endişelenmem ile cümle

endişelenmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Saquemos otra enfermedad de la lista de cosas terribles de las que tenemos que preocuparnos.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Skreślmy kolejną chorobę z listy okropnych powodów do zmartwienia.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Togliamo un'altra malattia dalla lista delle cose terribili di cui preoccuparci.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Vamos riscar outra doença desta lista de coisas terríveis que nos preocupam.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Давайте исключим ещё одну болезнь из списка страшных вещей, которых следует опасаться.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Нека да махмем още една болест от листа на ужасните неща, за които се притесняваме.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.בואו נוריד עוד מחלה מרשימת הדברים האיומים שיש לדאוג בגללם.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.لنأخذ مرضاً آخر من قائمة الأشياء الفظيعة التي نقلق بشأنها.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.インドでポリオ監視計画を実行していましたが
Her aşamada tahmin yoluyla sonucu bulurken endişelenmemenizi istiyorum. . . .별로 신경을 쓰지 않으셨으면 좋겠는데요, 내가 각 단계로 나아갈 때 마다 아시게 될 것입니다. 어떤 방법이 있다기 보다는
Her aşamada tahmin yoluyla sonucu bulurken endişelenmemenizi istiyorum. . . .ああ,毎回毎回のステップで 何かの方法というよりも, どの数かを予想しなくてはいけないのか, と神経質にはなって欲しくありません.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Dimenticate l'olocausto nucleare; dobbiamo preoccuparci delle forchette.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Đừng nghĩ đến sự hủy diệt bằng hạt nhân; cái nĩa chính là điều chúng ta cần quan tâm tới.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Esqueçam o holocausto nuclear. É com o garfo que temos que nos preocupar.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Felejtsék el a nukleáris holokausztot; itt az ideje, hogy a konyhánk miatt aggódjunk.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Glöm bort kärnvapenkrig; det är gaffeln vi måste oroa oss för.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.핵 참화는 잊어버리세요. 우리가 걱정해야 하는 것은 포크입니다.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Lupakan tentang bencana nuklir; garpulah yang harus kita khawatirkan.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Olvídese del holocausto nuclear; es el tenedor de lo que hay que preocuparse.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Oubliez l'holocauste nucléaire; c'est de la fourchette dont nous devons avoir peur.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Uitaţi de distrugerea nucleară; de furculiţă trebuie să ne fie frică.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Vergeet de nucleaire holocaust; we moeten ons zorgen maken om de vork.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Vergessen Sie das Atominferno; es ist die Gabel um die wir uns Sorgen machen müssen.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Zabudnite na jadrový holokaust; obávať sa musíme vidličky.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Zapomeňte na nukleární holokaust; vidlička je to, s čím bychom si měli dělat starost.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Zapomnijcie o nuklearnym holocauście; to o widelec powinniśmy się martwić.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Ξεχάστε το πυρηνικό ολοκαύτωμα. Αυτό που πρέπει να μας ανησυχεί είναι το πιρούνι.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Забравете атомният холокост, вилицата е това, за което трябва да се грижим.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.Забудьте о ядерном холокосте; обычная вилка - вот о чем надо тревожиться.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.עיזבו את השואה הגרעינית; המזלג הוא שצריך להדאיג אותנו.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.أنسوا المحرقة النووية. إنها الشوكة التي يجب أن نقلق بشأنها.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.気にすべきものといえばフォークです 我々は食資源の使用法を
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Ainoa asia, mistä meidän täytyy huolehtia, on päästä pois täältä.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.A nossa preocupação agora, é sair daqui.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Das Einzige worum wir uns kümmern sollten ist wie wir hier am schnellsten raus kommen.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Het enigste waar we ons nu zorgen over moeten maken, is hoe we hier uit geraken.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Jediné, co nás má teď trápit je, dostat se odtud.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Jedyną rzeczą którą, mamy się przejmować jest wydostanie się stąd.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Most csak azzal törődjünk, hogy hogyan jussunk ki innen.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Nuestra preocupación ahora, es salir de aquí.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Nuestra preocupación ahora, es salir de aquí.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Το μόνο για το οποίο πρέπει να ανησυχούμε είναι το πως θα βγούμε από εδώ.
Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Наша једина брига је да се сада извучемо одавде.
- Şüpheliyim. Şu anda endişelenmemiz gereken tek şey buradan defolup gitmek.Det enda vi har att oroa om nu är att få härifrån.
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz.""A terrorizmus rendben van, nem kellene ennyire aggódnunk."
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz.""테러 행위는 괜찮고, 테러 때문에 스트레스 받을 필요 없습니다."
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz.""Terorizmus je v poriadku a netreba sa tak rozčuľovať."
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz.""Terrorismus ist kein Problem und wir sollten uns nicht so einschüchtern lassen."
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz.""Η τρομοκρατία είναι μια χαρούλα και δεν πρέπει να ταραζόμαστε."
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz.""טרור זה בסדר ואין סיבה להילחץ."
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz."وأنا أقول، "الإرهاب لا بأس به ولا يجب أن نكون مفجوعين بشدة."
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz."それは私の言いたい事ではありません
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.E vi preoccuperete per le cose sbagliate.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.Je zult je zorgen gaan maken over de verkeerde dingen.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.귀만 버리고, 이상한 걱정이나 하게 됩니다.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.Y ustedes se estarán preocupando por las cosas erróneas.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.И ще се притесняваш за погрешните неща.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.אתם הולכים שולל, ואתם דואגים בשל הדברים הלא נכונים.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.ستتلقى معلومات خاطئة، وستصبح قلقا من أمور خاطئة.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.覚えてますか?『心配すべき10項目』 そのひとつは

İlgili Sayfalar