Cali, Güneybatı Kolombiya'da ekonomik, endüstriyel ve tarım merkezi oluşturur.Cali è il principale centro commerciale, industriale ed agricolo del sud-ovest della Colombia.
Edison'un en önemli keşfi Menlo Park, New Jersey'deki ilk endüstriyel araştırma laboratuvarıydı.Le più importanti invenzioni di Edison nacquero nel suo laboratorio di ricerca di Menlo Park.
Kloroasetik asitin endüstriyel üretimi iki yolla gerçekleştirilir.La sintesi di acido cloroformico viene effettuata in due passaggi.
Bilimsel ve endüstriyel araştırma meclisine danışman oldu.In seguito divenne anche capo consigliere scientifico del Dipartimento di ricerca scientifica e industriale.
Güvenilirliği ile dikkat çekerek endüstriyel alanda makina operasyonlarında kullanılmaya başlandı.Si deve a lui l'introduzione, nelle nostre campagne, della trebbiatura meccanica.
Ürünleri yatlar, ticaret gemileri, endüstriyel gemiler ve savaş gemileri olabilir.Le caserme, gli armamenti, le navi e gli aeromobili militari.
2003 Endüstriyel motor üretimi için yeni Kagami fabrikası tamamlandı.Nel 2002 è stato costruito il TPCA, un moderno impianto industriale per la produzione di automobili.
Konietzko mizahi bir biçimde kendini "endüstriyel rock'ın babası" olarak göstermektedir.Конецко в шутку называет себя отцом индастриал-рока.
1992-1993 yıllarında endüstriyel bir çalışmanın ardından, 1993’te uygulamaya geçilmesi karalaştırıldı.Создать такую систему надзора в 1992—1993 годах было просто невозможно».
KUKA, 1973 yılında dünyanın ilk endüstriyel robotu FAMULUS’u üretmiştir.В 1973 году KUKA создала свой первый промышленный робот, известный как FAMULUS.
Twitch, endüstriyel metal grubu Ministry'nin ikinci albümüdür.Twitch: Twitch — второй студийный альбом индастриал-метал-группы Ministry.
Eylül'de endüstriyel R&B tarzındaki "That Other Girl"ün videosu yayımlandı.В сентябре вышло музыкальное видео для другого трека мини-альбома в стиле индастриал R&B «That Other Girl».
Müze, Avrupa Endüstriyel Mirası Rotası üzerinde bir dayanak noktasıdır.Является одним из важных пунктов Европейского маршрута промышленного наследия.
Scania AB, İsveçli çekici, kamyon, otobüs ile deniz ve endüstriyel motorları üreticisi firmadır.Scania AB — шведский производитель грузовых автомобилей, автобусов, промышленных и морских двигателей.
Bu yöntemler bilimsel ticari ya da endüstriyel amaçlar için kullanılabilir.Эти процессы используются для научных, промышленных и коммерческих целей.
Godflesh, Birmingham kökenli bir İngiliz endüstriyel metal grubudur.Godflesh (, рус. плоть божья) — британская индастриал-метал-группа из города Бирмингем, Англия.
Lucas daha sonra bir süre farklı endüstriyel müzik gruplarında çalmaya devam etti.Позднее Лука не раз выступал на различных музыкальных фестивалях.
Bakteriler ayrıca endüstriyel toksik atıkların değerlendirilmesinde de kullanılırlar.Бактерии также используют для биоремедиации промышленных токсичных отходов.
B-17'nin temel görevi Alman endüstriyel ve sivil hedeflerine karşı stratejik gündüz nokta bombardımanıydı.Основное боевое применение — дневные стратегические бомбардировки немецкой промышленности.
Birçok üyesi endüstriyel bakımdan önemlidir.Большая часть алмазов имеет промышленное значение.
Endüstriyel amaçlarla kullanılan bir liman önü alanına sahiptir.По посёлку проложена железная дорога, используемая в промышленных целях.
Katodik ark yönteminin ilk endüstriyel uygulaması, 1960'lı yıllarda Sovyetlerde gerçekleştirilmiştir.Первые путевые моторные гайковерты в СССР созданы в начале 1960-х годов.
Endüstriyel robotların kullanım alanları son derece çeşitlidir.Особенно большим разнообразием в контексте управления спросом отличаются промышленные потребители.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.Сегодня KUKA концентрируется на передовых решениях в сфере автоматизации производственных процессов.
Endüstriyel verimliliği artırmak için sistematik bir şekilde çalışan ilk kişi olarak bilinmektedir.Мы — первое поколение, которое действительно знает, как построить устойчивую энергетическую систему.
Kloroasetik asitin endüstriyel üretimi iki yolla gerçekleştirilir.Для изготовления хлордана используется двухступенчатая реакция.
Otomobil endüstrisinde Taylorculuk ya da Fordçuluk bir endüstriyel devrimden daha öte bir yaklaşımdır.أن صناعة التايلور أو الفورد في عالم السيارات هو أكثر من مجرد قرابة من الثورة الصناعية.
Kuzey Amerika'daki McCulloch ve Endüstriyel Ekipman Şirketi de motorlu testere üretimine geçmiştir.بدأت شركة مكلوتش (McCulloch) وشركة المعدات الصناعية في أمريكا الشمالية في إنتاج المناشير الجنزيرية.
2000 yılında ihaleye çıkarılmasının ardından, 2001’de Endüstriyel faaliyetler başladı.وبعد الإعلان عنه في عام 2000، بدأت الأنشطة الصناعية في عام 2001.
Doğal ve endüstriyel afetler durumunda askeri ve askeri olmayan unsurları doğanın tehlikeleri ile uyarmak.مساعدة السكان في حالة الكوارث الطبيعية والصناعية ويحذر من مخاطر الطبيعة العسكرية وغير العسكرية.
1980 ler itibarıyla, toplum kendi ekonomisini, özellikle endüstriyel potansiyelini geliştirdi .ومنذ سنوات 1980 تطور المجتمع العربي إقتصاديًا ولا سيما الطاقات الصناعية.
Edison'un en önemli keşfi Menlo Park, New Jersey'deki ilk endüstriyel araştırma laboratuvarıydı.كان إنشاء أول مختبر للبحوث الصناعية في مينلو بارك بولاية نيو جيرسي هو ابتكار إديسون الرئيسي.
1992-1993 yıllarında endüstriyel bir çalışmanın ardından, 1993’te uygulamaya geçilmesi karalaştırıldı.تم اختياره للتنفيذ في عام 1993، تابعًا بذلك لدراسة صناعية أجريت في 1992-1993.
Endüstriyel güçlülük.التعزيز الصناعي.
Uzmanlaşmış endüstriyel kullanım dışında, ISA bugün neredeyse kaybolmuştur.بعيداً عن الاستعمال الصناعي المتخصص، فإن الأيزا كانت كل شيء، ولكنها اليوم قد ولت.
Fiyat durumlarını değiştirmek tasarrufu sağladı, ve endüstriyel enerji için alternatif kaynaklar bulundu.الظروف المتغيرة في السعر جعلت اليابان تفضل الحفاظ على المصادر البديلة للطاقة الصناعية.
Bakteriler ayrıca endüstriyel toksik atıkların değerlendirilmesinde de kullanılırlar.تستعمل البكتيريا أيضاً في المعالجة الحيوية للمخلفات السامة الصناعية.
Kauçuk aynı zamanda endüstriyel maddelerin titreşimlerini de azaltır.دوالي الخصية تقلل الانتاج الهرموني كذلك.
Endüstriyel robotların kullanım alanları son derece çeşitlidir.روبوتات صناعية لمختلف العمليات الصناعية.
Chalmers servetinin bir kısmını bir "endüstriyel okul" açılması için bağışlamıştır.لقد تبرع بجزء من إرثه لبناء مدرسة تعني بالصناعة.
Bu yöntemler bilimsel ticari ya da endüstriyel amaçlar için kullanılabilir.وقد جربت هذه التكنولوجيا للأغراض العسكرية والتجارية على حد سواء.
Genellikle beyazlatılmış veya elyafın doğal rengini bırakan endüstriyel pamuktan yapılırlar.وغالبا ما يصنع هذا النوع من القطن الصناعي الذي قد يكون مصبوغا باللون الأبيض أو أنه أبقى على لونه الطبيعي.
İçsel boyutlu endüstriyel demokrasi aynı zamanda sendikal demokrasiyi ifade etmektedir.ومقابل الديمقراطية الطائفية هو ديمقراطية التعددية الاجتماعية.
Endüstriyel alanda çalışanların %82'si de ağır sayaniyde çalışmaktaydı.ما يقدر ب 22 ٪ من العبيد حتى الآن ينشطون في صناعة الجنس.
Endüstriyel alanda kullanılan elmasların yaklaşık %98'i sentetiktir.ومن المقدر أن يتم توفير 98٪ من الطلب على الماس من الفئة الصناعية مع الماس الاصطناعي.
Bu sayede şehir endüstriyel bir merkez haline geldi.مرة أخرى أصبحت المدينة مركزاً صناعياً رئيسياً.
Endüstriyel önemi nedeniyle, Berndorf da hava saldırılarının önemli bir hedefi idi.Devido à sua importância industrial, Berndorf foi também um alvo importante dos ataques aéreos.
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.Durante a era comunista, o desenvolvimento industrial acelerou significativamente.
Bilimsel ve endüstriyel araştırma meclisine danışman oldu.Tornou-se conselheiro político em questões científicas e industriais.
Çok endüstriyel şirket birleşip daha büyük ve verimli şirketler oluşturdu.Muitos empreendimentos industriais consolidaram-se para formar unidades maiores e mais eficientes.
Bir başka olasılık da, zeki yaşamın yaygın, ancak endüstriyel uygarlıkların nadir olmasıdır.Também é possível que inteligência seja comum, mas não civilizações industriais.
Fiyat durumlarını değiştirmek tasarrufu sağladı, ve endüstriyel enerji için alternatif kaynaklar bulundu.Condições diferentes de preços favoreceram a conservação e fontes alternativas de energia industrial.
1920'lerde ve 1930'larda, Hollanda endüstriyel bir güç olarak ortaya çıkmaya başladı.Durante os anos 20 e os 30, os Países Baixos se tornaram uma proeminente potência industrial.
Mutter (Almanca "Anne"), Alman Endüstriyel metal grubu Rammstein'ın üçüncü albümüdür.Mutter (do alemão, Mãe) é o terceiro álbum de estúdio da banda alemã de metal industrial Rammstein.
Bu yöntemler bilimsel ticari ya da endüstriyel amaçlar için kullanılabilir.Isso pode levar ao abuso do diálogo científico para fins políticos ou comerciais.
Endüstriyel robotların kullanım alanları son derece çeşitlidir.As aplicações dos robôs industriais são muito numerosas.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.Hoje a KUKA oferece soluções avançadas para a automação de processos industriais de produção.
Tekstil ve metal sanayii kentin en önemli endüstriyel sektörleridir.A indústria têxtil e metalurgia são as principais empregadoras de mão de obra fabril.
Deathstars, İsveçli bir endüstriyel metal grubudur.Deathstars é uma banda sueca de metal gótico e industrial.
Ginkgolidlerin izole edilmesi zahmetli bir işlemdir ve endüstriyel olarak Ginkgolid üretimi yapılamamaktadır.A proteína texturizada de soja não é um produto possível de ser produzido domesticamente.