Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Dieser Mann, Robert D'Aubuisson, gab den Befehl, den Erzbischof umzubringen.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Este hombre, Roberto D'Aubuisson, dio la orden de matar al arzobispo.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Este homem, Roberto Dawison, deu a ordem para assassinar o Arcebispo.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Ez az ember, Robert D'Aubuisson adott parancsot az érsek megölésére.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Orang ini, Robert D'Aubuisson memerintahkan pembunuhan itu
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Quest'uomo, Robert D'Aubuisson, diede l'ordine di uccidere l'arcivescovo.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Ta človek. Roberto Dawidson je izdal ukaz za umor nadškofa.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Ten człowiek, Robert D'Aubuisson wydał rozkaz zabicia Arcybiskupa
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Tento muž, Robert D'Aubuisson dal príkaz zabiť arcibiskupa.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Αυτό το άτομο, ο Ρόμπερτ ντ Ομπουισόν, διέταξε τη δολοφονία του αρχιεπισκόπου.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Този човек, Робърт Д'Обюсън, издава заповедта за убийството му.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Этот человек, Роберт Д'Обюссон, отдал приказ убить архиепископа
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.,האיש הזה, רוברט דאויסון .נתן את ההוראה לחסל את הארכיבישוף
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.ドーバソン少佐は ワシントンの汚れた秘密です
Bu özel hizmetler emrinize amadelayanan eksklusif ini senantiasa siap untuk Anda
Burada beklememi söyledin. Emrine uymayacağım.Er sagt mir ich soll stehen bleiben, ich werde dennoch weitergehen.
Burada beklememi söyledin. Emrine uymayacağım.Mi chiese di stare qui,e non gli obbedii
Burada beklememi söyledin. Emrine uymayacağım.Saya kesel sama kamu, saya lelah.. dia meminta saya untuk tinggal di sini," saya tidak akan mematuhi Anda !"
Çağırdığında emrinde çalışmak için canımı ortaya koyarım.Cuando lo haga, me jugaré la vida para trabajar para él.
Çağırdığında emrinde çalışmak için canımı ortaya koyarım.Jeśli mnie wezwie, gotowa jestem poświęcić życie w służbie dla niego.
Çağırdığında emrinde çalışmak için canımı ortaya koyarım.När han gör det, kommer jag att riskera livet för honom.
Çağırdığında emrinde çalışmak için canımı ortaya koyarım.Når han gør det, vil jeg sætte livet på spil for ham.
Çağırdığında emrinde çalışmak için canımı ortaya koyarım.Olen valmis vaarantamaan henkeni hänen vuokseen.
Çağırdığında emrinde çalışmak için canımı ortaya koyarım.Quando ele o fizer, arriscarei a minha vida para trabalhar para ele.
Çağırdığında emrinde çalışmak için canımı ortaya koyarım.Quando lo farà, metterò la mia vita a disposizione per lavorare per lui.
Çağırdığında emrinde çalışmak için canımı ortaya koyarım.Όταν το κάνει, θα διακινδυνεύσω τη ζωή μου για εκείνον.
Çağırdığında emrinde çalışmak için canımı ortaya koyarım.И тогда я жизнь отдам за то, чтобы снова с ним работать.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Amióta neki azokat megrendelések Tegnap vágni ezeken a vizeken ... ő volt az idegesség.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.De când ai dat acele ordine ieri pentru a reduce prin aceste ape ... el a avut draci.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.De cet ordre que vous avez donné hier Il est sur les nerfs
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Egli non ha lasciato i ponti da quando si deciso di venire attraverso il canale. Che cosa vuoi arrivare?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Hän ei ole jättänyt sillan jälkeen kun päätti tulla läpi kanava. Mitä sinä ajaminen?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Han har ikke forladt broen, siden du besluttede at komme gennem kanalen. Hvad er du kører på?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Han har inte lämnat bron eftersom du bestämde sig för att komma igenom kanalen. Vad är det du kör på?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Nedal mosta, pretože ste rozhodol sa prejsť kanálu. Čo to jazda?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Odkar si mu ti naročila včeraj zmanjšati skozi te vode ... on je imel nervoza.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Ông đã không để lại cây cầu kể từ khi bạn quyết định thông qua kênh. Bạn đang lái xe gì?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.On nie pozostawił mostu ponieważ zdecydowałem się przez kanał. Co pan zmierza?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Seit Sie ihm befohlen haben, durch diese Gewässer zu fahren... ...hat er doch eine Heidenangst.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Sinds je gaf hem deze opdracht gisteren te snijden door middel van deze wateren ... hij had de kriebels.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Už od doby, kdy jste mu dal pokyn plavit se těmito vodami, je celý nervózní.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Δεν έχει αφήσει τη γέφυρα από τη στιγμή που αποφάσισε να έρθει μέσα από το κανάλι. Τι οδήγηση;
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Він не залишив моста, так як ви вирішив приїхати через канал. Що ви говорите?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Он не оставил моста, так как вы решил приехать через канал. Что вы клоните?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Откакто му даде тези заповеди вчера, за да намалят чрез тези води ... той е имал нерви.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.انه لم يكن قد غادر الجسر منذ كنت قررت أن تأتي من خلال القناة. ما أنت في القيادة؟
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.あなたは、何を運転している? あなたは彼にそれらの命令を与えた以来 昨日は、これらの海域でカットする...
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.De får ransagningskendelser til Aarons hjem, hans lejlighed i Cambridge, hans kontor på Harvard.
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.Ils ont perquisitionné sa maison, son appartement, son bureau...
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.Vydali povolení k prohlídce Aaronova domu, jeho bytu v Cambridge a kanceláře v Harvardu.
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.Е, те изпълняват заповеди за обиск в къщата на Арън, апартамента му в Кеймбридж, в кабинета му в Харвард.
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.Ну, они выполняют ордера на обыск в доме Аарона, его квартире в Кембридже, в своем кабинете в Гарварде.
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.استخرجوا مذكّرات تفتيش لمنزل آرون ولشقّته في كامبريدج، ولمكتبه في هارفرد
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.逮捕の2日前、捜査はJSTORと 地元ケンブリッジ警察の管轄を超える。
Emrine uymayacağım.Няма да ви се подчинявам.
Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.10계명보다도 더 앞서있는 것일 수도 있습니다.
Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.De fapt, multi savanti considera ca acesta ar putea fi sursa de inspiratie pentru textele biblice.
Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.los mandamientos del Antiguo Testamento.
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.Čili, že jezdíme ve velké míře na dovolenou kvůli pamatujícímu já.
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.Czyli jedziemy na wakacje, w bardzo dużej mierze w służbie naszej jaźni pamiętającej.