Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerNghe có vẻ tốt cho môi trường; ngừng sự bùng nổ dân số cáo. "
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerSecara ekologi itu masuk akal, menghentikan ledakan populasi serigala."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerΕϊναι οικολογικά λογικό, σταματάει την πληθυσμιακή έκρηξη των αλεπούδων."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerЕкологично стабилно е; спира популационната експлозия от лисици."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerЭто правильно с точки зрения экологии - охота приостанавливает рост популяции лис
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerיש לזה בסיס אקולוגי, זה מונע את פיצוץ האוכלוסין בקרב השועלים."
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engeller"إنّه فعلٌ لا يضرّ البيئة، ويحدّ من تكاثر الثعالب بأعداد كبيرة"
Çevresel olarak kusursuzdur; tilki sayısının artmasını engellerしかし 最終的には政府によって潰されました
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Aveau dizabilități intelectuale profunde.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Avevano serie disabilità di apprendimento.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Eles tinham deficiências intelectuais profundas.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Họ gánh chịu những khiếm khuyết về trí tuệ rất sâu sắc
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Ils avaient de grandes difficultés intellectuelles.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.그들은 극심한 지적 장애를 가졌고
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Mieli głębokie zaburzenia intelektualne.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Sie hatten schwerwiegende geistige Behinderungen.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Súlyos értelmi korlátaik voltak.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Tenían profundas discapacidades intelectuales.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Trpeli vážnymi intelektuálnymi poruchami.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Ze hadden diepe verstandelijke beperkingen.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Είχαν βαθιές πνευματικές δυσλειτουργίες.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.Те имаха умствени заболявания.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.У них были глубокие умственные нарушения.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.הם סבלו מפיגור שכלי עמוק.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.كانوا يعانون من إعاقات ذهنية عميقة.
Ciddi zihinsel engelleri vardı.口も利けない でも最悪なのは-
Çin ve Hindistandaki eşitsizliği en büyük engeller olarak görüyorum.A las inequidades en China e India
Çin ve Hindistandaki eşitsizliği en büyük engeller olarak görüyorum.중국과 인도 내부의 빈부의 차이가 제가 보기에는 큰 거침돌입니다.
Çin ve Hindistandaki eşitsizliği en büyük engeller olarak görüyorum.Les inégalités en Chine et en Inde.
Çin ve Hindistandaki eşitsizliği en büyük engeller olarak görüyorum.Tôi cho rằng những sự bất bình đẳng, bất đồng ở Trung Quốc và Ấn Độ
Çin ve Hindistandaki eşitsizliği en büyük engeller olarak görüyorum.השיוויון בסין ובהודו אני באמת חושב המכשול הגדול
Çin ve Hindistandaki eşitsizliği en büyük engeller olarak görüyorum.عدم المساواة في الصين و الهند انا إعتبرها عقبة كبيرة
Çin ve Hindistandaki eşitsizliği en büyük engeller olarak görüyorum.実に大きな障害だと思います。 全国民を成長と繁栄に導くために
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.왜냐하면 어떤 일을 하는데 있어서의 장애물은 대체로 성공의 대가 중 하나이기 때문이죠.
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.Obstacolul din cale e doar unul din prețurile succesului.
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.Parce que l'obstacle à toute chose n'est en général qu'une partie du prix de la réussite.
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.Perché l'ostacolo in tutto è di solito soltanto uno dei prezzi del successo.
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.Ponieważ przeszkoda w drodze do celu jest zwykle tylko jedną z wielu cen sukcesu.
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.Porque generalmente cualquier obstáculo en el camino es solo uno de los precios del éxito.
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.Επειδή το εμπόδιο για το οτιδήποτε είναι συνήθως μόνο ένα από τα τιμήματα της επιτυχίας.
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.Тъй като пречката пред каквото и да е обикновено е само една от цените на успеха.
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.בגלל שהמכשול בדרך של כל דבר הוא בדרך כלל רק אחד מהמחירים של ההצלחה.
Çünkü bir amaç yolundaki engeller genellikle başarının maliyetidir.لأن العقبات في طريق أي شيء هي عادة واحدة من مستحقات النجاح.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.A hímek nagyon komolyan veszik a hierarchiát, mert ezzel elkerülik a testi küzdelmet.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Câinii masculi ţin foarte mult la ierarhie, deoarece asta împiedică luptele fizice.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.수캐는 서열 문제에 아주 민감한데, 물리적인 충돌을 막아주기 때문이지요.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Les mâles sont très sérieux à propos de la hiérarchie, car ça évite les affrontements physiques.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Mannelijke honden zijn erg serieus over hiërarchie, omdat het gevechten voorkomt.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Os cães macho levam muito a sério a hierarquia, porque evita as lutas físicas.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Psy-samce poważnie traktują hierarchię, bo zapobiega ona walkom.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Rüden ist die Hierarchie sehr wichtig, denn sie beugt physischen Kämpfen vor.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Τα αρσενικά σκυλιά θεωρούν ότι η ιεραρχία είναι ένα πολύ σοβαρό θέμα, γιατί αποτρέπει τους καβγάδες.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Кобыли очень серьезны по отношению к йерархии, так-как она предотвращяет драки.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.כלבים זכרים מאוד רציניים לגבי היררכיה, משום שהיא מונעת מאבקים פיזיים.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.ذكور الكلاب جادة جداً فيما يتعلق بالتسلسل الهرمي، لأنه يمنع العراك الجسدي.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.階級性を非常に大事にします。 勿論、一方で、雌犬の階級制度は
Çünkü insan aklı, çok parçalı, karmaşık bir sistemdir ve bu parçaların bazıları diğerlerini engeller.왜냐하면 인간 정신은 여러가지 부분으로 이루어진 복잡한 시스템이고, 어떤 부분들이 다른 부분들을 억제할 수 있기 때문입니다.
Çünkü insan aklı, çok parçalı, karmaşık bir sistemdir ve bu parçaların bazıları diğerlerini engeller.Тъй като човешкият ум е сложна система с много части и някои от тях могат да забраняват други.
Çünkü insan aklı, çok parçalı, karmaşık bir sistemdir ve bu parçaların bazıları diğerlerini engeller.זה משום שהמוח האנושי הוא מערכת מורכבת עם הרבה חלקים, וחלק מהם יכול לדכא חלקים אחרים.
Çünkü insan aklı, çok parçalı, karmaşık bir sistemdir ve bu parçaların bazıları diğerlerini engeller.ذلك بسبب أن العقل البشرى هو نظام مُعقد مكون من أجزاء كثيرة , وبعض هذه الأجزاء يستطيع أن يكبح الأجزاء الأخرى.