafından kullanılacaktı.The powers which he gave himself were later assumed by his imperial successors.
Bu yaklaşım açıklayıcı olabilir, fakat eninde sonunda bir teoridir.As yet this is a theoretical equation, but it may be solved in the near future.
Eninde sonunda Jack, Ryan'ın ofisine ulaşır.Or at least until the next time Jack Roth gets in touch.
Ehl-i Sünnet ve bazı Şia gruplarına göre cehenneme giren müminler eninde sonunda oradan çıkacaktır.Muhammad's intercession will be granted and a lot of believers will come out of hell.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.If families prosper, the village prospers, and eventually so does the whole country.
Bu iki uç eninde sonunda birleşecek.This phagocyte will start to engulf-- it'll wrap around this pathogen.
Eninde sonunda bu ürünü alacak insanları gerçekten... ...dinleyeceğimizden emin olmak istiyoruz.We want to make sure that we actually listen to the people who eventually will buy this product.
Mantıklı işlemler yaparsanız, eninde sonunda doğru cevabı alacaksınız.As long as you do legitimate operations, you will eventually get the right answer.
Amerikan toplumunun enerji üzerine yaptığı konuşmalar eninde sonunda şu soruya çıkıyor.America's public energy conversation boils down to this question:
Ve görüyorsunuz ki, eninde sonunda, 10 da 10 yapabilmişler.And then you can see, eventually, they were able to get 10 in a row.
Eninde sonunda bunun neresini alacağız?Where eventually do we take this?
Demek eninde sonunda dünyada bir çeşit adalet var.So there is some sort of justice in the world after all.
Sadece eninde sonunda, birinin bir şey söyleyeceğini düşündüm.I just thought that someone else is surely going to say something...soon.
O şişe eninde sonunda yakılacaktır.You know? That bottle winds up getting burned.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.But I think eventually, we will design for everybody a custom treatment for cancer.
Mutlaka, evet eninde sonunda mutlaka.SB: Must, at must. Must, must.
Eninde sonunda bu işi kapıcağınızı düşünüyorum.I think you'll get the hang on this sooner than later.
Eninde sonunda gerçeği anlayacaktır.Sooner or later he's going to come to his senses.
Eninde sonunda Tokyo'ya gideceðini biliyorum.I knew he'd move to Tokyo sooner or later.
Çünkü bunu yaptığınızda eninde sonunda, kendinize daha fazla faydası olduğunu göreceksiniz.Because ultimately when you do that, you'll find that you'll benefit yourself much more.
Böylece düşündük ki bu eninde sonunda bizim dediğimiz gibiSo we think that this will eventually lead to what we call
Eninde sonunda o araçlar gereklidir ama ilk başlarda ayağınıza dolanırlar.Eventually, you need that tool set but at first it really gets in the way.
Eninde sonunda ölüyordu.He died eventually...
Enformasyon biliminde bir deyiş vardır: Eninde sonunda herkes herşeyi bilecek.There's a saying in the world of information science: ultimately everybody will know everything.
Ancak eninde sonunda, asıl soru, açık ya da değil, mülkiyet haklarının kazanıp kazanmayacağı değil.But ultimatelly, the question is much simpler than a debate whether open or proprietary will win.
Ama eninde sonunda bunun değecek bir amaç olmadığını düşünüyorum.But ultimately, I don't consider that a worthy goal.
Çünkü eninde sonunda bütün paralarını kaybedecekler.Because they're going to lose all their money eventually.
Ama, eninde sonunda yapacağım.But I will do it eventually.
Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir.God's is the imperative first and last.
Eninde sonunda, tüm maddeler, yüksek basınçta metalizasyona uğramaktadır.At ultimately high compression, however, all materials will metallize.[citation needed]
Vücut eninde sonunda bu greftleri reddetmeye başladığında uzaklaştırılmaları gerekecektir.They will eventually need to be removed as the body starts to reject it.
O zaman başarı eninde sonunda size gelecektir." [1]Then success will eventually come to you."[1]
Zaten eninde sonunda da ortaya çıkacağından dolayı reddetmiştir.‹Früher oder später kommt er auch ohne dich raus.
Freddy bir genci hayal dünyasında öldürürse, o genç eninde sonunda gerçek dünyada da ölür.Wenn Krueger ein Kind im Traum tötet, stirbt es auch in der Realität.
Freddy bir genci hayal dünyasında öldürürse, o genç eninde sonunda gerçek dünyada da ölür.Si Freddy arrive à tuer les adolescents dans leurs rêves, ils seront tués dans le monde réel.
Kendisine vereceği güçler eninde sonunda onun imparatorluk kalıtçıları tarafından kullanılacaktı.Les pouvoirs qu’il s’est attribués lui-même seront finalement utilisés par ses successeurs impériaux.
Bu yaklaşım açıklayıcı olabilir, fakat eninde sonunda bir teoridir.Cela peut sembler paradoxal, mais c’est finalement logique.
Eninde sonunda Jack, Ryan'ın ofisine ulaşır.Finalmente, Jack se enfrenta a Ryan en su oficina.
Fizik kanunları: Gerçek, eninde sonunda geçerlilik düzeninin içinde yer alacaktır.Las leyes físicas son: Verdaderas, al menos en su ámbito de validez.
Bu olgunun öngördüğü üzere başkaları hakkındaki algılarımız da eninde sonunda doğru çıkacaktır.Independientemente de las percepciones de los demás sobre mí, progresaré gradualmente.

İlgili Sayfalar