Onun benekli yüz endişeli idi ve o isteksiz alacrity bir sıralama ile taşındı.كان له وجه مرقش تخوف ، وانتقل مع نوع من الهمة مترددين.
Onun benekli yüz endişeli idi ve o isteksiz alacrity bir sıralama ile taşındı.彼は教会のコーナーを回した、とする彼の方法を指示した"コーチと馬。"
Onun umurunda gibi O görünmüyor. Ben onun hakkında endişeliyim.그가 관심처럼 그는 보이지 않습니다. 나는 그를 걱정이다.
Onun umurunda gibi O görünmüyor. Ben onun hakkında endişeliyim.הוא לא נראה שאכפת לו. אני דואגת לו.
Onun umurunda gibi O görünmüyor. Ben onun hakkında endişeliyim.ああ、私は助けることができる願っています。 彼は物語である
Ortada gördüğümüz sentorun ne kadar kuvvetli olduğu vurgulanmış. Ancak endişeli olduğunu da görebiliyoruz.Кентавр, який знаходиться в центрі, має неабияку фізичну силу, але також він схвильований і стурбований.
Ruhsal durumları için de endişeliyim.Boję się też o ich psychikę.
Ruhsal durumları için de endişeliyim. Böyle bir karanlıkta bir hafta kalmak...De har det nok heller ikke godt mentalt efter en uge i det mørke.
Ruhsal durumları için de endişeliyim.De kan ha blivit galna också.
Ruhsal durumları için de endişeliyim.Io sono più preoccupato per il loro stato mentale.
Ruhsal durumları için de endişeliyim.Olen huolissani heidän jaksamisestaan.
Ruhsal durumları için de endişeliyim.Também me preocupa o estado mental deles.
Ruhsal durumları için de endişeliyim.También me preocupa su salud mental.
Ruhsal durumları için de endişeliyim.Ανησυχώ και για την πνευματική τους υγεία.
Ruhsal durumları için de endişeliyim.Меня беспокоит и их душевное состояние.
Saati tam tamına biliyorum çünkü çok endişeliydim ve saate baktım; 7:35'ti, 19:35.Sé perfectamente la hora que era porque estaba muy nervioso y mire el reloj. Eran las 7:35, las 19:35.
Sana sormadan her şeyi nasıl yapacağını söylediler. Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin.あなたは子供が心配だと言ったが、
Senin için sevindim ama endişeliyimJean : Ecoute je suis super content pour toi en tous cas saches que je me suis plutôt inquiété
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Acesta e un dezastru social, iar liberalii sunt foarte preocupați de asta.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Ceci est un désastre social, et les libéraux sont très inquiets à ce propos.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Das ist wirklich ein soziales Desaster, und die Liberalen sind sehr besorgt darüber.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Dat is een sociale ramp, en progressieven maken zich hier zorgen over.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Este es un desastre social, y los liberales están muy preocupados por eso.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.È un disastro sociale, e i liberali sono molto preoccupati.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.이것은 사회적인 큰 문제이고 진보측은 이에 대해 매우 우려하고 있습니다.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Na most, ez egy társadalmi probléma, és a liberálisok nagyon is aggódnak emiatt.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Stanowi to społeczną katastrofę, która leży na sercu liberałom.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Và bây giờ là thảm họa xã hội, và những người đảng cộng hòa thực sự quan tâm đến vấn đề này.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Πρόκειται για μια κοινωνική καταστροφή, και οι φιλελεύθεροι ανησυχούν πολύ γι' αυτό.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Это стало социальной катастрофой, и либералы очень ей озабочены.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.כדי לפתור את הבעיות הללו. ומה שהכי מפתיע אותי, זה שהם לפעמים יכולים לראות
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.و هذه كارثة اجتماعية. و الليبراليين كثيري الاهتمام بذلك.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.リベラル派はこの問題に悩んでいます 南部貧困法律センターは
Sistemin calışma seklihakkinda çok endiseliyim.Je suis très préoccupé par la façon dont le système fonctionne.
Sistemin calışma seklihakkinda çok endiseliyim.Saya sangat prihatin dengan sistem yang berjalan.
Sistemin calışma seklihakkinda çok endiseliyim.Sono molto preoccupata del modo in cui funziona il sistema.
Sistemin calışma seklihakkinda çok endiseliyim.أنا قلقة جدا حيال الطريقة التي يعمل بها النظام.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Aku sangat khawatir karena kamu terus terlihat tak berdaya beberapa hari ini.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Am fost asa ingrijorata pentru ca aratai asa lipsita de viata zilele astea.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Ero preoccupata perchè sembravi senza vita in questi ultimi giorni.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Ich war so besorgt, weil du die letzten paar Tage so leblos ausgeschaut hast.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Ik was zo bezorgd omdat je zo levenloos bleef kijken deze laatste paar dagen.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Jag var så orolig för att du såg så livlös ut dessa dagar.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.J'étais tellement inquiète de te voir sans vie ces derniers temps.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Mẹ đã rất lo lắng vì dạo này con cứ như người mất hồn vậy.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Strasznie się martwiłam, ponieważ ostatnimi dniami chodziłaś strasznie przygnębiona.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Ανησυχούσα τόσο πολύ επειδή έδειχνες τόσο άψυχη αυτές τις τελευταίες μέρες.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.Я так волновалась из-за того, что твой взгляд в эти дни был совсем безжизненным.
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.كنت قلقة عليك لانك كنت هامده في الايام الاخيره السابقه
Son günlerde çok cansız göründüğünden senin için endişeliydim.頑張ってやるのよ
Sonra geri gider, tekrar edersiniz. "Aa, endişeliyim. Aa, ben cidden endişeleniyorum.Ja ennen kuin huomaammekaan olemme huolissamme siitä, että olemme huolissamme.
Sonra geri gider, tekrar edersiniz. "Aa, endişeliyim.Anda lalu kembali dan mengulanginya, "Oh, saya khawatir.
Sonra geri gider, tekrar edersiniz. "Aa, endişeliyim.여러분은 그걸 되풀이합니다. "어, 내가 걱정하고 있네."
Sonra geri gider, tekrar edersiniz. "Aa, endişeliyim.Man går tillbaka, upprepar den.
Sonra geri gider, tekrar edersiniz. "Aa, endişeliyim.Vuelves a él, lo repites; "Oh, estoy preocupado.
Sonra geri gider, tekrar edersiniz. "Aa, endişeliyim.חוזרים לזה, חוזרים על זה. "אוי, אני מודאג.
Sonra geri gider, tekrar edersiniz. "Aa, endişeliyim.وتبدأ الفكرة بالدوران وتعود إليها وتكررها و تقول لنفس " آه ، أنا قلق "
Sonra geri gider, tekrar edersiniz. "Aa, endişeliyim.「本当に心配でたまらない 不安だらけだ」 となります
Su buharı kaybetme konusunda endişeli değilim.Aku tidak khawatir tentang kehilangan uap air.
Su buharı kaybetme konusunda endişeli değilim.수증기의 배출을 걱정할 필요가 없습니다