endişelendi ile cümle

endişelendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Beni endişelendiren şey bu simge.Minua häiritsee tämä symboli.
Beni endişelendiren şey bu simge.O que me faz espécie... é este símbolo.
Beni endişelendiren şey bu simge.Αυτό που με προβληματίζει είναι αυτό το σύμβολο.
Beni endişelendiren şey bu simge.Мне не даёт покоя... этот символ.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Aku begitu khawatir.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Am fost ingrijorata pentru tine.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Ero preoccupata per te.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Ich hab mir Sorgen um dich gemacht.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Ik was bezorgd over jou.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.J'étais inquiète à propos de toi.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Martwiłam się o ciebie.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Mẹ lo cho con lắm đấy.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Så jag var orolig för dig.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Ανησυχούσα για σένα.
Beni endişelendirmeye başlamıştın.Я волновалась за тебя.
Benim hakkımda seni endişelendirmek istemem, Tamam?Ik wil niet dat je je zorgen over mij maakt, oké?
Benim hakkımda seni endişelendirmek istemem, Tamam? Sadece normal rutinine koyul ve...Em không muốn anh phải lo lắng cho em, được không?
Beyefendi Kang Hwi endişelendiğinden benimle mağazaya bile geldi.Kang Hwi nawet poszedł ze mną do sklepu, bo się martwił.
Beyefendi Kang Hwi endişelendiğinden benimle mağazaya bile geldi.Kang Hwi-nimeun (Tuan) bahkan datang ke toko bersama ku karena dia khawatir.
Beyefendi Kang Hwi endişelendiğinden benimle mağazaya bile geldi.Monsieur Kang Hwi est même venu avec moi à la boutique parce qu'il s'inquiétait.
Beyefendi Kang Hwi endişelendiğinden benimle mağazaya bile geldi.Sir Kang Hwi a venit chiar si dupa mine la magazin, pentru ca era ingrijorat..
Beyefendi Kang Hwi endişelendiğinden benimle mağazaya bile geldi.Sir Kang Hwi è addirittura venuto con me al negozio, perché era preoccupato.
Beyefendi Kang Hwi endişelendiğinden benimle mağazaya bile geldi.Sir Kang Hwi ist selbst mit mir zu dem Geschäft gegangen<br />weil er besorgt war.
Beyefendi Kang Hwi endişelendiğinden benimle mağazaya bile geldi.Ο σερ Κανγκ Χουί ήρθε μαζί μου μέχρι το κατάστημα επειδή ανησύχησε.
Beyefendi Kang Hwi endişelendiğinden benimle mağazaya bile geldi.Сэр Кан Хви сегодня даже был со мной в магазине, потомучто переживал
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Ich weiß, dass gewalthaltige Videospiele meiner Mutter Sorgen bereiten.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Ik weet dat mijn moeder zich zorgen maakt om gewelddadige games.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.폭력적인 게임이 내 어머니를 걱정하게 만든다는 건 안다.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Ma mère s'inquiète à propos de la violence des jeux.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Saya tahu kekerasan dalam video game membuat ibu saya khawatir.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Se lo que los juegos violentos hacen preocupar a mi madre
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.So che i videogiochi violenti fanno preoccupare mia madre.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Ştiu că jocurile violente o fac pe mama mea să se îngrijoreze.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Tôi biết các trò chơi điện tử bạo lực làm mẹ tôi lo lắng
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Tudom, hogy anyám aggódik az agresszív játékok miatt.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Vím, že moje máma má strach z násilných videoher.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Wiem, że brutalne gry wideo martwią moją mamę.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Ξέρω πως τα βίαια παιχνίδια ανησυχούν τη μητέρα μου.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Знам, че игрите с насилие тревожат майка ми.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.Я знаю, что насилие в видео играх беспокоит мою мать.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.אני יודע שמשחקים אלימים מדאיגים את אמא שלי.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.أعرف أن الألعاب التلفزيونية العنيفة تقلق أمي
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Chúng tôi bỗng lo lắng kiểu, con mình xấu tính ư?
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Dan tiba-tiba kami merasa khawatir, seperti, apakah kami mempunyai seorang putri yang nakal?
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.E subito ci siamo preoccupati, ci siamo chiesti se avevamo una figlia cattiva.
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Et soudainement, nous étions inquiets : étions-nous les parents d'une méchante fille ?
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Hirtelen aggódni kezdtünk, hogy ilyen közönséges a gyerekünk.
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.우리 딸이 버르장머리없는 아이인가 하는 생각에 금새 걱정이 되었습니다.
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Plotseling waren we bang: is ons meisje gemeen?
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Wir waren besorgt. Zogen wir etwa eine fiese Zicke heran?
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Y de repente estábamos preocupados, ¿acaso tenemos a una niña mala en nuestras manos?
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Zaczęliśmy się martwić naszym dzieckiem.
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Και ξαφνικά ανησυχήσαμε, μήπως μεγαλώνουμε ένα κακό κορίτσι;
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.И изведнъж се притеснихме дали нямаме случай на свадливо момиче?
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.И мы вдруг забеспокоились: что такое, у нас злая девочка?
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.Ми почали хвилюватися, чи наша дівчинка не виросла злою.
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.ולפתע נעשינו מודאגים, מה זה, יש לנו בת מרשעת?
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.وفجأة كنا قلقين، أيُعقل أنّ لدينا فتاة لئيمة؟
Bir anda bayağı bir endişelendik acaba bizim huysuz bir kızımız mı var diye.僕らはどうして良いか分からず 彼女を僕の書斎に呼びました
Bizden ne kadar endişelendiklerini gösteriyor.Det visar hur uppmärksamma de är på oss.

İlgili Sayfalar