endişelenmem ile cümle

endişelenmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.אין לנו צורך לדאוג בקשר לביצים אחרות או משהו בסגנון.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.ليس علينا القلق حول بويضات أخرى أو أي شئ مثل ذلك.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.「それは自分の池なの まぁそういう訳ね」
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?A lényeg, amin aggódnunk kell, hogy mennyi ismeretlenben van részünk.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?A questão que nos deveria preocupar é: quanta estranheza estamos a obter?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Ce ar trebui să ne preocupe este cât de multă "înstrăinare" să permitem.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Ce qui devrait nous inquiéter c'est de savoir à quel degré d'étrangeté nous sommes exposés.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Điều mà chúng ta nên quan tâm là có bao nhiêu "cái lạ" mà chúng ta đang tiếp nhận?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Hvad vi bør være bekymrede for er, hvor meget fremmedhed vi får?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Il punto di cui dovremmo preoccuparci è: quanta estraneità stiamo raggiungendo?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?우리가 걱정해야 하는 것은 우리가 얼마나 많이 낯설어하는가입니다.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız? Peki neden bu konu?Το ζήτημα που πρέπει να μας ανησυχεί είναι πόση ξενικότητα δεχόμαστε.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Waar we ons zorgen over horen te maken is: met hoeveel vreemdheid krijgen we te maken?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Wir sollten uns eher darum kümmern, wie viel Fremdheit wir bekommen.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?А в том, что нам следует подумать, сколько в нашей жизни неизвестности?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Ми мусимо задуматися над іншим - скільки незвичного ми отримуємо?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Това, за което трябва да се замислим, е колко непознатост получаваме?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?מה שצריך להדאיג אותנו זה, כמה זרות אנחנו מקבלים?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?الغرض هو أن ما يجب أن نقلق حياله هو, ما قدر الغرابة التي نتلقاها؟
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?どれ位 未知のことと向き合っているか なぜ「未知」なのか? なぜなら 社会的関係はますます-
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.A ameaça preocupante é se estamos ou não a ter a nossa dose de estranheza.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Amenințarea de care trebuie să ne îngrijorăm e dacă avem parte dreaptă de înstrăinare.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Amiért aggódnunk kell, hogy vajon megkapjuk-e a minket megillető részt az ismeretlenből.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Det det handler om er hvorvidt vi får vores rimelige andel af fremmedhed.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Die zu befürchtende Gefahr ist, ob wir einen gerechten Anteil Fremdheit abbekommen.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.걱정해야 할 위협은 우리가 적당한 만큼 낯설다고 느끼고 있는지의 여부입니다.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La amenaza que preocupa es si estamos dando nuestra parte justa de extrañeza o no.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La menace dont il faut se soucier est de savoir si nous sommes exposés autant qu'il le faudrait à l'étrangeté.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La minaccia di cui preoccuparsi è se o meno stiamo raggiungendo la nostra giusta quota di estraneità.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Mối đe dọa cần quan tâm đến là liệu rằng chúng ta có đang dành cho những cái lạ một phần chia công bằng không
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Powinniśmy zacząć się martwić, czy dostajemy dostateczną ilość obcości.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.А о том, получим ли мы необходимую долю неизвестности.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Занепокоєння викликає питання: отримаємо ми чи ні нашу справедливу частку незвичності.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Заплахата, за която трявба да мислим, е дали получаваме достатъчно голяма доза непознатост.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.האיום הגדול שיש לדאוג ממנו הוא אם אנו מקבלים את חלקנו הסביר של הזרות.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.التهديد هو هل نحصل أم لا على حصتنا من الغرابة.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.受け止めることができるかどうか ということです 20世紀の心理学者や社会学者たちは
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.A ameaça preocupante não são os estranhos.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Amenințarea ce ne poate îngrijora nu vine de la străini.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Die zu befürchtende Gefahr sind nicht Fremde.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.걱정해야 할 위협은 낯선 이에 대한 것이 아닙니다.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.La amenaza que preocupa no son los extraños.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.La menace dont il faut se soucier ne tient pas aux inconnus.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Mối đe dọa cần quan tâm đến không phải người lạ
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Nem az idegenektől kell féljünk.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Non sono gli estranei la minaccia di cui preoccuparsi.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Truslen at bekymre sig om, er ikke fremmede.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Zagrożeniem, które powinno nas martwić, nie są obcy.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Η απειλή που πρέπει να μας ανησυχεί δεν είναι οι άγνωστοι.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Занепокоєння мають викликати не незнайомці.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Заплахата, която ни грози, не е свързана с непознатостта.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.И волноваться нам надо не о незнакомцах.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.האיום שיש לדאוג ממנו הוא לא זרים.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.التهديد المقلق ليس الغرباء.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.怖れるべきは 未知なものを適正に
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.이제는 남은 질병 중에서 또 하나를 골라 다음 목표로 삼아야 한다고 생각합니다.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Lasst uns eine weitere Krankheit von unserer Sorgenliste streichen.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Laten we een andere aandoening van de lijst van vreselijke dingen schrappen.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Rayons une autre maladie de cette liste de choses terribles dont nous devons nous inquiéter.
Haydi listeden endişelenmemiz gereken bir hastalığı daha çıkaralım.Să mai ştergem o boală de pe lista cu lucruri îngrozitoare care ne îngrijorează.

İlgili Sayfalar