Charles'ın tahta geri dönme girişimleri Horthy tarafından engellendi .Attempts by Charles IV to return to the throne were prevented by Horthy.
Bir garnizon kenti olan Küstrin'i işgal etme girişimi, Reichswehr birimleri tarafından engellendi.The attempt to occupy Küstrin, a garrison city, was prevented by units of the Reichswehr.
Planlanan darbe, 1832'de polisler tarafından engellendi.[1]The planned coup was prevented by the police in 1832.[2]
Madame Turlupin (1872) bir succès d'estime idi, ancak eski moda bir libretto tarafından engellendi.Madame Turlupin (1872) was a succès d'estime, but it was hampered by an old-fashioned libretto.
Paramount, DuMont Television Network'teki azınlık hissesi nedeniyle engellendi.Paramount was hampered by its minority stake in the DuMont Television Network.
Darbe Suriye istihbaratı tarafından engellendi ve Şişaklı gıyaben ölüme mahkum edildi.The coup was foiled by Syrian intelligence and Shishakli was sentenced to death in absentia.
Darbe Suriye istihbaratı tarafından engellendi ve Çiçekli gıyaben ölüme mahkum edildi.The coup was foiled by Syrian intelligence and Shishakli was sentenced to death in absentia.
Ulusal gururları, "Avrupa'nın ahlaki çöplüğü" olarak kötü bir ün tarafından engellendi.Their national pride was hampered by a poor reputation as "the moral cesspool of Europe".
Darbe, Suriye istihbaratı tarafından engellendi ve Çiçekli gıyaben ölüme mahkum edildi.The coup was foiled by Syrian intelligence and Shishakli was sentenced to death in absentia.
Takip edebileceği üç olası vadiden ikisi abatis ile engellendi.Of the three possible valleys he could follow, two were blocked by abatis.
Meysami'nin bağımsız bir avukata erişimi engellendi.Meysami was denied access to an independent lawyer.
Porto Acre'ye vardığında, hareketine devam etmesi Brezilyalı lastik tappers tarafından engellendi.Arriving in Porto Acre, it was prevented from continuing its movement by Brazilian rubber tappers.
"Sansür: Gabile.Com Sitemize erişim engellendi!".In: fem.com Lack mich!
Malazyada filmin yayini engellendi.Der Film wurde in Malaysia verboten.
Maçtan sonra istifa etmeyi düşünse de yönetim tarafından bu engellendi.Nach dem Match wurde bekannt, dass er vom Management wieder eingestellt wurde.
Bir görüntü engellendiğinde, Aile Güvenliği onu bulanıklaştırır.Wird sie vergewaltigt, ist die Familienehre beschmutzt.
Şanina'nın özel hayatı savaşla engellendi.La vie personnelle de Chanina a été contrecarrée par la guerre.
Onun döneminde Afganistan'da kadınların çalışması yasaklandı, kız çocuklarının eğitim görmesi engellendi.Durant son enfance, l'éducation des femmes était interdite et elle ne put étudier.
Hükumet darbesi, düzenli ordu ve polis kuvvetleri tarafından engellendi.El golpe de Estado fue aplastada por el ejército regular y las fuerzas policiales.
Aynı zamanda hem FIS ile iktidar ve muhalefet güçleri tarafından hem de görüşmeleri engellendi.Al final, el Fantasma y él lucharon entre sí con sus rayos y superpoderes, pero se reconciliaron.
8 Mayıs günü, Metacafe'ye Türkiye'den erişim engellendi.L'8 maggio ha lasciato Metalac.
Hükümetin düzen sağlamaya çalışması da Lübnan Ordusu'nun yapısı gereği engellendi.Il governo brasiliano, da parte sua, poco fece per organizzare il contingente dei soldati.
Şanina'nın özel hayatı savaşla engellendi.Личная жизнь Розы Шаниной была сорвана войной.
Senato Caligula'nın hatırasını mahkûm etmek istedi ancak bu Claudius tarafından engellendi.После смерти Калигулы сенат предложил стереть память о нём, но этому воспротивился принцепс Клавдий.
Žižek mesleğinin başlangıcında 1970'lerin Yugoslavya'sının politik ortamında engellendi.أعيقت مهنته باكراً بسبب البيئة السياسية في السبعينيات.
Yaptırımları delmeye yönelik her hareket ABD ile İngiltere tarafından engellendi.لم تحل الحرب أيًا من القضايا التي كانت الولايات المتحدة قد اشتبكت بشأنها مع بريطانيا.
Bununla birlikte, Halys Nehri'nden geçmesi engellendi ve kutsal bir yere sığınmaya çalıştı.No entanto, foi impedido de atravessar o rio Hális, e buscou refúgio num local sagrado.
Gerçekten, Smythe, Anna'nın amaçlarının "hayatındaki erkekler tarafından engellendiğini" ileri sürmüştür.De fato, Smythe afirma que os objetivos de Ana teriam sido "atrapalhados pelos homens em sua vida".
Senato Caligula'nın hatırasını mahkûm etmek istedi ancak bu Claudius tarafından engellendi.Por exemplo, o senado queria condenar a memória de Calígula, mas Cláudio impediu isto.
Daha sonra Faşizm karşıtı görüşleri nedeniyle siyaset yapması engellendi.Mais tarde a sua atividade política foi impedida por causa da sua oposição ao fascismo.
Bizanslıların Macarlara yanaşma teşebbüsleri de Bulgar diplomasisi tarafından başarılı bir şekilde engellendi.As tentativas bizantinas de aproximar-se dos magiares também foi contidas com sucesso pelos búlgaros.
Balkanlar'daki operasyonların tamamen savunmacı bir mesele olduğu için çabaları engellendi.Seus esforços foram atrapalhados pelo fato de a campanha nos Bálcãs ser de natureza puramente defensiva.
"Sansür: Gabile.Com Sitemize erişim engellendi!".People.com «Lucy em Just Shoot Me!».
Ancak bu düzensizlikten fırsat elde etme çabası, Fokas'ın onu hapishaneye atması ile engellendi.Być może to właśnie wywołało gniew kalifa, który wtrącił go do więzienia.
Birçok turistik bölge altüst edildi ve Gize 'deki Piramit 'lere ulaşım engellendi.Wojska zamknęły dostęp do piramid w Gizie.
Yeni reformların yapılması özellikle Macaristan ve Avusturya Hollandası'nın direnişiyle engellendi.Zagrożeni odcięciem Austriacy i Holendrzy zostali w tym miejscu zmuszeni do odwrotu.
Hükümetin düzen sağlamaya çalışması da Lübnan Ordusu'nun yapısı gereği engellendi.Regeringens förmåga att upprätthålla ordning försvagades också av den libanesiska arméns natur.
Daha sonra Faşizm karşıtı görüşleri nedeniyle siyaset yapması engellendi.Under en period satt han fängslad på grund av sina antifascistiska åsikter.
Şanina'nın özel hayatı savaşla engellendi.Особисте життя Рози Шаніної була зірвана війною.
Şüphelerinde haklı çıkmıştı; Maximinus'a karşı iki plan engellendi.Деякі з його підозр підтвердилися; було викрито дві змови проти Максиміна.
Žižek mesleğinin başlangıcında 1970'lerin Yugoslavya'sının politik ortamında engellendi.На ранній кар'єрі Жижека негативно позначилась політична ситуація в Югославії 1970-их років.
Senato Caligula'nın hatırasını mahkûm etmek istedi ancak bu Claudius tarafından engellendi.Після смерті Калігули сенат запропонував стерти пам'ять про нього, але цьому чинив опір принцепс Клавдій.
O suç sırasında suçüstü yakalandık ve engellendik.Під час арешту чинив спротив і був поранений.
Mina bu birlikteliği gizlemeyi reddedince İtalyan televizyon ve radyolarından engellendi.Mina odmítla jejich vztah skrývat a RAI ji zakázala vystupování na všech kanálech italské televize i v rádiu.
Ayrıca, Pişkinsüt'ün konuşması engellendi.Hádka o jablko sváru neustávala.
Malazyada filmin yayini engellendi.Elokuvan esittäminen kiellettiin Malesiassa.
Bizanslıların Macarlara yanaşma teşebbüsleri de Bulgar diplomasisi tarafından başarılı bir şekilde engellendi.Οι νέες κομμουνιστικές αρχές εξαφανίστηκαν με επιτυχία τα εναπομείναντα Βουλγαροφιλικά αισθήματα.
Ayrıca, Pişkinsüt'ün konuşması engellendi.Ακόμη το πρόβλημα των Κούλακς παρέμενε.
Şüphelerinde haklı çıkmıştı; Maximinus'a karşı iki plan engellendi.Hans mistanker kan ha hatt sine gode grunner; to konspirasjoner mot Maximinus ble avverget.
Senato Caligula'nın hatırasını mahkûm etmek istedi ancak bu Claudius tarafından engellendi.Eksempelvis ønsket det romerske senatet å fordømme minnet av Caligula, men Claudius forhindret dette.
Şüphelerinde haklı çıkmıştı; Maximinus'a karşı iki plan engellendi.Kecurigaannya mungkin dapat dibenarkan. dua rencana menjatuhkan Maximinus digagalkan.
Balkanlar'daki operasyonların tamamen savunmacı bir mesele olduğu için çabaları engellendi.Usahanya terhambat oleh fakta bahwa operasi di Balkan adalah masalah yang benar-benar defensif.
Gerçekten, Smythe, Anna'nın amaçlarının "hayatındaki erkekler tarafından engellendiğini" ileri sürmüştür.Thật vậy, Smythe khẳng định rằng các mục tiêu của Anna đã "bị người đàn ông của đời mình cản trở."
Şüphelerinde haklı çıkmıştı; Maximinus'a karşı iki plan engellendi.Sự ngờ vực của ông bắt nguồn từ hai cuộc mưu phản chống lại Maximinus đã thất bại thảm hại.
Şüphelerinde haklı çıkmıştı; Maximinus'a karşı iki plan engellendi.それでもゴールした時点では、2着のリライアンスに6馬身もの差をつけていた。
Ölümünden sonra Valinor’a dönmesi engellendi.この後、ヴィーラントの死後もバイロイトに戻ることはなかった。
Ne var ki, oranın yöneticisi Sultan Bello tarafından engellendi.这一改革的倡导者是临时参议长Blas Ople。
Malazyada filmin yayini engellendi.말콤의 독설이 영화에서는 줄어들었다.
Senato Caligula'nın hatırasını mahkûm etmek istedi ancak bu Claudius tarafından engellendi.לדוגמה, הסנאט הרומי ביקש למחות את זכרו של קליגולה, אולם קלאודיוס מנע זאת.
Hemen ardından ise bu servislere erişim engellendi.Poslije je bezuspješno pokušavao preosvojiti ta područja.