Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Fora do organismo humano, os ovos podem sobreviver por até três semanas.
En fazla 3,5 yıl yaşar.Tem expectativa de vida de 3.5 anos.
İsa'nın gösterdiği mucizeler en fazla bu incilde örneklenir.Que grande diferença Jesus retrata aqui!
En fazla konuşulan diller, Çin-Tibet dil ailesine ait Sinitik dillerdir.Os idiomas mais falados na China pertencem à família linguística sino-tibetana.
Polonya'nın nüfus yoğunluğu en fazla olan şehridir ve Avrupa'nında en fazlalarındandır.A cidade tem a maior densidade populacional da Polônia e uma das maiores da Europa.
Bundesliga dünyadaki tüm profesyonel spor ligleri arasında en fazla seyirci ortalamasına sahip ligdir.A Bundesliga atrai a melhor média de público de qualquer liga desportiva profissional no mundo.
Film Avustralya tarihinin en fazla hasılat yapan ikinci filmdir, ilk sırada Timsah Dundee.É o filme australiano de segunda maior bilheteria de todos os tempos, atrás de Crocodile Dundee.
Soundtrack albümü 1998 yılında ABD'de en fazla satılan albüm oldu.A trilha sonora também se tornou o álbum mais vendido de 1998 nos EUA.
Bu yasaya göre bir yılda bir işçiye en fazla 270 saat fazla çalışma yaptırılabilir.O número total de horas extras trabalhadas não poderão exceder a 270 horas de um ano.
Buna karşın San Jose, bölgenin en fazla nüfusa sahip şehridir.O São João é sem dúvida o festejo mais comum na região.
Yarışmaya katılan aileler 100 kişiye sorulan soruların en fazla alınan cevaplarını tahmin etmeye çalışırlar.As famílias tentam adivinhar as respostas mais votadas.
Tarihteki en fazla kazanan sporculardan biri olup, milyar dolarlık bir servete sahiptir.Ele é um dos mais bem pagos desportistas da história e tornou-de num atleta bilionário.
Ömürlerinin en fazla 15 yıla kadar varabildiği tahmin edilir.A vida útil estimada para ela é de não menos que 15 anos.
Diggi Loo,Diggi Ley,İsveç'te single olarak çıktığı zaman en fazla satan 2. single olmuştur."Diggi-Loo Diggi-Ley" alcançou o segundo do top de singles sueco. .
Şehirde en fazla istihdamı sağlayan işletme ise British American Tobacco'dur.Internacionalmente, é produzido pela British American Tobacco.
Boyu en fazla 36 mm gelir.A envergadura é de cerca de 36 mm.
Her ülke en fazla 12 sporcu (6 kadın, 6 erkek) temsil edilebilmektedir.O máximo de vagas que um país pode preencher é de 12 (6 masculinos, 6 femininos).
Dünyada en fazla afyon üretimi ise Afganistan'da yapılmaktadır.A maior parte do ópio afegão é vendida na Europa.
1903 yılında kurulan kulüp İrlanda Ligi'ni en fazla kazanan ikinci takımdır.O clube fundado em 1902 é a mais nova das equipes vitoriosas da AFL.
Svanca, Güney Kafkas dilleri arasında en fazla farklılık gösteren dildir.Caddo é a única sobrevivente dentre as Línguas caddoanas meridionais.
Bu mevsimde sıcaklıklar en fazla -3 ilâ 1 °C, en düşük −10 °C değerlerindedir.Pelo menos 1 desses meses é possuída pelas áreas temperatura com menos de 13ºC.
En fazla üç dilde aynı anda kullanılabilir.É possível manter até 3 fotos simultaneamente.
Kürtçenin en fazla konuşulan lehçesidir.Ele foi o wikipedista de quem mais se falou.
Oyuncu, topu elinde en fazla 3 saniye tutabilir ve topla sadece 3 adım atabilir.Segurar a bola durante o máximo de 3 segundos mesmo se ela está no chão.
Yao Ming 2,342,738 oy ile en fazla oy alan oyuncu olmuştur.Apenas Ray Allen acertou mais, com 2,973.
Bir sunucudaki oyuncu sayısı en fazla 64'e kadar çıkabilmektedir.O multiplayer do jogo suporta até 64 jogadores.
İkinci single "Ray of Light" ise Billboard Hot 100'da en fazla beş numarada yer buldu.O segundo single, "Ray of Light", alcançou o quinto lugar na Billboard.
Hastalık en fazla, oynarken birbirine bulaştıran çocuklarda görülür.A doença é mais comum entre crianças, que a disseminam ao brincar juntas.
Kemiriciler hastalığı en fazla bulaştıran hayvanlardır.Os seres humanos são os únicos animais infetados.
En fazla yarım saat sürdü."Mas poderia ter demorado meio dia".
Bir IBAN, en fazla 34 basamaktan oluşur.O IBAN é composto, no máximo, por 34 caracteres.
Hristiyanlık ve İslam, dine inanan vatandaşlar arasında en fazla sayıda taraftarı olan dinleriydi.O cristianismo e o islamismo estavam lutando pela maioria dos crentes.
En fazla buyanın yeni ay ve dolunayda elde edilebildiğine inanılır.Este efeito se dá tanto na lua cheia como na lua nova.
En fazla çekim tekrarı yapılan filmdir.É um dos piores filmes já feitos?
Karayolunda en fazla 40 km/s hıza, arazide ise 24 km/s hıza sahipti.A velocidade máxima em estrada era de 40 km/h e em outros terrenos rondava os 25 km/h.
E, yazınlarda en fazla kullanılan harftir.A mais freqüentemente utilizada é a notícia escrita.
Dünyada etnik ve dil açısından en fazla homojen bir yapıya sahip ülke Güney Kore'dir.A população da Coreia é uma das mais homogéneas, étnica e linguisticamente, do mundo.
En fazla mimari eser bu türdendir.A grande arquitetura é, em grande parte, desse tipo.
En fazla üç kişinin öldüğü ve 30 kadar kişinin yaralandığı bildirildi.Foram contabilizados um morto e pelo menos 30 feridos.
Pistin yarışçılar açısından en fazla risk oluşturan bölümleri genellikle kaçış alanı olarak seçilir.Qualquer orientação da peça central fixa é geralmente considerada como resolvida.
Vermeer her tablosu üzerinde teker teker çalışan ve senede en fazla üç eser üreten bir ressamdı.Por várias décadas, Tooker pintou com pouco reconhecimento, realizando de uma a três pinturas a cada ano.
En fazla, tavuk kümesine girer.As galinhas sobem no poleiro.
Mümkün olan en fazla eklem mobilitesi kazanılmalıdır.O estilo mais limpo possível de se dançar.
Thukididis, Sakız Adası'nın nispeten en fazla köleye sahip olduğunu tahmin etmektedir.Thucydides schat dat het eiland Chios naar verhouding het grootst aantal slaven had.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Buiten het menselijk lichaam overleven de eitjes maximaal drie weken.
En fazla kafasına nişan alın.Het hoofd in de schoot leggen.
Ekler dahil her bir Gmail iletisi en fazla 25 MB olabilir.Afzonderlijke Gmail-berichten mochten inclusief bijlagen tot 25 MB groot zijn.
Asker çıkarılan bu kesim, Alman birliklerinin en fazla zorlandığı Sapun hattının tam karşı yönündedir.Officier Deze soldaten lopen bijna zo snel als de Duitse herder.
Geceleri en fazla beş saat uyuyabildi.Gemiddeld kreeg hij maar 5 uur slaap per nacht.
Dalış bölgelerine en fazla 30 dakikalık bir tekne yolculuğu ile varılır.Hier landt om de 30 seconden een passagiersvliegtuig.
Ensestten suçlu bulunma en fazla 10 yıllık hapisle cezalandırılabilir.Degene die niet bekent kan minstens tien jaar gevangenisstraf verwachten.
Kızının ölümünden ailede en fazla etkilenen kişi.Niets is erger dan de dood van je kind.
Ömürleri ortalama 4 yıl, en fazla 7 yıldır.De vis wordt gemiddeld vier jaar oud, met een maximum van ongeveer 7 jaar.
Su içerisinde en fazla 3 ila 6 km/s hızla ilerleyebilirler.In het water kunnen ze snelheden van drie tot vier kilometer per uur behalen.
En fazla tanınmış eseri, Pompey'in Son Günleri (1830-1833) eseridir.Zijn bekendste werk is het stuk De laatste dag van Pompeï, waar hij tussen 1830 en 1833 aan werkte.
Bunların sayısı en fazla 500 olabilirdi.Deze bedragen kunnen tot € 500 oplopen.
Bir dişi en fazla on yumurta kesesi üretebilir.Sommige soorten kunnen meer dan 30 eieren produceren.
En fazla kullanılan saldırı çeşitlerindendir.Bens meest gebruikte offensieve vorm.
Mümkün olan en fazla eklem mobilitesi kazanılmalıdır.Zo veel mogelijk mobiel zijn is het credo.
Listeye en fazla 5 yeni şarkı giriş yapabilir.Van het lied zijn minstens een vijftal opnamen beschikbaar.