endişeleniyor ile cümle
endişeleniyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
5
ORT. KELİME
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?ويسوقني الفضول لمعرفة ما إذا كنت تظل مستيقظاً أحياناً طوال الليل قلق لأنك قد فتحت (جرة الشيطان).
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?パンドラの箱を開けてしまったことを 後悔したことはないのかな? CP:どちらとも言えません
Neden endişeleniyorsun? Burası evi ve hepsi arkadaşları.لماذا القلق؟ نحن في المنزل وهي تشرب مع الاصدقاء
Neden endişeleniyorsun?Miért aggódik?
Neden endişeleniyorsun?Γιατί ανησυχείς;
Ne kadar endişeleniyorsun.A ty się zawsze martwisz.
Ne kadar endişeleniyorsun.Che dolce, da parte tua, preoccuparti tanto.
Ne kadar endişeleniyorsun.¡Cómo te preocupas por mí!
Ne kadar endişeleniyorsun.Hvor er du betænksom.
Ne kadar endişeleniyorsun.Oletpa sinä huolehtivainen.
Ne kadar endişeleniyorsun.Que preocupado estás!
Ne kadar endişeleniyorsun.Vad du är omtänksam.
Ne kadar endişeleniyorsun.Τι περιποιητικός!
Ne kadar endişeleniyorsun.Неужели ты беспокоишься?
Ölebileceğini için endişeleniyor musun?Halálra aggódod magad, hogy talán meghal?
Ölebileceğini için endişeleniyor musun?Tu es inquiète qu'il puisse mourir ?
Ölebileceğini için endişeleniyor musun?Φοβάσαι ότι θα πεθάνει;
Ölebileceğini için endişeleniyor musun?هل انت خائفة ان يموت؟
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Ele și fac griji una pentru alta.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Ellos se preocupan unos de otros.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Essentiellement, elles s'inquiètent l'une de l'autre.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...For det meste er de bekymrede om om hinanden.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Hầu như họ lo lắng về nhau.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...대부분은 서로 걱정을 하고 있습니다.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Martwią się o swój los.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Meestal zijn ze bezorgd over elkaar.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Meistens sind sie übereinander besorgt.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Mereka cenderung hanya mengkhawatirkan satu sama lain.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Os norte-americanos pensam que o modelo europeu vai ruir amanhã.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Più che altro si preoccupano l'uno dell'altro.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Többnyire egymás miatt aggódnak.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Většinou mají obavy jeden z druhého.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Κυρίως ανησυχούν η μια για την άλλη.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Найчастіше вони турбуються один про одного.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Они, в основном, заботятся друг о друге.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...Предимно те са загрижени един за друг.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...הן בעיקר מודאגות אחת לגבי השנייה.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...فى معظم الأحوال إنهم قلقين كل واحدة من الأخرى.
Onlar cogu zaman kendi aralarinda endiseleniyorlar...アメリカ人はヨーロッパ・モデルが 明日にも崩壊しないか心配し
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumAggódtam, hogy magányos leszel...
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumAku sempat khawatir kamu bisa diganggu.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumBála jsem, že budeš samotářka.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumBála som sa, že budeš osamelá.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumEram ingrijorata ca vei fi bruscata.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumEro preoccupata che potessi essere isolata.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumIch habe mir Sorgen gemacht, daß Du gemobbt werden würdest.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumIk maakte me zorgen dat je gepest zou worden.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumJag var rädd att du skulle bli mobbad.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumJ'avais peur que tu sois maltraitée.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordum난 또 니가 왕따 당하면 어쩌나 걱정했잖아
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumMình cứ sợ cậu bị ăn hiếp thôi.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumOlin huolissani, että saattaisit tulla erakoksi.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumSkrebelo me je da boš osamljena.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumZaczynałam się bać, że zostaniesz samotnikiem.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumΑνησυχούσα οτι θα νιώθεις μοναξιά
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumПритеснявах се, че може да си самотна.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumЯ боялась, что ты будешь отшельницей.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumכבר דאגתי שתיהי בודדה
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumكنت قلقه من ان تكوني وحيده
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumいじめられてるよ