Ana içeriğe geç
Sözlük

enerji ile cümle

enerji kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köyde her evde uydu, Güneş Enerji bulunmaktadır.بالبلدية، مشروع للطاقة الشمسية قيد الإنجاز.
LEP çarpıştırıcısının maksimum enerjisi 2000 yılının sonuna doğru 209 GeV'e ulaştı.وقد وصلت طاقة المصادم قمتها عند 209 إلكترون فولت أواخر سنة 2000.
Beyaz adipoz dokusu enerji deposu olarak kullanılır.وتعمل الأنسجة الدهنية البيضاء كمخزن للطاقة.
Enerji kaynakları'nın rasyonel kullanımı ile ilgili çalışmaları yürütmek.تقنيات ووسائل ترشيد إستهلاك الطاقة.
Bu elektronların enerji kazanmalarına ve bundan dolayı da metal gibi iletkenlerde hareket etmelerini sağlar.وهذا يمنح الإلكترونات الطاقة وبالتالي الحركة داخل الموصل مثل أي معدن .
Bu eğimli hareketin ivmesi elektronun synchrotron radyasyonu formunda enerji ışımasını içerir.يحرض هذا التسارع من حركة التقوس الإلكترون بأن يشع طاقة على شكل إشعاع سنكروتروني.
"Türkiye'nin nükleer enerji macerası"."تركيا تدخل عصر الطاقة النووية بمساعدة روسيا".
Çeşitli hızlanmalar sırasındaki bu enerjiyi depolamak için çeşitli araçlar geliştirilebilir.ويمكن تخزين الطاقة في عدة طرق.
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.معظم المكافآت تمنح لحاول تحسين أداء الطاقة.
Kutuları kaldırma işlemi çok büyük miktarda enerji gerektirir.عملية النقل عبر العظام تتطلب كمية هائلة من الطاقة.
Örneğin ABD'de Four Loko gibi alkollü enerji içeceklerinin satışı 2010 yılından bu yana yasaktır.منذ عام 2010، تم إنتاج أربعة مشروبات تونيك على الأقل في الولايات المتحدة.
Bu göç yolları hava termallerinin kullanılmasını mümkün kılarak daha az enerji harcamalarını sağlar.حيث ان مسارات الهجرة تلك تجعلها تستخدم طاقة أقل بسبب وجود التيار الهوائي.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.يتحرك هذا الشعاع في الفضاء الحالي.
Çikolata kalori değeri yüksek, enerji veren bir yiyecektir.تعتبر الفريتاتا طعام مغذّ يؤمّن الطاقة والنشاط.
Güneşten dünyaya ulaşan enerji tüm yeryüzünü eşit oranda ısıtmaz.وتسبب حرارة الشمس حركة الرياح نظرًا لعدم تسخينها لسطح الأرض بشكل متساوٍ.
1992'de Çevre Koruma Enstitüsü ve Bill Clinton yönetimindeki Enerji Departmanı tarafından oluşturulmuştur.وضع المعيار في 1992 بواسطة وكالة حماية البيئة الأمريكية ووزارة الطاقة الأمريكية في عهد إدارة كلنتون.
Bu alanlar internet, temiz enerji ve uzaydı. "وفي نهاية الأمر، نحصل على صور فضائية نقية وواضحة تماماً».
Genel olarak LINER emisyonun enerji kaynağı gökbilimciler arasında tartışma konusu olmuştur.وبشكل عام، كان مصدر الطاقة لانبعاثات لاينر موضع نقاش بين الفلكيين.
Farklı enerjilerdeki X-ışınlarının madde ile etkileşimi farklı şekillerde gerçekleşir.ويُؤثر تجهيز المحارب بالاكسسوارات المختلفة على مظهره.
Gıdada enerji üç kaynaktan gelir: yağ, protein ve karbonhidratlar.الطاقة في الطعام تأتي من 3 مصادر: الدهون،والبروتينات،والكربوهيدرات .
Bu süreç sırasında hücreye enerji sağlayan ek ATP molekülleri açığa çıkar.خلال تلك العملية تنتج طاقة تستغلها الخلية.
Vücuda enerji ve kuvvet verir.التي تمنح الجسد والنفس طاقة الوجود.
2015'te Çin'deki enerjinin %24'ü yenilenebilir kaynaklardandı.40.3 في المائة من الكهرباء في اسكتلندا جاء من مصادر الطاقة المتجددة في عام 2012.
Bunlar; zihin, nefes ve enerjidir.إذ ان الخط يرتبط بالتنفس والطاقة والهدوء.
DNA hesaplaması silikonlu bilgisayarlara kıyasla çok daha az enerji tüketir.توفر حوسبة الدنا استهلاك طاقة أقل من حواسيب السيليكون التقليدية.
128 MW güç kapasitesindeki HES (hidroelektrik santrali) yılda 400 GWh elektrik enerjisi üretimi sağlamaktadır.تقوم إثيوبيا الآن بتوليد 800 م.و. من أربع محطات للطاقة الكهرومائية للاستخدام المحلي.
Holding sadece enerji ve inşaat alanında faaliyet göstermektedir.واتخاذ طهران خطوات متسارعة في مجال الطاقة الشمسية والرياح.
Otomobildeki OTÜ'ler, elektrik üretecinin gücünden daha çok motorun termal enerjisinden elektrik üretir.وبعبارة أخرى، أن الجسم ينفق طاقة أكثر من الطاقة التي يأخذها في الغذاء.
Akustik fononlar ise daha düşük enerjilidir.وهذه المفاعلات أصغر من مفاعلات الطاقة.
Confessions on a Dance Floor 56 dakikalık enerjik anlardan meydana geliyor.Confessions on a Dance Floor são 56 minutos de pura energia.
Buradaki amaç, 2020 yılı itibarıyla ülkenin herhangi bir yerinde nükleer enerjinin kullanılmamasıdır.A ideia é que em 2020 não se utilize a energia nuclear em nenhuma parte do país.
Karanlık enerji terimi ise 1998 yılında Michael Turner tarafından ortaya atılmıştır.O termo “energia escura” foi criado por Michael Turner em 1998.
Bu enerji spekturumu üç nedenden dikkat edilmeye değerdir.Este espectro de energia destaca por três razões.
İyonosfere giren toplam enerji 10 – 100 TW arasındadır.O total da energia contida dentro da ionosfera é de 10 a 100 TW.
Dışadönükler insanlarla olmaktan eğlenirler, genellikle enerji dolu olarak tanımlanırlar.Os extrovertidos gostam de estar com pessoas, e são usualmente vistos como sendo cheios de energia.
Tm-171 izotopu ise bir enerji kaynağı olarak kullanılma potansiyeline sahiptir.O instável Tm-171 possivelmente pode ser usado como fonte de energia.
Alternatif enerjiler: Akdeniz güneş enerjisi planı.Energias alternativas: plano solar mediterrânico.
Bu da temiz enerji üretiminde bir yükselişe neden oldu.Isso tem criado um grande auge na produção de energia limpa.
Ki (氣) "ruh" veya "enerji", Çincedeki Qi ile aynı karakterdir.Ki (氣) é "espírito" ou "energia", o mesmo caractere de Chi em chinês.
O zaman bunlara yozlaşmış enerji seviyeleri denir.Eles são então chamados de níveis de energia degenerados.
Renklerin çeşitiliği ise gençlerin enerjik ruhunu sembolize etmektedir.As várias cores representam o espírito energético dos jovens.
Ergosphere giren Parçacıklar daha hızlı döndürmek ve böylece enerji kazanmak zorunda.Partículas caindo dentro da ergosfera são forçadas a girarem mais rápido e desse modo ganham energia.
Enerji oradan yayılırken yıldızlar birbirlerine yaklaşırlar.À medida que a energia é carregada, as estrelas devem se aproximar umas das outras.
R136, Tarantula Bulutsusu'nu görünür kılan enerjinin kaynağıdır.R136 produz a maior parte da energia que faz com que a nebulosa de Tarântula seja visível.
Bu öz-enerji problemini hemen ortadan kaldırır .Isso imediatamente remove o problema das autoenergias.
ATP'nin hidrolizi tarafından enerjilendirilirler ve kimyasal enerjiyi mekanik işe dönüştürürler.São alimentadas pela hidrólise do ATP e convertem energia química em trabalho mecânico.
Almanya dünyadaki rüzgar türbinleri ve güneş enerjisi teknolojisi alanında bir numaralı üreticidir.A Alemanha é o maior produtor de turbinas eólicas e tecnologia de energia solar do mundo.
Enerji hataları birkaç kJ / mol'den az olabilir.Os erros para as energias podem ser inferiores a 1 kcal/mol.
Aynı zamanda diğer enerji hizmetlerini de sağlar.Também forneceu outros serviços de energia.
Bu projenin amacı, yenilenebilir enerjilerin üretilmesini ve kullanımını teşvik etmektir.O objetivo deste projeto é promover a produção e a utilização de energias renováveis.
Küre, herkese bir enerji cıvatasıyla vurduktan sonra ayrılır.O orbe sai depois de atingir todos com um raio de energia.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.1954 — Abertura da primeira usina nuclear em Obninsk, perto de Moscou.
1957 - Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (AEK) kuruldu.1957 — É estabelecida a Agência Internacional da Energia Atômica.
Özellikle fiziksel vakumdaki izole edilmiş kuarkın enerjisi iyi tanımlanmış ve sonlu çıkar.Em particular, a energia de um quark isolado no vácuo físico que resulta é definida e finita.
ABD de bir yılda kullanılan enerji yaklaşık 94 EJdir.Anualmente o consumo de energia dos Estados Unidos equivale a aproximadamente 94 EJ.
Bir sistem yaratmak için gerekli olan enerjidir.É a energia que um sistema possui.
IBM bilgisayarı ABD Enerji Bakanlığı (İngilizce: U.S. Department of Energy (DOE) ) için inşa etmiştir.A IBM construiu este computador para o Departamento de Energia dos Estados Unidos da América.
Kutuları kaldırma işlemi çok büyük miktarda enerji gerektirir.A saída do casulo requer muita energia.
Uluslararası Birimler Sisteminde (SI), enerjinin standart birimi joule (J)'dir.A unidade de energia no sistema internacional de unidades é o joule (J).
Rusya'nın büyümesinin çoğu enerji gelirlerine dayanmaktadır.A Rússia depende de receitas de energia para impulsionar a maior parte do seu crescimento.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod