Ana içeriğe geç
Sözlük

engelle ile cümle

engelle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İyi kahramanlarda bunu engellemelidir.Slobodným dievčatám v tom nebránili.
Sadece bir kısmı giriş yolunu engellemiştir.Musela však byť čiastočne prestavaná, aby vchod nezasahoval do cesty.
Ne var ki bu ağır hastalık, onun sanat çalışmalarını engelleyemedi.Ale zákerná choroba mu znemožnila uskutočniť jeho plány.
Hat 630 km uzunluğunda ve 18,000 sığınak, tünel ve tank engellerinden oluşmaktaydı.Obsahovala asi 18 000 bunkrov, tunelov a tankových prekážok.
Bu yazılımlar kullanılarak bu saldırıları engellemek mümkün olabilir.Toto riziko možno eliminovať nasadením robotov.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Bolo jasné, že sú nevyhnutné zásadné zmeny, ak majú byť chyby odstránené.
Rakibin büyü yapmasını kısa süreliğine engeller.Niektorí zdôrazňujú, že Čarnogurský v tejto funkcii pôsobil len krátko.
Büyük IRC ağlarında DDOS ataklarını engellemek için, /links komutu kullanımdan kaldırılmıştır.Aby bolo možné presmerovanie prevádzky na kontrolované uzly, použili DDOS útok.
Gen ifadesini engelleyici transkripsiyon faktörlerine "represör", kolaylaştırıcı olanlara "aktivatör" denir.K ovplyvňovaniu svedkov im slúži tzv. neutralyzer, zariadenie na „vymazávanie“ spomienok.
Bu sırada polisin saldırganları engellememesi dikkat çekti.V tú chvíľu polícia útočníka neutralizovala.
Kimyasal engeller de enfeksiyona karşı koruma yaparlar.Tudi kemične ovire ščitijo pred okužbami.
Ama Spartakistler Birliği bu karşı devrimi engelleyebilecek kadar ne güçlüydüler ne de örgütlüydüler.Toda Spartakovci so bili premalo odločni, da bi lahko izpeljali revolucijo.
Büyük gemiler geçiş yolundaki engeller nedeniyle Sri Lanka'nın etrafından dolaşmak zorunda kalmaktadır.Velike ladje morajo potovati okoli Šrilanke.
Bunun sebebi kopya çekmeyi engellemektir.Posledica tega je preprečitev prepisovanja .
Gök ada merkezinin yoğun ışıması da karmaşık yaşamın gelişmesini engelleyebilirdi.Radiacija galaktičnega centra lahko prav tako moti razvoj kompleksnega življenja.
Bu yüzden engellemeyi kullanırken lütfen dikkatli olalım.(I) Pri uporabi moramo torej biti previdni.
İsrail ordusu Hizbullah'ın kuzey İsrail'i bombalamasını engelleyemediğinden kamu soruştuması başlatıldı.Kljub temu Hezbolah še ni prenehal z napadi na sever Izraela.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Izdali so posodobitev, ki popravi to napako.
Böylece YouTube'a erişim tam anlamıyla engellenmiş oldu.To kaže, da YouTube še vedno prevladuje.
Senato Caligula'nın hatırasını mahkûm etmek istedi ancak bu Claudius tarafından engellendi.Senat je na primer na damnatio memoriae poskušal obsoditi cesarja Kaligula, vendar mu je to preprečil Klavdij.
Bu sayede kredi sisteminin suistimal edilmesi engellenir.Zaradi tega bi se čistilni sistem porušil.
Böylece Bavyera'lı Wittelsbach hanedanını da engellemiş oluyordu.Jožefom je izumrla bavarska veja Wittelsbachov.
Fakat bu girişimi bir öğrenci tarafından engellenir.Ta razlaga je premet razprav učenjakov.
Bu küçük kuvvet Avar'ın ilerlemesini engelledi ve hatta ganimetlerin bir bölümünü elde etti.Edina uspeha te vojne sta zavzetje Askalona ter manjša razširitev zaledja.
Sürgü de buraya getirildi, klavyeyi engelledi.Zaroto so odkrili in preprečili Helveti.
Krizin oluşumunu engellemedeki önemli bir unsur doğru ve yeterli bilgi akışının sağlanmasıdır.Učinkoviti vzrok tvori nujni pojav, če so zadovoljeni potrebni in zadostni pogoji.
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Bazı ülkeler, İnternet servis sağlayıcılarına filtre koyarak pornografik sitelere girmeyi engellemektedir.Veliko ljudi ni dovzetnih za to, da bi dokončali spletni vprašalnik.
Eğitim hakkının engellenmesine karşı, "Öğrenci kimliği olan herkes okula" şiarını ortaya atar.Tako je katerikoli priden študent protiprimer izjavi »vsi študentje so leni«.
Tepe nehir ile olan görüşü engeller.To je članek o pohorski reki.
Bu bariyerler tek başına tüm gen akışını engelleyemeyebilir.Tokovi lave sami ne morejo pojasniti vseh gravitacijskih tvorb.
Parlamento, kapitalizm ilkeleri doğrultusunda iç piyasada özgür rekabeti önleyici bütün engelleri kaldırmıştı.To pomeni, da je konkurenca v smislu prvotnih pravil kapitalizma dejansko prenehala obstajati.
1539 ve 1563'te şehir, bir kısmını yok eden ancak şehrin gelişimini engellemeyen bir dizi yangın geçirdi.1539 ir 1563 m. miestą nuniokojo gaisrai, bet tai plėtros nesustabdė.
Ancak bürokratik engelleri aşmamız gerekiyormuş.Projektas užsitęsė dėl biurokratinių kliūčių.
Büyük gemiler geçiş yolundaki engeller nedeniyle Sri Lanka'nın etrafından dolaşmak zorunda kalmaktadır.Dideli laivai turi plaukti aplink Šri Lanką.
Her yıl milyonlarca insanın ölümü engellenebilir.Vakcinos kasmet išgelbėja daugybę žmonių gyvybių.
Böylelikle kulakçıklar ile karıncıkların aynı anda kasılması engellenir.Dulkinės ir purkos subręsta ne vienu metu.
Kyle Reese (Michael Biehn) Sarah Connor'un öldürülmesini engellemek için gelecekten gönderilen bir askerdir.Michael Biehn personažas – Kailas Rysas, ateities kareivis atsiųstas apginti Saros.
İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla büyük ölçekli imalat planları engellendi.Prasidėjęs II Pasaulinis karas įgyvendinti šiuos planus sutrukdė.
Baltık Denizi'ne geçiş ise İsveç tarafından engelleniyordu.Paliko Lietuvą patekdamas per Baltijos jūrą į Švediją.
444 yılından itibaren Bleda küçük kardeşi Attila'yı engellemeye başladı.445 m. Atila nužudė savo brolį Bledą.
Sucre ise Maricruz’un, kuzeni Hector’la evlenmesini engellemek için Las Vegas’a gider.Pabėgęs iš Fox Riverio Sukrė sužino, kad Marikruza Las Vegase ištekės už jo pusbrolio Hektoro.
Yüksek rütbeler almaları engellenmişti.Tai neleido jiems užimti aukštesnių vietų.
Çevrenin bu açıdan zarar görmesini engellerler.Jis visiems kenkė, niokodamas aplinką pagal savo užgaidas.
En basitiyle; fiziksel engeller bakteri veya virüs gibi patojenlerin vücuda girmelerini engeller.Fiziologiniai barjerai apsaugo nuo tokių patogenų, kaip bakterijos ar virusai, patekimo į organizmą.
Somunun vidayla dönmesi engellenmiştir.Unitai prievarta grąžinti į stačiatikybę.
Pilotların inişe geçerken çok alçaktan uçması ve ormanın kenarında büyüyen ağaçları engellemiş olması mümkün.Gali būti, kad bandydami leistis lakūnai skrido per žemai ir kliudė miško pakraštyje augusius medžius.
Hücre kültürlerinde, hinokitiol insan rinovirüsünü, coxsackievirus ve mengovirüs çoğalmasını engellemektedir.Šūnu kultūrās hinokitiols inhibē cilvēka rinovīrusa, koksackievīrusa un mengo vīrusa pavairošanu.
Hinokitiol viral poliproteinlerin işlenmesine müdahale eder, böylece picornavirüs replikasyonunu engeller.Hinokitiols traucē vīrusu poliproteīnu pārstrādi, tādējādi inhibējot pikornavīrusa replikāciju.
Ancak, saldırıları engelleyemedi.Nende rünnakud suudeti ära hoida.
Engelleme terapisi 1932'de başlamıştır.Alkoholi keeluseadus lakkas 1932. aastal.
Yüz binlerce kişinin Sovyetler Birliği'ne gönderilmesini engelleyemedi.Kaalukate tõenditeta küüditati sajad inimesed Nõukogude Liitu.
Moon yine Baszler'ın saldırısını engelledi.Linn lõi tagasi Lakedaimoni rünnaku.
2009-10 sezonunda takımın 2. Lige düşmesi engellenememiştir.Hooajal 2009/10 kukkus meeskond 2.
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.Lõhkuge maha barjäärid osakondade vahel.
Ancak bürokratik engelleri aşmamız gerekiyormuş.Kuid välismaale pääsemiseks tuleb ületada mitmed bürokraatlikud takistused.
Ancak bu durum diğer iş kesme durumlarının belirtilmesini engellemez.See aga ei välista hilisemaid kõrvalmõjude avaldumisi.
Engellemeye çalıştım ama yapamadım.Taheti ära lõhkuda, aga ei saadud.
Bu hipoteze göre engellenme süreçleri insanlarda saldırgan davranma eğilimi açığa çıkartır.Oletame, et ma tean, millised ajuseisundid tekitavad normaalsetel inimestel vihaelamuse.
Sözleşmeler yapıldığı için filmin çekimi devam etse de, araya bazı engeller girmiştir.Kui arhiivist leiti lõpuks tellimusleping, läks veidi lihtsamaks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
engelle ile cümle - Sayfa 38 - engelle kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App