endişeleniyor ile cümle
endişeleniyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Ateityje dar dažnai jaudinsitės dėl vaikų. : Gelecekte çocukların için endişeleniyor olacaksın.Metoda zalecana jest pacjentkom, które w przyszłości chcą mieć jeszcze dzieci.
Çünkü Fransa'nın 1871'de kaybettiği toprakları yeniden kazanmayı hedeflediğinden endişeleniyordu.しかしプロイセンは、1807年に失った領土をすべて回復することは諦めなければならなかった。
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Chiar sunt neliniștit.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Ich bin wirklich beunruhigt.
Aa, ben cidden endişeleniyorum."Ik ben echt bezorgd.
Aa, ben cidden endişeleniyorum."Jag är verkligen orolig.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Mám opravdu velké starosti.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Nahát, csakugyan aggódom.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Och, naozaj ma to trápi.
Aa, ben cidden endişeleniyorum. Of , çok fazla endişe var""오, 내가 진짜 걱정하고 있잖아. 와우, 너무 걱정거리가 많은걸?"
Aa, ben cidden endişeleniyorum. Of , çok fazla endişe var"Oh, saya betul-betul khawatir, Wow, ada begitu banyak yang saya khawatirkan."
Aa, ben cidden endişeleniyorum. Of , çok fazla endişe var"Πω πω, έχω τόσο πολύ άγχος! '
Aa, ben cidden endişeleniyorum. Of , çok fazla endişe var"Оле, толкова много безпокойство!"
Aa, ben cidden endişeleniyorum. Of , çok fazla endişe var"אני באמת מודאג. יש כל-כך הרבה דאגה."
Aa, ben cidden endişeleniyorum. Of , çok fazla endişe var"أوه، أنا حقاً أشعر بالقلق. واو ، هناك الكثير من القلق ".
Aa, ben cidden endişeleniyorum. Of , çok fazla endişe var"それに気づくまでは
Aa, ben cidden endişeleniyorum."Oh, estou mesmo preocupado.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Oh, jeg er virkelig bekymret.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Oh, je suis vraiment inquiet.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Oh, realmente estoy preocupado.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Oh, resnično sem zaskrbljen.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Oh, sono davvero preoccupato.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Ồ, tôi thật sự rất lo lắng.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Wracamy do niej, powtarzamy ją.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Да, я действительно очень переживаю.
Aa, ben cidden endişeleniyorum.Я справді хвилююся.
Aigoo, teşekkür ederim. Sen bile benim için endişeleniyorsun ha?Aigoo, danke, du sorgst dich sogar um mich?
Aigoo, teşekkür ederim. Sen bile benim için endişeleniyorsun ha?أيقو,شكرا لك.هل أنت قلقة علي؟
Aigoo, teşekkür ederim. Sen bile benim için endişeleniyorsun ha?大丈夫よ
Ama gerçeği söylemek gerekirse ben gıda sorunlarından daha çok endişeleniyorum.Mais à vrai dire, j'ai plus peur des aliments frelatés que de tous les autres problèmes du Bangladesh.
Ama gerçeği söylemek gerekirse ben gıda sorunlarından daha çok endişeleniyorum.Mnie jednak problemy braku pożywienia martwią bardziej niż jakiekolwiek inne problemy Bangladeszu
Ama muhabirler için endişeleniyorum.Azonban én az újságíró miatt aggódok.
Ama muhabirler için endişeleniyorum.Mais je m'inquiète à cause du journaliste.
Ama muhabirler için endişeleniyorum.Αλλά ανησυχώ για τους δημοσιογράφους.
Ama muhabirler için endişeleniyorum.لكنني قلقة بخصوص الصحفيين
Annem senin için endişeleniyor.Anya aggódik miattad.
Annem senin için endişeleniyor.Maman s'inquiète pour toi.
Annem senin için endişeleniyor.Το ξέρεις ότι η μαμά ανησυχεί.
Annem senin için endişeleniyor.تعلمين ان امي قلقة
Annen senin için endişeleniyor.Czy miała jakieś inne wyjście?
Annen senin için endişeleniyor. Ona eskiden olduğun gibi nazik davran.Tu madre está preocupada por tí, sé comprensivo con ella.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Aggódtam azért is, hogy semmi sem fog történni velük, vagy nem lesz számomra semmi mondanivalójuk.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Eram îngrijorată că nu li se întâmpla nimic, niciodată, sau că nu vor avea nimic să-mi spună.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Ik was ook bezorgd dat het een saaie bedoening zou zijn of dat ze me niets zouden te vertellen hebben.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Je craignais aussi que rien ne leur arrive, ou qu'elles n'aient rien à me dire.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.또한 저는 그들에게서 캐낼 정보도 없을 것이고, 그들 또한 저에게 특별히 전할 말이 없을 것 같아 사실 걱정을 좀 했습니다.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Mich beunruhigte ebenso, dass mit ihnen nichts passieren würde oder dass sie mir nichts zu sagen hätten.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Obawiałam się, że w ich życiu nic się nie dzieje, albo że nie będą miały nic do powiedzenia.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Skrbelo me je, da se jim ne bo nič novega dogajalo, ali da mi ne bodo ničesar povedali.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Também me preocupava que não se passasse nada ou que elas não tivessem nada para me dizer.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.También me preocupaba que nunca les pasara nada, o que no tuvieran nada que decirme.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Tôi cũng đã lo lắng rằng sẽ không có gì sẽ xảy đến với họ, hoặc họ sẽ không có gì để nói với tôi.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Ανησυχούσα, επίσης, πως τίποτα ποτέ δε θα συμβεί σ' αυτούς ή πως δε θα είχαν να μου πουν τίποτα.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Също така се притеснявах, че никога нищо няма да им се случи, или че няма да имат какво да ми кажат.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Я также волновалась, что у них ничего никогда не изменится, или им будет нечего мне сказать.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.Я також переживала, що в них страшенно нудне життя, і що вони не знатимуть, що мені розповісти.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.דאגתי גם שאולי לעולם לא יקרה איתם שום דבר, או שלא יהיה להם מה לומר לי.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.كنت قلقة أيضا أن لا شيء يمكن أن يحدث ابداً لهم، أو أنه لن يكون لهم اي شيء يقولونه لي.
Ayrıca onlar için bir değişiklik olmayacağından ya da bana bir şey söylemeyeceklerinden endişeleniyordum.話すこともないだろうと思ったのです ところが この若い女性達は 賢く ユーモアのセンスがあって
Ben onun için endişeleniyorum.Sai, sono preoccupato per lui.