endişeleniyor ile cümle

endişeleniyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?Oh můj...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?Oh my...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?Oh my...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?Oh my...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?Oh my...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?Oh...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?O mój...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?Trời đất...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?Ω μου...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?О, мій...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun. Ne düşündüğümü biliyor musun?אוי...
Gerçekten endişeleniyorum. Senin için cidden endişeleniyorum Boeun.Трябва да съм лесбийка.
Gerçekten endişeleniyorum.Наистина се тревожа.
Gerçekten endişeleniyorum.Я волнуюсь из-за этого.
Gerçekten endişeleniyorum.أنا لا أستطيع، خوفا من بداية الإشاعات في المدرسة. أنا قلق جدا
Güzel küçük kızın için endişeleniyorsan, o adada kalmalıydın!Ha aggódnál a gyönyörű lányod miatt, nem kellene örökre azon a szigeten maradnod.
Güzel küçük kızın için endişeleniyorsan, o adada kalmalıydın!Si vous étiez inquiet pour votre jolie fille, vous auriez dû rester sur cette île.
Güzel küçük kızın için endişeleniyorsan, o adada kalmalıydın!لو انك حقا قلق على الصغيرة الجميلة, كان عليك البقاء في الجزيرة
Herkes senin için çok endişeleniyor.Ale wtedy, musisz ze mną wyjść.
Herkes senin için çok endişeleniyor.¡No te puedo dejar aquí!
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.A fost prea ingrijorat cu munca, de aceasta cauza i s-a facut rau.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.Ba con đã rất lo lắng cho công ty, vì thế mà mới bị suy sụp như thế đó.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.Dia sangat mengkhawatirkan pekerjaan, makanya dia sampai jatuh sakit.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.Er ist tot beunruhigt über die Arbeit gewesen , deshalb wurde er ohnmächtig.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.Han har varit väldigt orolig om arbetet, det är därför han kollapsade så där.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.Hij is hartstikke bezorgd over werk, daarom is hij ingestort zoals dat.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.Il était mort d'inquiétude pour le boulot, c'est pour ça qu'il s'est effondré comme ça.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.Stava morendo di preoccupazione per il lavoro, per quello é svenuto in quel modo.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.Ανησυχούσε τόσο πολύ για τη δουλειά, γι'αυτό έπεσε κάτω έτσι.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.Он был крайне взволнован из-за работы, поэтому и слег вот так.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.لقد كان قلقاً بخصوص العمل لحد الموت ، لذلك هو أنهار بهذا الشكل
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.社長! 父さん!
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, aggódom, hogy hol fogok lakni.
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísiasi, myslím na to, kde bych mohl bydlet.
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, martwię się o to, gdzie będę mógł mieszkać. Co?
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, ma tot gandesc unde voi locui.
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, sono preoccupato, dove andrò ad abitare? Ah sì?
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, tôi sẽ sống ở đâu? Luôn khó khăn khi bắt đầu 1 công việc.
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lysias, ανησυχώ για το που πρόκειται να μείνω.
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum. Ne? Fakat siz artık çalışmaya başladınız.Lísias, wo werde ich wohnen?
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.N'exagère pas. Lísias, j'ai un soucis: où vais-je habiter?
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Лизиас, я беспокоюсь, где мне остановиться.
Marlin'in ona tüm anlattıklarını unutmasına neden olan kısa zamanlı hafızası hakkında endişeleniyordunuz.¿haría la memoria de corto plazo de Dory que se olvide de lo que le dijo Marlin?
Marlin'in ona tüm anlattıklarını unutmasına neden olan kısa zamanlı hafızası hakkında endişeleniyordunuz.도리의 짧은 기억력때문에 그녀가 말린에 의해 들은 어떤 것이라도 잊어버리게 되는건 아닐까 항상 걱정을 했죠.
Marlin'in ona tüm anlattıklarını unutmasına neden olan kısa zamanlı hafızası hakkında endişeleniyordunuz.la mémoire à court terme de Dory lui ferait-elle oublier tout ce que Martin lui a raconté.
Marlin'in ona tüm anlattıklarını unutmasına neden olan kısa zamanlı hafızası hakkında endişeleniyordunuz.la memoria a breve termine di Dory le farà dimenticare tutto quello che le ha detto Marlin?
Marlin'in ona tüm anlattıklarını unutmasına neden olan kısa zamanlı hafızası hakkında endişeleniyordunuz.liệu trí nhớ ngắn hạn của Dory có khiến cô quên bén lời của Marlin.
Marlin'in ona tüm anlattıklarını unutmasına neden olan kısa zamanlı hafızası hakkında endişeleniyordunuz.האם הזכרון לטווח-קצר של דורי יגרום לה לשכוח את מה שמרלין אמר לה.
Marlin'in ona tüm anlattıklarını unutmasına neden olan kısa zamanlı hafızası hakkında endişeleniyordunuz.هل ذاكرة دوري القصيرة المدى ستجعله ينسى أيا كان ما قاله لها مارلين.
Marlin'in ona tüm anlattıklarını unutmasına neden olan kısa zamanlı hafızası hakkında endişeleniyordunuz.常にやきもきさせられます 同時に 物語中ずっと 果たして—
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?A jen mě zajímá, jestli někdy v noci nemůžete spát a bojíte se, zda jste neotevřel pandořinu skříňku.
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?A som zvedavý, či sa nestáva, že v noci nemôžeš zaspať od obáv, že si otvoril pandorinu skrinku.
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?E tenho curiosidade em saber se acordas à noite com medo de teres aberto a caixa de Pandora.
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?Jestem ciekaw, czy czasem nie daje ci spać obawa, że otworzyłeś puszkę Pandory.
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?저는 당신이 한밤 중에 깨어서 판도라 상자를 연 것에 대해 걱정하는건 아닌지 궁금하네요.
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?Și doar sunt curios dacă tu uneori stai treaz noaptea și îți faci griji că ai deschis cutia Pandorei.
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?Tengo la curiosidad si tú alguna vez te recuestas en la noche preocupado por haber abierto la caja de Pandora.
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?И мне просто любопытно, не просыпаешься ли ты среди ночи с мыслью, что ты открыл ящик Пандоры?
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?И съм просто любопитен дали понякога лежите буден през ноща и се превожите,че сте отворили кутията на Пандора.
Merak ediyorum, bazen gecenin bir yarısı acaba Pandora'nın kutusunu mu açtım diye endişeleniyor musun?ואני פשוט סקרן, האם אתה מתעורר לפעמים באמצע הלילה דואג שמא פתחת את תיבת פנדורה.

İlgili Sayfalar