Doktor endişeli gibi görünüyordu.The doctor seemed concerned.
Ben hemen endişeliydim.I was immediately concerned.
Herkes çok endişeliydi.Everyone was very concerned.
Onlar çok endişeliydiler.They were very concerned.
Gerçekten endişeliydim.I was really concerned.
Endişeli olmam gerekiyor mu?Should I be concerned?
İnsanlar endişeli.People are concerned.
Doktor endişeli görünüyor.The doctor looks worried.
Tom bile endişeli görünüyordu.Even Tom looked worried.
Tom endişeli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't worried.
Onlardan hiçbiri çok endişeli görünmüyordu.Neither of them seemed too worried.
Küresel ısınma hakkında endişeli misin?Are you worried about global warming?
Endişeli olmana şaşmamalı.No wonder you're worried.
Tabi ki endişelisin.No wonder you're worried.
Tom notları hakkında endişeliydi.Tom was worried about his grades.
Kimse endişeli olmamalı.Nobody should be worried.
Onlar neden endişeli değil?Why aren't they worried?
Herkes endişeli değil.Not everyone is worried.
Tom endişeli olmalı.Tom should be worried.
Tom endişeli olmalı mı?Should Tom be worried?
Tom hakkında kim endişeli?Who is worried about Tom?
O, erkek kardeşlerinin refahı için endişeliydi.She was concerned about the well-being of her brothers.
Tom diğer insanların onunla ilgili düşündüğü hakkında her zaman endişeli görünüyor.Tom always seems worried about what other people think about him.
Tom Mary'nin sağlığı hakkında endişeli olduğunu söylüyor.Tom says he's concerned about Mary's health.
Buraya zamanında gelmeyeceğin konusunda endişeliydim.I was worried you wouldn't get here on time.
Ben o konuda aşırı derecede endişeli değilim.I'm not overly concerned about that.
Biz Tom'un geleceği hakkında endişeliyiz.We're concerned about Tom's future.
Özellikle Tom hakkında endişeliyim.I'm especially concerned about Tom.
Tom ne kadar endişeli olduğumu bilmiyor.Tom doesn't know how worried I am.
Tom ne kadar endişeli olduğumu bilmiyordu.Tom didn't know how worried I was.
Açıkçası, ben fazlaca endişeli değilim.Frankly, I'm not overly concerned.
Herkes kaygılı ve endişeli.Everyone is concerned and worried.
Herkes onun hakkında endişeli.Everybody is concerned about that.
Doğal olarak, ben çok endişeliydim.Naturally, I was very concerned.
Bunun için çok endişeliyim.I'm deeply concerned about this.
Sağlık hizmetleri konusunda endişeliyim.I'm concerned about health care.
Biz o konuda endişeli değiliz.We're not concerned about that.
Tom fonlama hakkında endişeli.Tom is concerned about funding.
Ben çok, çok, çok endişeliyim.I'm very, very, very concerned.
Herkes o konuda endişelidir.Everyone is concerned about it.
Biz de o konuda endişeliyiz.We're concerned about it, too.
Ben bu konuda çok endişeliyim.I'm very concerned about this.
Ben o konuda endişeli değildim.I wasn't concerned about that.
Tom endişeli olmadığını söylüyorTom says he's not concerned.
Şu anda endişeli değilim.I'm not concerned right now.
Biz ilk başta endişeliydik.We were concerned at first.
Neden Tom endişeli olurdu?Why would Tom be worried?
Tom kaybolacağından endişeli.Tom is worried that he'll get lost.
Tom neler olabileceği hakkında endişeli.Tom is worried about what might happen.
Tom parti hakkında daha endişeliyken Mary notlarıyla çok endişelidir.Mary is very concerned with her grades, while Tom is more concerned about partying.
Neyse, ne hakkında endişelisin?What are you worried about, anyway?
Salgın konusunda gereksiz yere endişeli olmak için hiçbir sebep yoktur.There is no reason to be unnecessarily worried about the outbreak.
Onun böyle bir şey olduğunu düşündüm. Endişeli olduğum için gelmeye çalıştımI thought it was something like this. I tried to come because I was worried.
Ben hiç endişeli değilim.I'm not worried at all.
Hiç endişeli değilim.I'm not at all worried.
Onu görmek için endişeliyim.I'm anxious to see it.
Ben şimdi biraz endişeliyim.I'm a bit worried now.
Tom'un endişeli olduğunu düşünüyorum.I think Tom is worried.
Ben onun hakkında endişeli değildim.I wasn't worried about it.
O kadar çok endişeli değilim.I'm not worried that much.