Ana içeriğe geç
Sözlük

enfeksiyonu ile cümle

enfeksiyonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
HIV enfeksiyonu bulunan kişiler dahil, aşı genellikle güvenlidir.Вакцина, как правило, безопасна, в том числе для пациентов с ВИЧ-инфекцией.
Ağızda C. albicans enfeksiyonuna pamukçuk denir.Включён в видовую группу C. albicans.
Bunun sonucu olarak, nöron gibi hücreler retrovirüs enfeksiyonu ve transdüksiyonuna çok dirençlidir.В результате клетки, такие как нейроны , очень устойчивы к инфекции и трансдукции ретровирусами.
Enfeksiyonun bulunduğu bölgeye göre farklı farklı belirtiler olabilir.Вместо показательной зависимости могут быть другие зависимости.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.هذا يوقف انتشار العدوى.
Cerrahi ve dişçilik araçları da kontaminasyon ve bakteriyel enfeksiyonu önlemek için sterilize edilir.كذلك يجب تعقيم الأدوات الجراحية وأدوات عيادات الأسنان لمنعها من التلوث البكتيري.
Ailelerde mesane enfeksiyonu yatkınlığı görülebilir.قد يوجد الاستعداد لعدوى المثانة في العائلات.
Küçük çocuklarda, bir idrar yolu enfeksiyonunun (İYE) tek belirtisi ateş olabilir.قد يكون العرض الوحيد الذي يظهر عند الأطفال الصغار لعدوى الجهاز البولي (UTI) هو الحمى.
Ayrıca bu bölgedeki enfeksiyonu (skenitis) da tanımlamıştır.تم تحديد هذه العدوى أيضًا في حدوثها.
Dünyada enfeksiyonun yaygın olduğu yerlerde sıklıkla herkes aynı anda ve düzenli olarak tedavi edilir.في مناطق العالم التي تكون العدوى فيها شائعه , تتم معالجة المصابين ضمن مجموعات مرة واحدة وبجداول منتظمة.
HCV enfeksiyonu karaciğer anomalileri olduğu kanıtlanmış kişilerin tedavi araması gerekir.الأشخاص الذين تتأكد إصابتهم بـاضطرابات كبدية بسبب HCV يجب عليهم التوجه للعلاج.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.وهو واحد من أربعة أمراض مصنفة على أنها أمراض تكاثر نقوي.
Bademcik enfeksiyonuna tonsilit denir.يُسمى التذبذب المكيانيكي اهتزازاً.
1988 ve 2002'de, Avrupada binlerce sığ su foku phocine distemper virüs enfeksiyonu nedeniyle ölmüştür.Em 1988 e 2002 milhares de focas foram mortas na Europa pelo vírus phocine distemper.
Cerrahi ve dişçilik araçları da kontaminasyon ve bakteriyel enfeksiyonu önlemek için sterilize edilir.Instrumentos cirúrgicos e dentais são também esterilizados para evitar a infecção por bactérias.
Balgamın rengi, enfeksiyonun viral mi yoksa bakteriyel mi olduğunu göstermez.A cor do escarro não indica se a infeção é viral ou bacteriana.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Geralmente, são necessárias muitas mordidas antes que da infecção ocorrer.
Belirtiler, enfeksiyonun seyri sırasında değişkenlik gösterir.Os sintomas mudam ao longo do curso da infecção.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.O VHC induz infecção crónica em 50% a 80% dos indivíduos infectados.
Aşılar enfeksiyonun etkilerini patojenler aracılığıyla önleyebilir ya da azaltabilir.Essa imunização previne ou atenua os efeitos de uma eventual infeção por esse patógeno.
Enfeksiyonun olduğu yer genellikle ağrıya yol açar.A área de infecção é geralmente dolorosa.
Her sene yedi ila on milyon insanın leptospiroz enfeksiyonuna yakalandığı tahmin edilmektedir.Em cada ano, cerca de 2,5 em cada 1000 pessoas são afetadas por episódios de lesões de herpes labial.
Alt idrar yolu enfeksiyonu aynı zamanda mesane enfeksiyonu olarak da anılır.Prisão de Ventre, também conhecida como constipação intestinal.
Sistiserkoz domuz tenyasının genç formunun neden olduğu bir doku enfeksiyonudur.A cisticercose é uma infecção do tecido causada pela forma jovem da tênia de carne de porco.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.Isso evita uma nova infecção.
Fakat hastalığın virüs enfeksiyonu sonucunda oluştuğu ispatlanmamıştır.No entanto, não foi possível demonstrar inequivocamente que a infeção por ébola tenha ocorrido.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.De ziekte wordt geclassificeerd als verwaarloosde tropische ziekte.
Yüksek sayıda varlıkları mantar enfeksiyonunun işaretidir.Een verhoogd aantal staven is een teken van infectie.
Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl yaklaşık 6.2 milyon yeni HPV enfeksiyonu ortaya çıktığı bilinmektedir.Het komt erop neer dat er in Nederland per jaar ongeveer 2500 nieuwe IBD-patiënten bij komen.
Her sene yedi ila on milyon insanın leptospiroz enfeksiyonuna yakalandığı tahmin edilmektedir.Jaarlijks raken naar schatting zeven tot tien miljoen mensen besmet met de ziekte van Weil.
Mukusun rengine bakılarak enfeksiyonun bakteriyel mi yoksa virüs kaynaklı mı olduğu belirlenemez.De kleur van het slijm geeft niet aan of de infectie is veroorzaakt door een bacterie of een virus.
Serviks kanseri olgularının neredeyse tümünde HPV enfeksiyonu olduğu gösterilmiştir.Hij wijst op het feit dat bijna alle serechs van Sneferka gemaakt zijn op beschadigingen.
Vajinit ayrıca bir maya mantarı enfeksiyonu kaynaklı da olabilir.Verder kan de afwijking ook worden veroorzaakt door een vaginale infectie.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.Zapobiega to rozprzestrzenianiu się infekcji.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Zazwyczaj do wystąpienia zakażenia konieczne jest kilka ukąszeń.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.Klasyfikuje się ją do grupy zaniedbanych chorób tropikalnych.
Küçük çocuklarda, bir idrar yolu enfeksiyonunun (İYE) tek belirtisi ateş olabilir.U małych dzieci często jedynym objawem zakażenia układu moczowego (ZUM) może być gorączka.
Enfeksiyonun asıl kaynağı portör hayvanlardır.Źródłem zarażenia są zwierzęta chore.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV jest przyczyną przewlekłego zakażenia u 50–80% zakażonych.
Enfeksiyonun kaynağı genellikle hasta bir şahıs veya belirtisiz bir taşıyıcıdır.Jedynym rezerwuarem bakterii jest człowiek chory lub bezobjawowy nosiciel.
Her sene yedi ila on milyon insanın leptospiroz enfeksiyonuna yakalandığı tahmin edilmektedir.Det beräknas att sju till tio miljoner människor smittas med leptospiros varje år.
Kişinin şiddetli (ciddi) bir enfeksiyonu varsa virüs, vücutta daha hızlı bir şekilde yayılır.Om en person har en svår (allvarlig) infektion, reproduceras viruset mycket snabbare i kroppen.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV ger upphov till kronisk infektion hos 50–80 % av de som infekterats.
HIV enfeksiyonu bulunan kişiler dahil, aşı genellikle güvenlidir.Vaccinet är i allmänhet säkert, även för de som har en HIV-infektion.
Belirtiler, enfeksiyonun seyri sırasında değişkenlik gösterir.Symptomen förändras under infektionens gång.
Küçük çocuklarda, bir idrar yolu enfeksiyonunun (İYE) tek belirtisi ateş olabilir.Hos unga barn kan feber vara det enda symptomet på urinvägsinfektion.
Menenjit yenidoğanların %25'inde B streptococci enfeksiyonunun kan yoluyla olmasından oluşur.Meningit uppkommer hos 25 % av alla nyfödda med grupp B-streptokock-infektioner i blodomloppet.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.Den tillhör en grupp sjukdomar som är kända som neglected tropical diseases.
Enfeksiyonun olduğu yer genellikle ağrıya yol açar.Det infekterade området är vanligen smärtsamt.
Örneğin HIV enfeksiyonunun klinik gecikmesinde.Till exempel antibiotikabehandling vid infektion.
Ancak antikor testleri kişinin dang hastalığı enfeksiyonunun geç evrelerinde olduğunu doğrulayabilir.Däremot kan antikroppstest bekräfta att en person har denguefeber i senare stadier av infektionen.
Metisiline dirençli Staphylococcus aureus enfeksiyonuna (MRSA) karşı etkin değildir.Cefalexin är inte effektivt mot methicillin-resistent Staphylococcus aureus (MRSA).
Pnömoni sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonu olarak başlayıp alt solunum yoluna geçer.Lunginflammation börjar ofta som en övre luftvägsinfektion, som förflyttar sig till de nedre luftvägarna.
Aseptik menenjit terimi bakteri enfeksiyonu ispat edilmeyen durumlarda kullanılır.Begreppet aseptisk meningit gäller fall av meningit där ingen bakteriell infektion kan påvisas.
Balgamın rengi, enfeksiyonun viral mi yoksa bakteriyel mi olduğunu göstermez.Färgen på upphostat slem säger inte om infektionen är viral eller bakteriell.
Travma, beyin enfeksiyonu kaynaklı ya da kalıtımsal da olabilir.En hjärnskada kan vara medfödd eller förvärvad.
İmmünoassayın pozitif çıkması için, enfeksiyonun bulaşmasının ardından altı ila sekiz hafta geçmesi gerekir.Для того, щоб отримати позитивний іммуноаналіз, треба досліджувати інфекцію від шести до восьми тижнів.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV спричиняє хронічний перебіг у 50—80 % інфікованих.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Зазвичай для інфікування потрібно, щоб відбулось багато укусів.
Küçük çocuklarda, bir idrar yolu enfeksiyonunun (İYE) tek belirtisi ateş olabilir.У маленьких дітей гарячка може бути єдиним симптомом інфекції сечових шляхів.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod