endişe ile cümle
endişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bizim hakkımızda endişe ediyor musun?Do you worry about us?
Tom da endişeliydi.Tom was worried, too.
Onun hakkında neden hâlâ endişelisin?Why are you still worried about that?
O hakkında endişe edeyim.Let me worry about that.
Onun hakkında endişelenmene gerek olduğunu sanmıyorum.I don't think you need to be worried about that.
Öyle şeyler hakkında endişelenmemeye çalışıyorum.I try not to worry about things like that.
Neden bu kadar çok endişe ediyorsun?Why do you worry so much?
Doktor bu kadar çok endişe etmekten vazgeçmem gerektiğini söylüyor.The doctor says I need to quit worrying so much.
Bu kadar çok endişe etmekten vazgeçmelisin.You have to stop worrying so much.
Şimdi beni gerçekten endişelendiriyorsun.Now you really worry me.
Bu konuda biraz endişelendim.I worried about it a little.
Onun hakkında endişe ederek zamanını israf etme.Don't waste your time worrying about it.
Ailen hakkında endişelenme.Don't worry about your family.
Tom her zaman her şey hakkında endişe eder.Tom always worries about everything.
Üzgünüm, çok endişeliydim.Sorry, I was distracted.
Endişeli olmamız gerekiyor mu?Should we be concerned?
Tom çocukları hakkında çok endişe ediyor.Tom worries too much about his children.
Herkes endişeyle bekliyor.Everyone is waiting anxiously.
Endişelenme, onu incitmek istemiyorum.Don't worry, I don't want to hurt him.
Tom ve ben gerçekten senin hakkında endişeliyiz.Tom and I were really worried about you.
Ailen senin hakkında endişeli.Your parents are worried about you.
Arkadaşların senin hakkında endişeli.Your friends are worried about you.
Tom ve Mary zihinsel sağlık sorunları olan oğullarıyla ilgili çok endişeli.Tom and Mary are worried sick about their son, who has mental health problems.
Korkma, Tom. Endişelenmeye gerek yok.Don't be afraid, Tom. There's no need to worry.
Ne kadar endişeli olduğumu hayal bile edemezsin.You can't imagine how concerned I was.
Onlar prezervatif kullanmıyorlar çünkü artık hamilelik konusunda endişeli değiller.They don't use condoms because they are no longer worried about pregnancy.
Bir şey onları endişelendiriyor.Something's worrying them.
Bir şey onu endişelendiriyor.Something's worrying him.
Onları endişelendirmek istemedim.I didn't want to worry them.
Onu endişelendirmek istemedim.I didn't want to worry him.
Onların endişelenmesini istemedim.I didn't want them to worry.
Onun endişelenmesini istemedim.I didn't want him to worry.
Onlara endişe etmekten vazgeçmelerini söyle.Tell them to stop worrying.
Ona endişe etmekten vazgeçmesini söyle.Tell him to stop worrying.
Endişelenme. Onlara söylemeyeceğim.Don't worry. I won't tell them.
Endişelenme, ona söylemeyeceğim.Don't worry. I won't tell him.
Sadece onlara endişe etmemelerini söyle.Just tell them not to worry.
Sadece ona endişe etmemesini söyle.Just tell him not to worry.
Endişelenme. Onları bulacağız.Don't worry. We'll find them.
Endişelenme. Onu bulacağız.Don't worry. We'll find him.
Onlar hakkında endişelendiğini biliyorum.I know you worry about them.
Onunla ilgili endişelendiğini biliyorum.I know you worry about him.
Onun hakkında endişelendiğini biliyorum.I know you worry about her.
Bizim hakkımızda endişelenme.Don't you worry about us.
Onlar hakkında endişelenme.Don't you worry about them.
Benim hakkımda endişelenme.Don't you worry about me.
Onunla ilgili endişelenme.Don't you worry about him.
Bizim hakkımızda endişelenmemeye çalış.Try not to worry about us.
Onlar hakkında endişelenmemeye çalış.Try not to worry about them.
Benim hakkımda endişelenmemeye çalış.Try not to worry about me.
Onun hakkında endişelenmemeye çalış.Try not to worry about him.
Asla senin hakkında endişelenmek zorunda değildim.I never had to worry about you.
Onlar için asla endişelenmem gerekmedi.I never had to worry about them.
Onun için hiç endişelenmem gerekmedi.I never had to worry about him.
Onun hakkında endişelenmek zorunda değildim.I never had to worry about her.
Onlar hakkında endişelenmezdim.I wouldn't worry about them.
Onunla ilgili endişelenmezdim.I wouldn't worry about him.
Onun hakkında endişelenmezdim.I wouldn't worry about her.
Onlar hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about them.
Onun hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about him.