İşitme engelli insanlar genelde işitme cihazları kullanır.Las personas con discapacidad auditiva también utilizan con frecuencia audífonos.
İşitme engelli insanlar genelde işitme cihazları kullanır.Les malentendants utilisent aussi souvent des appareils auditifs
İşitme engelli insanlar genelde işitme cihazları kullanır.Personer med en hörselskada använder ofta även hörapparater.
İşitme engelli insanlar genelde işitme cihazları kullanır.Люди с нарушением слуха также часто используют слуховые аппараты.
İşitme engelli insanlar genelde işitme cihazları kullanır.غالباً ما يستخدم ذوو الإعاقة السمعية أيضاً أجهزة السمع.
İşitme engellilere eğitimFince _ İsveççe _ İngilizceFormación para inmigrantes con discapacidad auditivafinés _ sueco _ inglés
İşitme engellilere eğitimFince _ İsveççe _ İngilizceFormation pour les immigrés sourdsfinnois _ suédois _ anglais
İşitme engellilere eğitimFince _ İsveççe _ İngilizceKoulutusta kuuroille maahanmuuttajillesuomi _ ruotsi _ englanti
İşitme engellilere eğitimFince _ İsveççe _ İngilizceUtbildning för döva invandrarefinska _ svenska _ engelska
İşitme engellilere eğitimFince _ İsveççe _ İngilizceПреподавание для глухих иммигрантовфинский _ шведский _ английский
İşitme engellilere eğitimFince _ İsveççe _ İngilizceتعليم للصم المهاجرينالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
İşitme engellilere eğitimFince _ İsveççe _ İngilizce听力残疾人士的教育芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
İşitme engellilerHandicapés de l’ouïe
İşitme engellilerHörselskadade
İşitme Engellileri Derneği hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceInformación sobre la Asociación de Personas con Sorderafinés _ sueco _ inglés
İşitme Engellileri Derneği hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceInformation om Finlands Dövas Förbundfinska _ svenska _ engelska
İşitme Engellileri Derneği hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceInformations sur l'Association des malentendantsfinnois _ suédois _ anglais
İşitme Engellileri Derneği hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceTietoa Kuurojen Liitostasuomi _ ruotsi _ englanti
İşitme Engellileri Derneği hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceИнформация об Ассоциации инвалидов по слухуфинский _ шведский _ английский
İşitme Engellileri Derneği hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceمعلومات عن اتحاد الصمالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
İşitme Engellileri Derneği hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizce芬兰聋人协会介绍芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
İşitme engellilerKuulovammaiset
İşitme engellilerPersonas con discapacidad auditiva
İşitme engellilerИнвалиды по состоянию органов слуха
İşitme engellilerذوو الإعاقة السمعية
İşitme engelliler听力障碍人士
İşitme zorluğu sağır ve işitme engelli kişileri ifade eder..Kuulovammaiset ihmiset ovat kuuroja tai huonokuuloisia.
İşitme zorluğu sağır ve işitme engelli kişileri ifade eder..Las personas con discapacidad auditiva son los sordos o las personas que oyen mal.
İşitme zorluğu sağır ve işitme engelli kişileri ifade eder..Les handicapés de l’ouïe sont sourds ou malentendants.
İşitme zorluğu sağır ve işitme engelli kişileri ifade eder..Personer med en hörselskada är döva eller har nedsatt hörsel.
İşitme zorluğu sağır ve işitme engelli kişileri ifade eder..К инвалидам по состоянию органов слуха относятся глухие и слабослышащие люди.
İşitme zorluğu sağır ve işitme engelli kişileri ifade eder..الأشخاص ذوو الإعاقة السمعية هم صم أو ضعيفو السمع.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Am să vă împărtășesc o revelație. Bunicul vostru a fost handicapat.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Dit is mijn openbaring voor jullie: jullie grootvader was gehandicapt.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Et je vais vous faire une révélation : votre grand-père était handicapé.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.제가 한가지 맞춰보죠 : 여러분의 할아버지께서는 장애가 있으셨습니다.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Les voy a revelar algo: su abuelo era una persona discapacitada.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Vi rivelerò una cosa: vostro nonno era disabile.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Cerco di eliminarla. Ma l'elettricità è ovunque.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Chcel som ju odtrhnúť. A statika do všetkého zasahovala.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Et j'essaye de la supprimer. Et la statique interfère avec le tout.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Ik probeerde het te verwijderen. En de statische lading verstoorde alles.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.그래서 저는 이걸 제거하려 하는데, 정전기가 계속 방해를 하고
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Próbuję to usunąć, ale elektryczność oddziałuje na wszystko.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Si eu incerc sa-l înlătur. Si electricitatea statica interferează cu tot.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Tento eliminá-la e a estática a interferir com tudo.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Und ich versuche es zu entfernen. Und die Statik stört bei allem.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Và tôi cố gắng tháo nó ra. Nhưng nó cản trở tất cả mọi thứ.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.А я пытаюсь это убрать. А статическое электричество мне мешает.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.Опитвам се да го отстраня. А статичното електричество се намесва във всичко.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.ואני מנסה להוציא אותו, והחשמל הסטטי מפריע כל הזמן.
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.وأنا أحاول إزالتها ولكنها أخذت تتدخل في كل شيء
Jelatini çıkarmaya çalışıyorum ama statik elektrik her şeyi engelliyor.額から汗がしたたり落ちたよ
Kendisi çok iyi bir golf oyuncusu olmakla beraber, bir engelli.Anh ta là một tay golf rất cừ, nhưng có một khuyết tật.
Kendisi çok iyi bir golf oyuncusu olmakla beraber, bir engelli.C'était un très bon golfeur mais il avait une infirmité.
Kendisi çok iyi bir golf oyuncusu olmakla beraber, bir engelli.Dia pemain golf yang sangat hebat, tapi dia memiliki cacat.
Kendisi çok iyi bir golf oyuncusu olmakla beraber, bir engelli.Een uitstekend golfer, maar hij had een fysieke beperking.
Kendisi çok iyi bir golf oyuncusu olmakla beraber, bir engelli.Er war ein sehr guter Golfspieler, aber er hatte eine Behinderung gehabt,
Kendisi çok iyi bir golf oyuncusu olmakla beraber, bir engelli.Han var en meget god golfspiller, men han havde et handikap.
Kendisi çok iyi bir golf oyuncusu olmakla beraber, bir engelli.그는 매우 실력있는 골프선수였지만 장애가 있었습니다.