Ve bu bir sinekkuşunun enerjisinin iki katı, kilo kilo hesaplandığında - kesinlikle şaşırtıcı.Ця квітка важить стільки ж як колібрі, але виділяє удвічі більше енергії. Дивовижно.
Ve bu bir sinekkuşunun enerjisinin iki katı, kilo kilo hesaplandığında - kesinlikle şaşırtıcı.Эта отдача энергии, в эквивалентном весе, в два раза выше, чем у колибри — совершенно поразительно.
Ve bu bir sinekkuşunun enerjisinin iki katı, kilo kilo hesaplandığında - kesinlikle şaşırtıcı.בערך בקצב של חתול קטן. וזה כפול בתפוקת האנרגיה, משקל למשקל, מאשר יונק דבש --
Ve bu bir sinekkuşunun enerjisinin iki katı, kilo kilo hesaplandığında - kesinlikle şaşırtıcı.انه الطاقة المنتجة ضعف تلك التي ينتجها الطائر الطنان المكافىء في الوزن انها عملية مبهرة جداً
Ve bu bir sinekkuşunun enerjisinin iki katı, kilo kilo hesaplandığında - kesinlikle şaşırtıcı.ハチドリの2倍のエネルギー出力です 全く驚かされます とても変わったことをしています
Ve bundan da Gibbs serbest enerjisini elde ettiğimiz ilişkiyi çıkarttık. .ההפיכה, כי הוא יוצר חום מחיכוך. מכאן הגענו לקשר הזה, וממנו
Ve bundan da Gibbs serbest enerjisini elde ettiğimiz ilişkiyi çıkarttık. .منظومة متعاكسة لانها تولد احتكاكها بنفسها ومن ذلك ، نجذ هذه العلاقة والتي تمكننا
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Depois campos magnéticos intensos dirigiram parte da energia desse colapso gravitacional.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Et dès lors, des champs magnétiques intenses ont dirigé une partie de l'énergie de
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Intense magnetische velden gaven richting aan een deel van de energie van die gravitationele ineenstorting.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.강력한 자기장이 그 중력 붕괴 에너지 일부의 방향을 돌려놓았습니다.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Și atunci câmpuri magnetice intense au direcționat o parte din energie spre un colaps gravitațional.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Und dann lenkten mächtige Magnetfelder einen Teil der Energie dieses
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Và khi đó trường lực từ siêu mạnh định hướng một phần năng lượng của trường trọng lực đó sụp đổ.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Y entonces, campos magnéticos intensos dirigieron una parte de la energía de ese colapso gravitacional.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.А после огромното магнитно поле насочило част от енергията на този гравитационен колапс.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.ואז שדות מגנטיים חזקים כיוונו חלק מהאנרגיה של
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.وبعد ذلك قامت المجالات المغناطيسية الحادة بتوجيه بعض الطاقات..
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.強力な磁場を引き起こし 一部の物質が
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.E é exactamente dessa forma que a rede pode gerir as variações previsíveis de energia eólica e fotovoltaica.
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.그리고 정확히 똑같은 방법으로 전기망은 풍력이나 태양열 발전에서도 예측할 수 있는 변화에 대응할 수 있습니다.
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.Op exact dezelfde manier is het dus geschikt voor wind- en zonnekracht, met hun -- voorspelbare -- variaties.
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.Şi, în acelaşi mod, reţeaua poate face faţă variaţiilor anunţate ale energiei solare şi eoliene.
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.Und genau auf die gleiche Weise kann das Netz mit vorhersehbaren Schwankungen in Wind- und Solarkraft umgehen.
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.W ten sam sposób sieć może radzić sobie z elektrowniami wiatrowymi i solarnymi i ich prognozowanymi wahaniami.
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.Точно так же сеть может приспособиться к прогнозируемым циклам в работе солнечных и ветряных станций.
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.לגבות תחנות תקולות באמצעות תחנות עובדות, ובדיוק באותה דרך הרשת יכולה להתמודד עם תחנות רוח ותחנות כח-שמש,
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.و تنفس الطريقة تحديداً بإمكان الشبكة أن تتعامل مع تقلبات .الطاقة الشمسية القابلة للتنبؤ
Ve tam olarak aynı yöntemle, ağ rüzgar ve güneş enerjisinin tahmin edilebilir varyasyonlarıyla başa çıkabilir.まったく同じ仕組みで 風力発電と太陽光発電を 予測可能な供給源と してくれます 長時間の シミュレーションの結果
Veya bir nöronun zarı boyunca sahip olduğu asıl potansiyel enerjisinin kaynağını anlamaya..وضع قوانين اوليه -- او فهم او
Veya da bu maddenin ortalama kinetik enerjisinin açık bir şekilde düşük olduğunu söyleyebiliriz. .- nebo můžeme říct pokud průměrná kinetická této látky je nevelká.
Veya da bu maddenin ortalama kinetik enerjisinin açık bir şekilde düşük olduğunu söyleyebiliriz. .Oder man könnte sagen, der kinetischen Energie dieser Moleküle ist relativ niedrig.
Veya da bu maddenin ortalama kinetik enerjisinin açık bir şekilde düşük olduğunu söyleyebiliriz. .かなり低いです。 我々 が知っている平均した運動エネルギーとですか?
Yukarıya çıkıp ısınmaları, güneş enerjisini yakalamaları gerekiyor.E atât de frig acolo jos.
Yukarıya çıkıp ısınmaları, güneş enerjisini yakalamaları gerekiyor.개복치는 물 표면으로 올라와 따뜻한 태양을 즐기죠
Yukarıya çıkıp ısınmaları, güneş enerjisini yakalamaları gerekiyor.Sobem e descem, sobem e descem.
Yukarıya çıkıp ısınmaları, güneş enerjisini yakalamaları gerekiyor.הם חייבים לעלות למעלה, להתחמם, להשיג קצת כח סולארי,
Yukarıya çıkıp ısınmaları, güneş enerjisini yakalamaları gerekiyor.لقد حصلت على الخروج، دافئة، والحصول على أن الطاقة الشمسية،
Yukarıya çıkıp ısınmaları, güneş enerjisini yakalamaları gerekiyor.そして再び上下運動を繰り返します
Zamanını, yeteneklerini, enerjisini adayacak ve gayemizi destekleyecek olan sizsiniz.함께 참여하는 사람들을 믿습니다.
Zamanını, yeteneklerini, enerjisini adayacak ve gayemizi destekleyecek olan sizsiniz.ljudje, kot ste vi sami, ki so darovali svoj čas, nadarjenost in energijo za ta cilj.
Zamanını, yeteneklerini, enerjisini adayacak ve gayemizi destekleyecek olan sizsiniz.אשר נותנים מזמנם, כשרונם, כוחם ותמיכתם למען המטרה.
Zamanını, yeteneklerini, enerjisini adayacak ve gayemizi destekleyecek olan sizsiniz.الذين يمنحون وقتهم ومواهبهم، والطاقة والدعم لهذه القضية
Zamanını, yeteneklerini, enerjisini adayacak ve gayemizi destekleyecek olan sizsiniz.これを念頭に、