Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Ó, bárs by vykorenil Hospodin každé rty lichotné i každý jazyk, ktorý hovorí veľké veci pyšné.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Ó by vyplénil Hospodin všeliké rty úlisné, a jazyk velikomluvný,
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.os que dizem: Com a nossa língua prevaleceremos; os nossos lábios a nós nos pertecem; quem sobre nós é senhor?
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Recida il Signore le labbra bugiarde, la lingua che dice parole arroganti
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Vágja ki az Úr mind a hizelkedõ ajkakat, a nyelvet, a mely nagyokat mond.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Vernietig dat soort mensen maar, HERE, ieder die zo handelt;
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Господните думи са чисти думи, Като сребро претопено в пещ от пръст Пречистено седем пъти.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.אשר אמרו ללשננו נגביר שפתינו אתנו מי אדון לנו׃
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.الذين قالوا بألسنتنا نتجبر. شفاهنا معنا من هو سيد علينا
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.他 們 曾 說 、 我 們 必 能 以 舌 頭 得 勝 . 我 們 的 嘴 唇 是 我 們 自 己 的 . 誰 能 作 我 們 的 主 呢
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.他 們曾說 、 我 們 必能 以 舌頭得勝 . 我 們 的 嘴唇 是 我 們自己 的 . 誰能 作 我 們 的 主 呢
Ordu tahliye emri verdi.- Jeśli tu zostaniemy, zginiemy. Ogłuchłeś?
Ordu tahliye emri verdi.O exército determinou uma rota de fuga.
Ordu tahliye emri verdi.Армията е наредила евакуация.
Özür dilerim. Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Teniente Hawkeye, a sus órdenes.
Polis bir arama emriyle gelecek. Başkalarının suça ortak olmasına dayalı bir iş alanı inşa ettiler.De har skapat en affärsverksamhet-
Polis bir arama emriyle gelecek. Başkalarının suça ortak olmasına dayalı bir iş alanı inşa ettiler.De har skapat en affärsverksamhet-
Polis bir arama emriyle gelecek.Cảnh sát sẽ đến với trát của tòa án.
Polis bir arama emriyle gelecek.Cảnh sát sẽ đi kèm một bảo đảm.
Polis bir arama emriyle gelecek.De politie zal komen met een bevel.
Polis bir arama emriyle gelecek.Die Polizei wird mit einem Gerichtsbeschluss kommen.
Polis bir arama emriyle gelecek.La police va venir avec un mandat.
Polis bir arama emriyle gelecek.La policía vendrá con una orden.
Polis bir arama emriyle gelecek.La polizia arrivera' con un mandato.
Polis bir arama emriyle gelecek.Mindjárt jön a rendőrség egy paranccsal.
Polis bir arama emriyle gelecek.Policie přijde s povolením.
Polis bir arama emriyle gelecek.Policja przydzie z nakazem.
Polis bir arama emriyle gelecek.Poliisi on tulossa etsintäluvan kanssa.
Polis bir arama emriyle gelecek.Polisi akan datang dengan surat perintah.
Polis bir arama emriyle gelecek.Poliţia va veni cu mandat.
Polis bir arama emriyle gelecek.Politiet kommer med en ransagningskendelse.
Polis bir arama emriyle gelecek.Θα έρθει η αστυνομία με ένταλμα.
Polis bir arama emriyle gelecek.Полиция придут с ордером.
Polis bir arama emriyle gelecek.Полицията ще дойде със заповед за обиск.
Prenses, ilk emriniz mükemmel bir şekilde yerine getirildi.[Jelentés a Hercegnőnek. Felség, az első parancsa teljesítve van.]
Prenses, ilk emriniz mükemmel bir şekilde yerine getirildi.Πριγκίπισσα, η πρώτη σας εντολή εκτελέστηκε τέλεια.
Prenses, ilk emriniz mükemmel bir şekilde yerine getirildi.المتبرعة: لي سول . قيمة التبرع:175.000 وان جلالتك امرك الاول تم بنجاح
Prenses, ilk emrin mükemmel bir şekilde yerine getirildi.Felség, az első parancsa teljesítve van.] [Park Hae Young, etikett- és illemtanár]
Prenses, ilk emrin mükemmel bir şekilde yerine getirildi.[Jelentés a Hercegnőnek. Felség, az első parancsa teljesítve van.] [Park Hae Young, etikett- és illemtanár]
Prenses, ilk emrin mükemmel bir şekilde yerine getirildi.Η πρώτη διαταγή της πριγκίπισσας έχει ολοκληρωθεί χωρίς λάθος. Από: Παρκ ΧεΓιουνγκ της εξωτερικών υποθέσεων.
Prenses, ilk emrin mükemmel bir şekilde yerine getirildi.الامر الاول للاميرة تم بنجاح من: بارك هاي يونغ
Prenses, ilk emrin mükemmel bir şekilde yerine getirildi.اميرة, امرك الاول انجز بنجاح
Provost Cunningham, bence eski görevine verme emrini vereceksiniz.Dìkane Cunninghame, myslím, že ho dosadíte zpìt.
Provost Cunningham, bence eski görevine verme emrini vereceksiniz.Director Cunningham, creo que debe dejarlo volver.
Provost Cunningham, bence eski görevine verme emrini vereceksiniz.Domnule rector Cunningham, cred că se cuvine o repunere în drepturi.
Provost Cunningham, bence eski görevine verme emrini vereceksiniz.Provost Cunningham, ik denk dat er u een herstel zult vinden in het verschiet.
Provost Cunningham, bence eski görevine verme emrini vereceksiniz.Provost Cunningham, tôi nghĩ bạn sẽ tìm thấy phục hồi một là theo thứ tự.
Provost Cunningham, bence eski görevine verme emrini vereceksiniz.Rektor Cunningham, mislim da boste morali ponovno odločati.
Provost Cunningham, bence eski görevine verme emrini vereceksiniz.Πρύτανη Κάνινγκχαμ, πιστεύω ότι το σωστό θα ήταν μια αποκατάσταση.
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Du har amaz'd mig av min heliga orden,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Du har amaz'd mig ved mit hellige orden,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Du hast mich amaz'd: durch meine heilige Ordnung,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Engkau telah amaz'd saya: atas perintah-Ku yang kudus,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Gij hebt amaz'd me: door mijn heilige orde,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Jsi amaz'd mi můj svatý řád,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Ngài đã amaz'd tôi: theo lệnh thánh của tôi,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Si amaz'd mi môj svätý poriadok,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Sinä olet amaz'd minua: minun pyhän järjestyksen,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Te amaz'd nekem: a szent rendet,
Sen beni amaz'd hast: benim kutsal emriyle,Ti si me amaz'd: moj sveti red,