endişelenme ile cümle

endişelenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz.""טרור זה בסדר ואין סיבה להילחץ."
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz."وأنا أقول، "الإرهاب لا بأس به ولا يجب أن نكون مفجوعين بشدة."
"Terörizm iyidir ve bu kadar da endişelenmemeliyiz."それは私の言いたい事ではありません
Ülkenin dört bir yanında olan bir şey daha var. Şirketler su ayak izleri hakkında endişelenmeye başladılar.Ami hasonlóan terjed országszerte, az az hogy a vállalatokat nyugtalanítja a vízlábnyomuk.
Ülkenin dört bir yanında olan bir şey daha var. Şirketler su ayak izleri hakkında endişelenmeye başladılar.Mai e și altceva ce se întâmplă în ţară anume, companiile încep să fie îngrijorate de cota lor de apă.
Ülkenin dört bir yanında olan bir şey daha var. Şirketler su ayak izleri hakkında endişelenmeye başladılar.Po celé zemi se něco děje: firmy se začínají zajímat o svou vodní stopu.
Ülkenin dört bir yanında olan bir şey daha var. Şirketler su ayak izleri hakkında endişelenmeye başladılar.V celej krajine sa niečo deje: firmy sa začínajú zaujímať o svoju vodnú stopu.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.E vi preoccuperete per le cose sbagliate.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.Je zult je zorgen gaan maken over de verkeerde dingen.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.귀만 버리고, 이상한 걱정이나 하게 됩니다.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.Y ustedes se estarán preocupando por las cosas erróneas.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.И ще се притесняваш за погрешните неща.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.אתם הולכים שולל, ואתם דואגים בשל הדברים הלא נכונים.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.ستتلقى معلومات خاطئة، وستصبح قلقا من أمور خاطئة.
Ve aslında endişelenmemeniz gereken şeyler hakkında endişelenirsiniz.覚えてますか?『心配すべき10項目』 そのひとつは
Ve bu eğer sizi karıştırırsa, bununla ilgili çok endişelenmeyin.A když vás toto mate, netrapte se tím.
Ve bu eğer sizi karıştırırsa, bununla ilgili çok endişelenmeyin.I jeżeli jest to dla Ciebie mylące, nie przejmuj się tym.
Ve bu eğer sizi karıştırırsa, bununla ilgili çok endişelenmeyin.Und falls dich das verwirrt, mach dir keine Sorgen.
Ve bu eğer sizi karıştırırsa, bununla ilgili çok endişelenmeyin.באחד מהסרטונים הבאים.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.A než sa nazdáme, trápime sa kvôli nášmu trápeniu.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.A než si to uvědomíme, jsme nervózní, že jsme nervózní.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.Dan sebelum kita menyadarinya, kita khawatir tentang perasaan khawatir.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.En moins de temps qu'il ne faut pour le dire, nous sommes inquiets à l'idée d'être inquiets.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.E prima di rendercene conto, siamo in ansia per il fatto di sentirci in ansia.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.E sem nos apercebermos, certo, estamos ansiosos por nos sentirmos ansiosos.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.És mielőtt kettőig számolnánk, már amiatt aggódunk, hogy mennyire aggódunk.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.In, preden se zavemo, nas skrbi zaradi zaskrbljenosti.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.그리곤 우리가 그것을 미처 알기도 전에 우린 불안을 느끼는 것에 대해 불안해 하는 거죠.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.Och rätt som det är, är vi oroliga över att vara oroliga. (Skratt)
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.Og inden vi ved af det, ikke, er vi utrygge ved at være utrygge.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.Și înainte să vă dați seama vă neliniștește gândul de a fi neliniștit.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.Und ehe man sich's versieht, machen wir uns Sorgen, dass wir uns Sorgen machen.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.Và trước khi mà chúng ta kịp nhận ra nó, thì chúng ta lo lắng về việc cảm thấy lo lắng
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.Voordat je het weet, zijn we bang omdat we bang zijn.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.Y antes de darnos cuenta, verdad, estamos inquietos de sentirnos inquietos.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.Και προτού τo καταλάβουμε, ανησυχούμε επειδή αγχωνόμαστε!
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.И вот уже, сами того не осознавая, мы обеспокоены нашим беспокойством.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.И преди да се осъзнаем, се тревожим, за това че сме неспокойни."
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.І до того, як ми це усвідомлюємо, ми знервовані через відчуття тривоги.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.ולפני שיודעים מה קורה, אנו מודאגים מכך שאנו מודאגים.
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.وقبل أن ندرك ذلك نبدأ بالشعور بالقلق خوفاً من أن نصاب بالقلق ذاته
Ve bunu bilmeden önce, endişelenmekten endişeleniyoruz.私たちは 不安を感じることに 不安なんです おかしな話ですが
Ve bunu kalkülüste kanıtlamıştık. Eğer bunların hiçbiri bir şey ifade etmezse endişelenmeyin.Si daca nimic nu face sens pentru dumneavoastra, nu va faceti problem, suntem in geometrie acum.
Ve bunu kalkülüste kanıtlamıştık. Eğer bunların hiçbiri bir şey ifade etmezse endişelenmeyin.И ако нито едно от тези не ви е познато, не се тревожете, сега сме само в геометрията.
Ve sonra birazcık üründen alın. Endişelenmeyin, bu göz farınızı mahvetmez.Ne vous inquiétez pas, il ne ruine pas votre fard à paupières!
# ve yalnızlık aramaya başlar. # Bebeğim, endişelenme,# y soledad empieza a llamarte. # no te preocupes,
Yani, artık bu konuda endişelenmene gerek yok.Daher musst du dir jetzt <br />keine Sorgen mehr darüber machen.
Yani, artık bu konuda endişelenmene gerek yok.Deci, nu trebuie sa-ti mai faci griji in legatura cu asta.
Yani, artık bu konuda endişelenmene gerek yok.Jadi kau tidak perlu khawatir lagi.
Yani, artık bu konuda endişelenmene gerek yok.Quindi, non è necessario preoccuparsene più.
Yani, artık bu konuda endişelenmene gerek yok.Tu n'as plus besoin de t'inquiéter.
Yani, artık bu konuda endişelenmene gerek yok.Więc, nie musisz się już martwić.
Yani, artık bu konuda endişelenmene gerek yok.Γι'αυτό δεν χρειάζεται να ανησυχείς άλλο.
Yani, artık bu konuda endişelenmene gerek yok.Так что можешь больше не беспокоиться об этом.
Yani aslında bunun için endişelenmenize gerek yok.Per ora non devi preoccupartene
Yani aslında bunun için endişelenmenize gerek yok. Sonra çarpma işlemini yaparızAls nächstes folgt die Multiplikation.
Yani aslında bunun için endişelenmenize gerek yok. Sonra çarpma işlemini yaparızEntão você realmente não precisa se preocupar com isto nesse vídeo.
Yani aslında bunun için endişelenmenize gerek yok.Tak więc tak naprawdę nie martwcie się nimi.
Yani aslında bunun için endişelenmenize gerek yok.Takže se o ně v tomto videu nemusíte starat.
Yani aslında bunun için endişelenmenize gerek yok.Tényleg nem kell emiatt aggódnod.

İlgili Sayfalar