Ana içeriğe geç
Sözlük

endişeli ile cümle

endişeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ne hakkında endişeli?What's Tom worried about?
Tom hakkında endişeliyiz.We're worried about Tom.
Biz endişeli değiliz.We're not worried.
O, Tom hakkında endişeli.She is concerned about Tom.
Mary, Tom hakkında endişelidir.Mary is concerned about Tom.
Ken, Tom hakkında endişelidir.Ken is concerned about Tom.
Biz Tom hakkında endişeliyiz.We are concerned about Tom.
O senin hakkında çok endişelidir.She's very worried about you.
O senin hakkında çok endişeli.He's very worried about you.
Ne hakkında bu kadar endişelisin?What are you so worried about?
Neden bu kadar endişelisin?Why are you so worried?
Tom seninle tanışmak için endişeliydi.Tom was anxious to meet you.
Yarışma hakkında endişeli misin?Are you worried about the competition?
Endişeli görünüyorsun. Ne oldu?You look anxious. What happened?
Ayrıntıları sonuçlandırmak için endişeli olduğunun farkındayım.I realize you're anxious to finalize the details.
Son derece endişeliydim.I was terribly worried.
Tom hakkında çok endişeli olmalısın.You must be very worried about Tom.
Ne olduğu hakkında çok endişeli olmalısın.You must be very worried about what's going on.
Sen de endişeli olmalısın.You should be worried, too.
Sen endişeli olması gereken kişisin.You're the one who should be worried.
Endişeli olması gereken sensin.You're the one who should be worried.
Tom gitmek için endişeli.Tom is anxious to leave.
Tom açıkçası bir şey hakkında endişeli.Tom is obviously worried about something.
Tom bir şey hakkında endişeli görünüyor.Tom seems to be worried about something.
Tom hem şaşkın hem de endişeliydi.Tom was both puzzled and concerned.
Ebeveynleriniz sadece güvenliğiniz için endişeliler.Your parents are just worried about your safety.
Ebeveynlerin sadece güvenliğin için endişeli.Your parents are just worried about your safety.
Tom gitmek için endişeli görünüyor.Tom seems to be anxious to get going.
Tom seni görmek için endişeli.Tom is anxious to see you.
Tom'un yüzünde endişeli bir ifade vardı.Tom had a worried look on his face.
Tom endişeli görünmemeye çalıştı.Tom tried not to look worried.
İnsanlar ne olabileceği konusunda endişeliydi.People were worried about what might happen.
Tom ne olabileceği hakkında endişeliydi.Tom was worried about what might happen.
Tom için endişeli değilim.It's not Tom I'm worried about.
Tom endişeli olduğunu söyledi mi?Did Tom say he was worried?
Bunun bir tuzak olabileceğinden endişeli değil misin?Aren't you worried it might be a trap?
Tom'un bir tür belaya bulaşmış olmasından endişeliyim.I'm beginning to worry that Tom is in some kind of trouble.
Tom ehliyetini kaybedebileceğinden endişeliydi.Tom was worried that he might lose his license.
Tom yakalanma hakkında endişeli değildi.Tom wasn't worried about getting caught.
Tom şiddetle öksürmeye başladı ve onun sağlığı hakkında endişeliyim.Tom has started coughing heavily and I'm worried about his health.
Tom biraz endişeli görünüyordu.Tom looked a little worried.
Ben sadece senin kadar endişeliyim.I'm just as worried as you are.
Tom korkmuş ve endişeli görünüyordu.Tom looks scared and worried.
Tom kesinlikle ne olabileceği konusunda pek endişeli görünmüyor.Tom sure doesn't seem very worried about what might happen.
Tom Mary'ye endişeli şekilde baktı.Tom gave Mary a concerned look.
Endişeli misiniz?Are you anxious?
Komik değil! Ne kadar endişeli olduğuma dair bir fikrin var mı?It's not funny! Do you have any idea how worried I was?
Bana endişeli olduğunu söyledi mi?Don't tell me you were worried.
Bana endişeli olduğunu mu söylüyorsun?Are you telling me you're worried?
Bana gerçekten endişeli olduğunu mu söylüyorsun?Are you telling me you're actually worried?
Mary endişeli olduğunda fazla yemeye eğilimi vardır.Mary tends to overeat when she's worried.
Tom güvenliği hakkında endişeli.Tom is concerned about his safety.
Sizin güvenliğiniz için çok endişeliydim.I was very concerned for your safety.
Geleceği için endişelidir.She is worried for her future.
Özellikle bir şey hakkında endişeli misin?Are you worried about anything in particular?
Tom bir şey hakkında çok endişeli görünüyor.Tom seems to be very concerned about something.
Tom bir şey hakkında gerçekten endişeli görünüyor.Tom seems to be really worried about something.
Kesinlikle endişeliyim.You bet I'm worried.
Mary kutlama için yeterli yiyecek yapmadığından endişeliydi.Mary was worried that she hadn't cooked enough food for the party.
Sağlığın hakkında endişeliyim.I'm worried about your health.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod