Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.Jeg tænkte: "Bort er jeg stødt fra dine Øjne, aldrig mer skal jeg skue dit hellige Tempel."
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.Jeg tenkte: Jeg er støtt bort fra dine øine. Men jeg skal atter skue op til ditt hellige tempel.
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.물이 나를 둘렀으되 영혼까지 하였사오며 깊음이 나를 에웠고 바다 풀이 내 머리를 쌌나이다
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.Las aguas me han envuelto hasta la garganta; me rodeó el abismo. Las algas se enredaron en mi cabeza
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.Vode so me zagrnile do duše, globočina me je objela, morska trava se mi je ovijala okrog glave.
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.Wasser umgaben mich bis an mein Leben, die Tiefe umringte mich; Schilf bedeckte mein Haupt.
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.Водите ме обкръжиха дори до душа, Бездната ме обгърна, Морският бурен се обви около главата ми.
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.אפפוני מים עד נפש תהום יסבבני סוף חבוש לראשי׃
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.قد اكتنفتني مياه الى النفس. احاط بي غمر. التفّ عشب البحر براسي.
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.諸 水 環 繞 我 、 幾 乎 淹 沒 我 . 深 淵 圍 住 我 、 海 草 纏 繞 我 的 頭
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.諸水環繞 我 、 幾乎 淹沒 我 . 深淵圍 住 我 、 海草 纏繞 我 的 頭
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.(76:17) Видели Тебя, Боже, воды, видели Тебя воды и убоялись, и вострепетали бездны.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.(77:17) Les eaux t`ont vu, ô Dieu! Les eaux t`ont vu, elles ont tremblé; Les abîmes se sont émus.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.As águas te viram, ó Deus, as águas te viram, e tremeram; os abismos também se abalaram.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Cînd Te-au văzut apele, Dumnezeule, cînd Te-au văzut apele, s'au cutremurat, şi adîncurile s'au mişcat.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Die Wasser sahen dich, Gott, die Wasser sahen dich und ängsteten sich, und die Tiefen tobten.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Du har forløst ditt folk med velde, Jakobs og Josefs barn. Sela.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.E' il tuo braccio che ha salvato il tuo popolo, i figli di Giacobbe e di Giuseppe
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Hỡi Ðức Chúa Trời, các nước đã thấy Chúa; Các nước đã thấy Chúa, bèn sợ; Những vực sâu cũng rúng động.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Hỡi_Ðức_Chúa_Trời , các nước đã thấy Chúa ; Các nước đã thấy Chúa , bèn sợ ; Những vực sâu cũng rúng_động .
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Käsivarrellasi sinä lunastit kansasi, Jaakobin ja Joosefin lapset. Sela.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.하나님이여 물들이 주를 보았나이다 물들이 주를 보고 두려워하며 깊음도 진동하였고
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Las aguas te vieron, oh Dios; las aguas te vieron y temblaron. Se estremecieron los abismos
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Med väldig arm förlossade du ditt folk, Jakobs och Josefs barn. Sela.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Megváltottad népedet karoddal a Jákób és a József fiait. Szela.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Melihat Engkau, ya Allah, air menjadi gentar, ya, dasar laut pun gemetar
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Odkupiłeś ramieniem twojem lud swój, syny Jakóbowe i Józefowe. Sela.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.U hebt Uw volk op een machtige manier bevrijd. Alle zonen van Jakob en Jozef en hun nageslacht.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Vandene så dig, Gud, Vandene så dig og vred sig i Angst, ja Dybet tog til at skælve;
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Videle so te vode, o Bog, videle so te vode in se tresle, da, potresla so se brezna.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Vykúpil si svoj ľud ramenom, synov Jakobových a Jozefových. Sélah.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Vysvobodil jsi ramenem lid svůj, syny Jákobovy a Jozefovy. Sélah.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Τα υδατα σε ειδον, Θεε, τα υδατα σε ειδον και εφοβηθησαν εταραχθησαν και αι αβυσσοι.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.Видяха Те водите, Боже, видяха Те водите и се уплашиха; Разтрепериха се и бездните.
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.ראוך מים אלהים ראוך מים יחילו אף ירגזו תהמות׃
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.ابصرتك المياه يا الله ابصرتك المياه ففزعت ارتعدت ايضا اللجج
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.神 阿 、 諸 水 見 你 、 一 見 就 都 驚 惶 . 深 淵 也 都 戰 抖
Sular seni görünce, ey Tanrı, Sular seni görünce çalkalandı, Enginler titredi.神阿 、 諸水見 你 、 一 見 就 都 驚惶.深淵 也 都 戰抖
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Až i vody jako v kámen se proměňují, a svrchek propasti zamrzá.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?ca apele să se îngroaşe ca o piatră, şi faţa adîncului să se întărească?
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Come pietra le acque induriscono e la faccia dell'abisso si raggela
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Como pedra as águas se endurecem, e a superfície do abismo se congela.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?daß das Wasser verborgen wird wie unter Steinen und die Tiefe oben gefriert?
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?iként] rejtõznek el a vizek mintegy kõ [alá,] és [mint] zárul be a mély vizek színe?
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Jakoż się kamieniem wody nakrywają, gdy wierzch przepaści zamarza.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?물이 돌 같이 굳어지고 해면이 어느니라
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Las aguas se congelan como piedra, y se endurece la superficie del océano
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Nước đông lại như đá , rồi ẩn bí , Và mặt vực sâu trở_thành cứng .
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Nước đông lại như đá, rồi ẩn bí, Và mặt vực sâu trở thành cứng.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Pour que les eaux se cachent comme une pierre, Et que la surface de l`abîme soit enchaînée?
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Se, vattnet tätnar och bliver likt sten, så ytan sluter sig samman över djupet.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Siapa mengubah air menjadi batu, dan membuat permukaan laut menjadi kaku
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Vandet størkner som Sten, Dybets Flade trækker sig sammen.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Vannet blir hårdt som sten, og havets overflate stivner.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Vesi tiivistyy kuin kiveksi, ja syvyyden pinta sulkeutuu kiinni.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Vode se zgoščujejo, da so kakor kamen, in gladina globočine se stakne vkup.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Vody sa skrývajú ako pod kameň, a tvár priepasti zamrznúc drží sa spolu.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Want het water verandert dan in ijs en wordt zo hard als rotssteen.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Τα υδατα σκληρυνονται ως λιθος, και το προσωπον της αβυσσου πηγνυεται.
Sular taş gibi katılaşıp Enginin yüzü donunca?Воды, как камень, крепнут, и поверхность бездны замерзает.