İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.Ta sẽ làm cho loài người hiếm có hơn vàng quí, thật ta sẽ làm cho loài người hiếm có hơn vàng ròng xứ Ô-phia.
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.Voi face pe oameni mai rari decît aurul curat, şi mai scumpi decît aurul din Ofir.
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.Způsobím to, že dražší bude člověk nad zlato čisté, člověk, pravím, nad zlato z Ofir.
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.Θελω καταστησει ανθρωπον πολυτιμοτερον υπερ χρυσιον καθαρον μαλιστα ανθρωπον υπερ το χρυσιον του Οφειρ.
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.сделаю то, что люди будут дороже чистого золота, и мужи – дороже золота Офирского.
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.Ще направя човек да е по-скъп от чисто злато, Да! хората да са по-скъпи от офирското злато.
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.אוקיר אנוש מפז ואדם מכתם אופיר׃
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.واجعل الرجل اعز من الذهب الابريز والانسان اعز من ذهب اوفير.
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.我 必 使 人 比 精 金 還 少 、 使 人 比 俄 斐 純 金 更 少
İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.我 必 使 人 比 精金 還少 、 使 人 比 俄斐 純金 更少
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Aici el arată un erete cu umerii negri.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Aquí está mostrando un 'Black-Shouldered Kite' raro
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Đây, anh ta trỏ một chú diều hâu vai đen hiếm (black-shouldered kite).
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Här pekar han på en sällsynt svartvingad glada.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Hier hebt er einen seltenen Gleitaar hervor.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Hier wijst hij naar een zeldzame Zwart-Schouder-wouw.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Il montre un rare Elanion blanc. (NdT : oiseau rapace)
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Íme, egy ritka fekete-vállú kányára mutat.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Itu, dia menunjuk alap-alap bahu hitam yang langka.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.저기 희귀한 검은죽지솔개가 있다고 가리키다가
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Prima mi indica un raro nibbio bianco.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor. Şimdiyse fitoplanktonların mineral ihtiyaçlarından söz ediyor.Albo pokazuje rzadkiego kaniuka, albo opowiada, jakich minerałów potrzebuje fitoplankton.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor. Şimdiyse fitoplanktonların mineral ihtiyaçlarından söz ediyor.Тук ще посочи рядък екземпляр чернокрила каня, после ще спомене минералните нужди на фитопланктона.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Tady ukazuje na vzácného Luňce australského.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.Από εδώ μου δείχνει ένα σπάνιο έλανο.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.כאן, הוא מצביע על דאה שחורת כתף.
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.وهاهو , يشير الى نوع نادر من طير الكتف الاسود
İşte ender bir Ak Çaylak'ı gösteriyor.植物プランクトンに必要な無機質
legal bir iktisadi uygulamayı nasıl bir araya getirebileceğimiz konusunda ender öneriler almaktayım.참으로 세계화된 범위내의
legal bir iktisadi uygulamayı nasıl bir araya getirebileceğimiz konusunda ender öneriler almaktayım.Vorschläge von irgendjemandem darüber, wie man eine legale Wirtschaft aufstellt.
legal bir iktisadi uygulamayı nasıl bir araya getirebileceğimiz konusunda ender öneriler almaktayım.לחשוב על ההנחות
legal bir iktisadi uygulamayı nasıl bir araya getirebileceğimiz konusunda ender öneriler almaktayım.عن كيفية بنا ء وضع ا قتصا دي . لمعلوما تكم
legal bir iktisadi uygulamayı nasıl bir araya getirebileceğimiz konusunda ender öneriler almaktayım.真の国際的な世界の前提について、
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Alebo tie veľmi vzácne, ohrozené endemity.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Hay những con hiếm, đặc hữu.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.아까 그 붉은 잠자리나, 희귀한 잠자리, 멸종 위기의 잠자리같은 거요.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.ligesom den røde. Eller de virkelig sjældne, endemiske truede nogle.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Oder die wirklich seltenen Arten, die endemisch bedrohten.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Of de echt zeldzame, de endemische bedreigde soorten.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.O las muy extrañas, en peligro de extinción.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Oppure quelle molto rare, sempre in via di estinzione.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Ou bien les très rares, celles en voie d'extinction.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Sau pe cele foarte rare, sau pe cale de disparitie.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Tai hyvin harvinaisia, sukupuuton partaalla olevia.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Vagy a nagyon ritka, veszélyeztetett fajokat.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Ή τις πολύ σπάνιες, που απειλούνται.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Или наистина редките, ендемично застрашените.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.Или очень редкие виды на гране исчезновения.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.כמו זו האדומה. או על אילו הנדירות באמת, האנדמיות והנדירות שבהן.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.مثل تلك الحمراء. أو تلك النادرة جداً، تلك المعرضة للانقراض في أوطانها.
Mesela kırmızı olanları, ya da çok ender türleri, soyu tükenmekte olanları.これでは少し物足りなさを感じますね
Mustafa is double dealing Ender hanim.Mustafa es el doble juego de Ender hanim.
Mustafa is double dealing Ender hanim.Ο Μουσταφά είναι υποκριτικότητα όσον hanim Ender.
Mustafa is double dealing Ender hanim.מוסטפא הוא האנם אנדר התמודדות כפולה.
Pasifik/ EnderburyCsendes- óceán/ Enderbury
Pasifik/ EnderburyGrote_Oceaan/Enderbury
Pasifik/ Enderbury태평양/ 엔더베리
Pasifik/ EnderburyOcean_ Spokojny/ Enderbury
Pasifik/ EnderburyPacific/ Enderbury
Pasifik/ EnderburyPacífico/ Enderbury