endişelendi ile cümle

endişelendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
4
ORT. KELİME
Senin hakkında çok endişelendim.I was so worried about you.
Sizin için çok endişelendim.I was so worried about you.
Tom hayatı hakkında endişelendi.Tom worried about his life.
Beni endişelendiren bu.That's what's got me worried.
Beni endişelendiren şey bu.That's what's worrying me.
Beni endişelendiren bu değil.That's not what worries me.
Sen beni çok endişelendirdin.You've had me worried sick.
Bu beni endişelendirdi, Tom.This one's got me worried, Tom.
Sadece sizi endişelendirmek istemedim.I just didn't want you to worry.
Sadece seni endişelendirmek istemedim.I just didn't want you to worry.
Para beni endişelendirmez. Beni sakinleştirir.Money doesn't worry me. It calms me.
Şimdi beni gerçekten endişelendiriyorsun.Now you really worry me.
Bu konuda biraz endişelendim.I worried about it a little.
Bir şey onları endişelendiriyor.Something's worrying them.
Bir şey onu endişelendiriyor.Something's worrying him.
Onları endişelendirmek istemedim.I didn't want to worry them.
Onu endişelendirmek istemedim.I didn't want to worry him.
Onlar hakkında endişelendiğini biliyorum.I know you worry about them.
Onunla ilgili endişelendiğini biliyorum.I know you worry about him.
Onun hakkında endişelendiğini biliyorum.I know you worry about her.
Endişelendiğim en önemli şey endişeli olmadığımdır.The main thing I'm worried about is that I'm not worried.
Senin için çok endişelendim.We worried a lot about you.
Bu kalabalık beni endişelendiriyor.This crowd makes me anxious.
Tabii ki endişelendim.I worried, of course.
Şu anda seni endişelendiren bir şey var mı?Is there anything that worries you right now?
Onun seni endişelendirmesine izin verme.Don't let that worry you.
Beni endişelendirmeye başlıyordun.You were beginning to worry me.
Beni endişelendirmeye başlıyorsun.You're beginning to worry me.
Bu, onların hakkında endişelendikleri şey.That's what they're worried about.
Hakkında endişelendiğimiz şey budur.That's what we're worried about.
Neredeydin? Çok endişelendim.Where have you been? I was worried sick.
Son zamanlarda onun için endişelendim.I've been concerned about him recently.
Sizi endişelendirdiğim için üzgünüm.I'm sorry I made you worry.
Bu beni endişelendirmiyor.It doesn't worry me.
Biz senin hakkında çok endişelendik.We worried a lot about you.
Mektubunuzu aldım ve çok endişelendim.I received your letter and I was very worried.
Bununla ilgili bir şey beni endişelendiriyor.Something about this concerns me.
Ekim ayında çok endişelendim.I was very concerned in October.
O beni endişelendiren tek şey değil.That isn't the only thing that worries me.
Onu endişelendirmek istemiyorum.I don't want to worry her.
Onları endişelendirmek istemiyorum.I don't want to worry them.
Hakkında endişelendiğim kişi Tom'dur.The one I'm worried about is Tom.
Tom'u endişelendirmek istemiyorum.I don't want to worry Tom.
Tom'un güvenliği konusunda endişelendim.I was concerned about Tom's safety.
Layla çok endişelendiLayla became very nervous.
Senin hakkında çok endişelendim. Neden aramadın?I've been worried sick about you. Why didn't you call?
Yaralanmış olabileceğiniz hakkında endişelendik.We were worried that you might've been injured.
Bu, Tom'dan çok endişelendi.This worried Tom a lot.
Tüm endişelendiğin şey bu mu?Is that all you're worried about?
Sami beni endişelendiriyor.Sami worries me.
Tom, endişelendiğim kişi değil.Tom isn't the one I'm worried about.
Tom endişelendiğini söyledi.Tom said that he was concerned.
Tom, Mary hakkında endişelendi.Tom worried about Mary.
Bütün gün senin için endişelendim.I was worried about you all day.
Mary geleceğini söylediğinde gelmediği zaman Tom biraz endişelendi.Tom got a little concerned when Mary didn't arrive when she said she would.
Tom bunun kendisini endişelendirdiğini söyledi.Tom said that worried him.
Sami, Leyla için çok endişelendi.Sami was so concerned for Layla.
Küresel ısınma, bilim insanlarını endişelendiriyor.Global warming worries scientists.
Tom'un bunu yapması ihtimali Mary'yi endişelendirdi.The possibility that Tom might do that worried Mary.
Tom'un bunu yapabilmesi olasılığı Mary'yi endişelendirdi.The possibility that Tom might be doing that worried Mary.

İlgili Sayfalar