endişelenme ile cümle
endişelenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
- Hiç endişelenme.- Der er intet at være urolig for.
- Hiç endişelenme.-Det är inget att oroa sig för.
- Hiç endişelenme.- Não te preocupes.
- Hiç endişelenme.- Nic się nie martw.
- Hiç endişelenme.- Non preoccuparti.
- Hiç endişelenme.- No te preocupes.
- Hiç endişelenme.-Sitä on turha murehtia.
- Hiç endişelenme.-Μην ανησυχείς.
- Hiç endişelenme.- Не волнуйся.
İç! Endişelenme ve sadece iç.Maak je geen zorgen en drink gewoon.
İlk bıçak bağırsaklarını düğümlemeli. Endişelenme.При първия нож трябва да изтръпне.
İlk bıçak bağırsaklarını düğümlemeli. Endişelenme.Пусть у них сердце замрет, когда полетит первый нож.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.이런 것들이 바로 앞으로 50년간 우리가 고심해야 할 문제들입니다.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.A toto jsou otázky, kterými bychom se měli znepokojovat dalších 50 let.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.A toto sú otázky o ktoré sa musíme zaujímať nasledujúcich 50 rokov.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Ce sont les questions que nous devrions nous poser dans les 50 prochaines années.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Dan ini adalah pertanyaan yang harus kita khawatirkan untuk 50 tahun ke depan.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Das sind die Fragen, mit denen wir uns die nächsten 50 Jahre beschäftigen müssen.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Dit zijn de vragen waar we de komende 50 jaar mee moeten inzitten.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Đó chính là câu hỏi mà chúng ta sẽ phải lo lắng trong 50 năm tiếp theo.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.E estas são as questões com que temos de nos preocupar durante os próximos 50 anos.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.És ezeken a kérdéseken kell aggódjunk a következő 50 évben.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Estas son las preguntas que nos deben preocupar en los próximos 50 años.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Nämä ovat niitä asioita, joista meidän pitää huolehtia tulevien vuosikymmenten ajan.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Och detta är frågor som vi måste oroa oss över för de kommande 50 åren.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Oto pytania które powinny nas martwić przez następne pół wieku.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Queste sono le domande che dovremmo porci per i prossimi 50 anni.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Şi acestea sunt întrebările care să ne frământe în următorii 50 de ani.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Αυτές είναι οι ερωτήσεις για τις οποίες πρέπει να ανησυχούμε για τα επόμενα 50 χρόνια.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.Вот чем нам необходимо обеспокоиться на ближайшие 50 лет.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.И това са въпроси, над които трябва да се притесняваме през следващите 50 години.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.אלה הן השאלות שנצטרך לעסוק בהן ב- 50 השנים הקרובות.
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.تلك هي الاسئلة التي يجب ان نقلق حيالها في الـ 50 عاما القادمة
İşte önümüzdeki 50 yıl bu sorular için endişelenmeliyiz.心配しなければならない問なのです
İyi şanslar peder. Endişelenmeyin.Hodně štěstí monsignore a ničeho se neobávejte.
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Dia telah mulai khawatir setelah sarapan, dan ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "El a început să vă faceţi griji după micul dejun, şi ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Er hat sich nach dem Frühstück machen begann, und ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Ha cominciato a preoccuparsi dopo la colazione, e ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Han er begyndt ud til at bekymre sig efter morgenmad, og ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Han har börjat oroa sig efter frukost, och ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Hän on lähtenyt huolehtia aamiaisen jälkeen, ja ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "He se je začelo skrbeti, po zajtrku, in ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Hij is begonnen zich zorgen te maken na het ontbijt, en ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Il a commencé à s'inquiéter après le petit déjeuner, et ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "그는 아침 식사 후 걱정로 시작하고, ---- "가
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Ő kezdett el aggódni reggeli után, és ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Ông đã bắt đầu lo lắng sau khi ăn sáng, và ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Začal sa báť po raňajkách, a ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Začal se bát po snídani, a ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Zaczął się martwić, po śniadaniu, a ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Έχει ξεκίνησε να ανησυχούν μετά το πρωινό, και ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Він почав турбуватися, після сніданку, і ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Он начал беспокоиться, после завтрака, и ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "Той започна да се притеснявате, след закуска, а ---- "
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "بدأت أخرج للقلق بعد الافطار ، و "----
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "ああ、よく、あなたは女性と知る由もない。
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Đừng lo lắng.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Estou a sangrar. homem: Sim. Não te preocupes.
Kanıyorum. >> Adam, Evet, endişelenme.Estoy sangrando. hombre: Sí. No te preocupes.