Ben endişeliyim.I'm anxious.
Hem Tom hem de ben endişeliydik.Both Tom and I were worried.
Tom hiç endişeli görünmüyordu.Tom didn't seem concerned at all.
Tom'un endişeli olduğunu düşündüm.I thought Tom was worried.
Endişeli gibi görünmüyorsun.You don't look like you're worried.
Tom bunun hakkında endişeli olmadığını söyledi.Tom said he isn't worried about that.
Tom bunun hakkında çok endişeliydi.Tom was very concerned about that.
Onlar endişeli olduklarını söylüyorlar.They say that they're worried.
Tom endişeli görünmediğimi söyledi.Tom said I didn't sound worried.
Tom Mary'nin muhtemelen hâlâ endişeli olduğunu söyledi.Tom said Mary is probably still concerned.
Tom Mary'nin muhtemelen endişeli olacağını söyledi.Tom said Mary was likely to be concerned.
Tom muhtemelen endişeli olacak.Tom is likely to be concerned.
Endişeli olmak elimde değil.I can't help being worried.
Biraz endişeli görünüyorsun.You look a little worried.
Tom Mary'nin endişeli olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will be worried.
Tom Mary'nin endişeli olacağını düşünmüyordu.Tom didn't think Mary would be worried.
Tom, Mary'nin bunu yapmayacağından endişeli.Tom was worried Mary wouldn't do that.
Tom, Mary hakkında endişeli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't worried about Mary.
Tom Mary'nin John hakkında endişeli olduğunu söyledi.Tom said Mary was worried about John.
Sen çok endişeli görünüyorsun.You look very concerned.
İkimiz de çok endişeliyiz.We're both very worried.
Tom, Mary'nin senin hakkında endişeli olduğunu söyledi.Tom said Mary was worried about you.
Tom, Mary hakkında endişeli olduğunu söyledi.Tom said he was worried about Mary.
Tom Mary'nin endişeli olacağını düşündü.Tom thought Mary would be worried.
Ton endişeli görünmüyordu.Tom didn't seem concerned.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is worried.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu düşünmedi.Tom didn't think Mary was worried.
Tom Mary'nin endişeli olmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't be worried.
Tom Mary'nin endişeli olmadığını düşündü.Tom thought Mary wasn't worried.
Tom Mary'nin endişeli olacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will be worried.
Tom Mary'nin endişeli olmadığını söyledi.Tom said Mary isn't concerned.
Tom ve ben endişeliydik.Tom and I were worried.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu düşündü.Tom thought Mary was worried.
Sen endişeli olmalısın.You must be worried.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu söyledi.Tom said Mary was concerned.
Tom ve ben endişeliyiz.Tom and I are worried.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is worried.
Tom'un endişeli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is worried.
Tom bunun hakkında çok endişeli görünmüyordu.Tom didn't seem to be very concerned about that.
Tom gitmek için endişeli görünüyordu.Tom seemed to be anxious to get going.
Tom bunun hakkında çok endişeli değildi.Tom wasn't very concerned about that.
Tom'un bu kadar endişeli olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was so worried.
Tom bunun hakkında çok endişeli değil.Tom isn't very concerned about that.
Endişeli gibi görünüyordun.You looked like you were concerned.
Tom notları hakkında endişeli değil.Tom isn't worried about his grades.
Tom endişeli gibi görünüyordu.It looked like Tom was worried.
Tom'un neden çok endişeli olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom is so worried.
Tom bunun için çok endişeli.Tom is very concerned about that.
Tom bana endişeli olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't worried.
Tom bunun hakkında endişeli değil.Tom isn't worried about that.
Tom senin için endişeli değil.Tom isn't worried about you.
Tom da endişeli değildi.Tom wasn't worried, either.
Tom Mary'nin aptalca bir şey yapacağından endişeli.Tom is worried that Mary might do something stupid.
Tom bana Mary'nin endişeli olacağını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary would be worried.
Tom da endişeli değil.Tom isn't worried, either.
Tom bunun hakkında endişeli.Tom is worried about that.
Tom bana Mary'nin endişeli olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was worried.
Tom biraz endişeli değildi.Tom wasn't a bit worried.
Tom'un Mary'nin ne kadar endişeli olduğunu bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows how worried Mary is.
Tom, Mary'nin bunu yapmayacağından endişeli değil.Tom isn't worried that Mary won't do that.