KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Impedisce di mostrare la finestra principale di KMix, se KMix è già in esecuzione.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Inhibează apariția ferestrei principale KMix, dacă acesta rulează deja.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Inhibe le démasquage de la fenêtre principale de KMix, si KMix est déjà en cours de fonctionnement.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Inhibits the unhiding of the KMix main window, if KMix is already running.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Inibe o aparecimento da janela principal do KMix, se este já estiver a correr.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.KMix가 이미 실행 중이면 KMaix 주 창의 숨김을 해제합니다.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.KMix が既に実行中であれば、KMix のメインウィンドウの再表示を阻止する
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Letiltja a KMix főablak felfedését, ha a KMix fut.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Onderdrukt het niet-verbergen van het hoofdvenster van KMix, als KMix al draait
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Prepreči prikazovanje glavnega okna KMix, če KMix že teče.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Si KMix ya está en ejecución, impide que se muestre su ventana principal.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Verhindert das Anzeigen des Hauptfensters von KMix, wenn KMix bereits läuft.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Zabráni zobrazeniu hlavného okna KMix, ak už KMix beží.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Zabrraňuje opětovnému zobrazení okna KMix, pokud už KMixběží. běží
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Αποτρέπει την εμφάνιση του κύριου παραθύρου του KMix, αν αυτό εκτελείται ήδη.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Блокує не- приховування головного вікна KMix, якщо KMix вже запущено.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.Не разворачивать окно KMix, если KMix уже запущен.
KMix çalışıyorsa KMix ana penceresinin gösterilmesini engeller.يمنع إظهار نافذة ك. مكس الرئيسية ، إذا كان ك. مكس يعمل بالفعل.
Konstantin'den sonra gelenler benzersiz güçte savunma engelleri inşa etti.콘스탄티누스 이후 왕들은 역사상 최고의 방어 요새를 건설했습니다.
Konstantin'den sonra gelenler benzersiz güçte savunma engelleri inşa etti.les successeurs de Constantin ont construit les meilleures fortifications défensives jamais réalisées.
Konstantin'den sonra gelenler benzersiz güçte savunma engelleri inşa etti.los sucesores de Constantino construyeron las mejores fortificaciones de la historia.
Konstantin'den sonra gelenler benzersiz güçte savunma engelleri inşa etti.קונסטנטין בנה את הביצורים הטובים ביותר שנבנו אי פעם.
Konstantin'den sonra gelenler benzersiz güçte savunma engelleri inşa etti.بنى الحكام بعد قسطنطين أفضل الدفاعات والتحصينات التي يمكن بنائها.
Makyaj bazı göz farımızın daha kalıcı olmasını sağlar. Ve göz kapağımız üzerindeki yağlanmayı engeller.La base aide les fards à paupières à prolonger sa tenue et à prévenir la formation de plis par des huiles.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Isla Mauricio fue el primer país en deshacerse de las barreras comerciales, y pudieron vender su azúcar.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.무역 장벽을 철회한 첫번째 나라입니다. 모리셔스는 자국의 설탕을 팔 수 있습니다.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.La Mauritanie a été le premier pays à s'affranchir des barrières commerciales et à pouvoir vendre son sucre.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Le Mauritius sono state le prime a sfruttare il commercio, ma potevano vendere lo zucchero.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Maurícius bol prvou krajinou, ktorá sa zbavila obchodných bariér a mohla predávať svoj cukor.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Mauricius byl první zemí, která se zbavila obchodních bariér a mohla prodávat svůj cukr.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Mauritius adalah negara pertama yang meniadakan batasan perdagangan, dan mereka dapat menjual gula mereka.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Mauritius a fost prima ţară care a scăpat de barierele comerciale, şi pot să-şi vândă zahărul lor.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Mauritius ist dort oben. Mauritius konnte als erstes die Handelsschranken ablegen und Zucker verkaufen.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Mauritius là nước đầu tiên thoát khỏi hàng rào thuế quan và họ có thể bán đường.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Mauritius tuolla ylhäällä. Mauritius oli ensimmäinen maa joka poisti kauppaesteet, ja he voivat myydä sokeria.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Mauritius var det första landet som slopade handelsbarriärer, och därmed kunde de sälja sitt socker.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Mauritius var det første land der slap for handelshindringer, og de kunne sælge deres sukker.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Mauritius volt az első ország, ami lebontotta a kereskedelmi korlátokat, és el tudta adni a cukrát.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Ο Μαυρίκιος ήταν η πρώτη χώρα που απέφυγε τους εμπορικούς φραγμούς, και μπορούσαν να πουλούν τη ζάχαρή τους.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Маврикій став першою країною, що зняла торгові бар'єри і змогла продавати цукор.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.Мавриций е първата страна свалила ограниченията за търговия. Там можели да продават захарта си.
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.שנפטרה ממחסומי סחר, והם יכולים היו למכור את הסוכר שלהם
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.التي أفلتت من الحواجز التجارية، وتمكنت من بيع السكر الذي تنتجه
Mauritius dış ticaret engellerini aşan ilk ülkeydi ve kendi şekerlerini satmaya başladılar.砂糖や繊維製品を 欧米と対等な条件で売ることができます
Ne olursa olsun beni engeller misin, Hohenheim?!Consegues bloquear-me, aconteça o que acontecer, Hohenheim?!
Ne olursa olsun beni engeller misin, Hohenheim?!Estäisitkö minua hinnalla millä hyvänsä, Hohenheim?
Ne olursa olsun beni engeller misin, Hohenheim?!No vas a dejarme hacer nada, ¿verdad, Hohenheim?
Ne olursa olsun beni engeller misin, Hohenheim?!Tänker du hindra mig vad jag än gör, Hohenheim?
Ne olursa olsun beni engeller misin, Hohenheim?!Vil du stoppe mig, uanset hvad jeg gør, Hohenheim?
Ne olursa olsun beni engeller misin, Hohenheim?!Volevi fermarmi a qualunque costo, vero, Hohenheim?
Ne olursa olsun beni engeller misin, Hohenheim?!Zablokowałbyś mnie bez względu na wszystko, Hohenheim?
Ne olursa olsun beni engeller misin, Hohenheim?!Θα με εμπόδιζες με κάθε κόστος, Χοχενχάιμ;
Ne olursa olsun beni engeller misin, Hohenheim?!Ты помешаешь мне во что бы то ни стало, Гогенгейм?
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.실제로 이 취약점을 실험했습니다. 꼬리가 있죠. 뛰면서 장애물 코스를 통과하는 학생의 동작이
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.Zwiększyli moment bezwładności studenta, dając mu ogon i każąc biec slalomem.
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.הם הגדילו את מומנט ההתמדה של סטונדטים, שמו להם זנב, הריצו אותם דרך מסלול מכשולים,
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.عن طريق زيادة لحظة القصور الذاتي لطالب، ليصبح له ذيل وجعله يجري في بين العقبات
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.障害コースを走らせると タイムが悪化すると判明しました
O kadar akıllıyız ki biyolojik gözüken tüm bu engellerin üstesinden gelebiliriz.Chúng ta đủ thông minh để có thể vượt qua tất cả những trở ngại về mặt sinh học.
O kadar akıllıyız ki biyolojik gözüken tüm bu engellerin üstesinden gelebiliriz.Jesteśmy na tyle sprytni, by obejść wszystkie pozorne biologiczne przeszkody.