Ana içeriğe geç
Sözlük

endişeli ile cümle

endişeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ne kadar endişeli olduğumu bilmiyorsun.You don't know how worried I am.
Senin hakkında endişeliyiz.We are worried about you.
Öğretmen Tom'un sık sık sınıfta bulunmamasından endişeliydi.The teacher was worried by Tom's frequent absence from class.
Biz, onun sağlığı hakkında endişeliyiz.We are anxious about her health.
Dünya barışından endişeliyiz.We are anxious for world peace.
Ne hakkında endişelisin?What are you concerned about?
Bu ülkenin geleceği hakkında çok endişeliyiz.We are very much concerned about the future of this country.
Sağlığınla ilgili çok endişeliyim.I am much concerned about your health.
Senin yardımından endişeliyiz.We are anxious for your help.
Helen kızı hakkında çok endişeli.Helen is very worried about her daughter.
Başlangıçta hatalarım hakkında endişeliydim.I was worried about my mistakes at first.
Ebeveynler genellikle kendi çocuklarının geleceği hakkında endişelidirler.Parents are usually concerned about their children's future.
Böyle büyük bir işle başa çıkabilip çıkamayacağım konusunda endişeliyim.I'm concerned whether or not I can handle a big job like that.
Anne, çocuklarının geleceği hakkında çok endişelidir.The mother is very anxious about her children future.
Çocuk yeni bir bisiklet için endişeliydi.The boy was anxious for a new bicycle.
Annen sağlığın konusunda endişeli.Your mother is anxious about your health.
Ben fiyat konusunda endişeli değilim.I'm not worried about the price.
Endişeli ev hanımı telefonun zilini duydu ve hemen ahizeyi kaldırdı.The worried housewife heard the telephone ring and quickly picked up the receiver.
Sağlığın için endişeliyim.I am anxious about your health.
"Onu yapacağız. Ben eminim." "Ben sadece endişeliyim.""She'll make it. I'm sure." "I'm just worried."
Erkek kardeşim şöhret için endişeli.My brother is anxious for fame.
Kan testinin sonuçlarını öğrenmekten endişeliyim.I'm anxious to know the results of the blood test.
Senin hakkında nasıl endişeli olduğumu anlamazsın.You don't understand how worried I was about you.
Hepimiz sağlığınız hakkında endişeliyiz.We are all anxious about your health.
Arkadaşlarımız Şikago'ya dönmek için endişeli.Our friends are anxious to return to Chicago.
Biz sınavdaki başarınız için endişeliyiz.We are anxious for your success in the examination.
Biz onların güvenliği için endişeliyiz.We are anxious for their safety.
Onun güvenliği hakkında endişeliyiz.We are anxious about her safety.
Barış için endişeliyiz.We are anxious for peace.
Kızımızın sağlığı hakkında endişeliyiz.We are anxious about our daughter's health.
Sonuç hakkında endişeliyim.I am anxious about the result.
Sınav sonuçları hakkında endişeliyim.I am anxious about the results of the examination.
Ben gelecek hakkında endişeliyim.I am anxious about the future.
Ben oğlumun güvenliği hakkında endişeliyim.I have been anxious about my son's safety.
Oğlumun güvenliği hakkında çok endişeliyim.I'm very anxious about my son's safety.
Onun neden böyle bir şey yaptığını bilmek için çok endişeliyim.I am very anxious to know why he did such a thing.
Ben onun sağlığı hakkında endişeliydim.I was worried about his health.
Onun hakkında çok endişeliydim.I was very worried about her.
Onun güvenliği için endişeliydim.I was anxious for her safety.
Onun sağlığı hakkında endişeliyim.I'm anxious about her health.
Onun hastalığı hakkında çok endişeliyim.I'm very concerned about her illness.
Geleceğin hakkında gerçekten endişeliyim.I'm really concerned about your future.
Annem sınavın sonucu hakkında benden daha endişeli.Mother is more anxious about the result of the examination than I am.
Senin sağlığın hakkında endişeliyiz.We are anxious about your health.
O, sınav sonucu hakkında endişeli.He's anxious about his examination result.
Terfi hakkında endişeli misin?Are you worried about the promotion?
Ebeveynler her zaman çocuklarının geleceği hakkında endişeli.Parents are always worried about the future of their children.
İnsanlar gelecek hakkında endişeli görünüyordu.People seemed to be anxious about the future.
Tüm dünyada insanlar barış için endişeli.People all over the world are anxious for peace.
Hızlı bir karar için endişeli olduğundan, başkan bir oy için çağrıda bulundu.Anxious for a quick decision, the chairman called for a vote.
Sadece kilom hakkında endişeliyim.I'm just worried about my weight.
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Some Japanese are concerned about how their country looks in the eyes of foreigners.
Onun güvenliği hakkında endişeliyim.I'm anxious about his safety.
Onun sağlığı hakkında endişeli olduğu için, annesi onun dışarı çıkmasını engelledi.His mother prevented him from going out because she was anxious about his health.
O, sonuç hakkında endişelidir.He is anxious about the result.
O, çok endişeli görünüyor.He looks very worried.
Bir şey hakkında endişeli görünüyor.He seems to be worried about something.
O erkek kardeşinin sizinle tanışması için endişeliydi.He was anxious for his brother to meet you.
O, yaşlı ebeveynlerinin sağlığı hakkında çok endişeli.He is very concerned about his elderly parent's health.
O, geleceği hakkında endişelidir.He is anxious about his future.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod