endişe ile cümle

endişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Ee?" Corky endişeyle dedi."Well?" said Corky, anxiously.
"Ben, eski top endişe etmemesi gerektiğini."I shouldn't worry about that, old top.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."Was he--has he been--was he very worried?" I chuckled.
O burada ve Edinburgh arasında en endişeli adam hakkında.He was about the most worried man between here and Edinburgh.
O millet tarafından ödenen sanki O endişe verici olmuştur.He has been worrying as if he was paid to do it by the nation.
Kahvaltıdan sonra endişelenmeye başladık, ---- "He has started out to worry after breakfast, and----"
Sizi aşağıda görünce endişelenmiştim.I was worried because you seemed down.
Annenin sizin için endişelendiğini bilmiyor musun?Don't you know your mother worries about you?
Hasta olduğun için endişelendiğim gerçek.I was sincerely worried when you were sick.
Yani astronotları kör edeceğim diye endişelenmenize gerek yokSo don't worry about blinding any astronauts.
"Endişe hiçbir şeyi çözmez.""Worrying solves nothing."
Joe üzerinde çalıştığı cihazla alakalı büyük endişeler içerisindeydi.And Joe was very worried about the device that he was working on.
Gelgelelim, kuruluşundaki insanlara göz attığında onun kadar endişeli biri de yok gibiydi.But when he looked around his organization, nobody else seemed to be at all worried.
Gerçekten endişeliydim.I was really worried.
Senin için endişelendim!I was worried about you!
Hiçbir şey demeden gittiğin için çok endişelendim.If you leave without saying anything, I worry.
Ölebileceğini için endişeleniyor musun?Are you worried to death he may pass away?
Çok endişelendim.I was worried sick.
Endişelenecek bir şey yok.There's nothing to worry.
Oldukça endişelendik.We were quiet worried.
Bunun için endişelenme.Don't worry about it.
Endişe edecek bir şey yok, tek bir şey bile.Nothing to worry about, not a thing.
Endişelenme, belki de ikizleriniz olmuştur. Doğum bittiğinde seni ararlar. Evet?I expect it's twins; they'll phone you when it's all over
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.You'll be treated fairly. I'd hardly call your poilicy of sharing fair.
En az 3 aylık bir yolculuğa çıkacaksınız, arkanda bıraktıkların için endişelenmeyecek misin ?You'll be gone for at least two or three months, do you worry about what you've left behind?
Abimin senin gibi ona bakacak karısı var, Endişelenmeme gerek yok.My brother has you to take care of him, there's nothing to be worried.
Biliyorum, şiddet içeren bilgisayar oyunları annemi endişelendiriyor.I know violent video games make my mother worry.
Madagaskardaki Foko Club ülkelerinin imajını değiştirmekten endişe duymuyordu.Foko Club in Madagascar weren't actually concerned with trying to change the image of their country.
Ciddi bir endişe ile bu makine ile röportajı kabul ediyoruz.With considerable trepidation, we undertake to interview this new machine.
Bu yüzden çalışma beni endişelendirdi.So this study got me wondering:
İnsanlar Seung Jo'dan çok senin için endişe ediyorlar.Everyone is worrying about you more than they are for Seung Jo.
Endişeli misin?Were you worried?
Endişeli mi?Worried?
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.I was basically concerned about what was going on in the world.
Endişe bütün bunların kaynağıdır.And so concern is where all of this comes from.
Evet, şimdi o kadar da endişelenmiyorum.Yeah, I'm not worried about it now.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.I was really concerned about having to wear this gadget on my face.
"Merak etmek varken neden endişe edeyim?""Why the worry? I'd rather wonder."
Çünkü buna neyin sebep olduğunu biliyorsunuz. Bu sizi endişelendirmiyor mu?Because you understand what's doing it, it doesn't make you worried?
Prototip iki ya da üç tane ise endişelenmeye gerek yoktur.If you have two or three, don't worry--that's probably fine.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.I was clearly worried about my intellectual property when I was eight.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.In my experience, you'll want to hear that whatever you're worried about is going to be fine.
Çünkü çok endişeliyim.Because I'm very worried.
Endişe etmemiz gerektiğini düşündüğüm bir başka konu daha var.So here's the other issue that I just think we've got to be concerned about.
Belki kel kalacak diye endişe içinde olabilir.Maybe he's worried that he's going bald.
Aborijinlerin kültürüyle alakalı en çok neden endişe ediyorsunuz?Aborijinlerin kültürüyle alakalı en çok neden endişe ediyorsunuz?
En çok endişelendiğim şey Aborijinlerin kültürlerinin kaybolmasıdır.En çok endişelendiğim şey Aborijinlerin kültürlerinin kaybolmasıdır.
Endişelenmiş miydin yoksa?Because you were worried?
Fakat, bunun ciddi bir endişe olduğunu düşünüyorum, Al daha da iyiye gittiğinde ne olacak?But I think it is a very serious worry, what will happen as AI gets better and better?
Endişelenme, Terminatöre dönüşsem bile, sana karşı nazik olacağım.]Don't worry, even If I evolve into Terminator I will be nice to you.]
Şimdi onu endişelendirecek bir şeyler düşünmeliyiz.Now we've got to think of something to worry him.
İki şeyle bitirmek istiyorum. Bir endişemi aktarmak istiyorum.So I want to conclude with two things.
Bir endişem ve ilgili bir öyküm var.I want to conclude with a worry, and with a wonderful story.
Endişem depresyon ilaçlarıyla ilgili.The worry is about antidepressants.
Eğer üslü sayılar nedir bilmiyorsanız, bununla ilgili şimdi endişelenmeyin!If you don't know what exponents are, don't worry about it right now.
Yani aslında bunun için endişelenmenize gerek yok.So you don't really have to worry about it for this video.
Burada üslü sayımız hiç yok, bu nedenle bu konuda endişelenmemize gerek yok.We don't have any exponents here, so we don't have to worry about it.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.He doesn't have to experience the anxiety of not knowing because of limited expertise.
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,And I'm really worried, because when people talk about cars
Ülkenin bazı bölgelerinde, oy kullanımının engellenebileceğine dair endişeler vardı.And there was some concern that in some parts of the country there might be voter suppression.
İlgili Sayfalar