Ana içeriğe geç
Sözlük

emre ile cümle

emre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Örneğin kazara bir Müslümanı öldüren kimsenin Müslüman bir köle azad etmesi emredilmiştir .Het gaat vermoedelijk om een zelfmoordaanslag door een extremistische moslim.
Utnapiştim, Ea'nın emrettiği şeyi yapmaya söz verdi.De leiding van de OD zag voor haar organisatie hierin een taak weggelegd.
Bunun üzerine imparator Paris'ten sürülmesini emretti.In elk geval leidde dit ertoe dat hij moest vluchten uit Parijs.
Günlüklerinin yakılmasını emretti.De ledenlijsten werden verbrand.
Ayrıca Yunus Emre çeşmesi de bu parkta bulunmaktadır.Ook het thuisstadion van N.E.C. ligt in dit park.
Deniz ve Emre, çocukken birbirlerine söz verirler.Huwelijk en liefde zijn elkaars tegenpolen.
Emre Çolak istediklerimi yaptı.De rosse man doet wat hem wordt opgedragen.
66. dakikada Emre Aşık'ın yerine girdi.In de 63ste minuut verving hij Teemu Pukki in de spits.
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.A rozkazano im przecież czcić tylko Boga Jedynego.
Bundan dolayı bugüne kadar tam bir Yûnus Emre divanı ortaya konulamamıştır.Jusuf al-Azma nie podporządkował się temu rozkazowi.
Emre'yi görünce aralarında bağrış çağrış olur.Nikomedes widząc to ruszył na nich i wywiązała się między nimi walka.
Rabbin sana, ehli bakii ziyaret etmeni, onlar için mağfiret dilemeni emrediyor." dediği yazar.Według Koranu (XVII:23): "Postanowił twój Pan, abyście nie czcili nikogo innego, jak tylko Jego".
Bir süre sonra İmparator, Juárez yandaşlarının vurulmasını emretti.Wobec tego cesarz polecił, aby wszyscy schwytani współpracownicy Juareza byli rozstrzeliwani.
22 Nisan 1945'te Adolf Hitler Weidling'in idam mangası tarafından idam edilmesini emretti.22 kwietnia Adolf Hitler nakazał rozstrzelanie Weidlinga przez pluton egzekucyjny.
Yunus Emre, Türk halk şairi.Yunus Emre, turecki poeta.
Çar 4. İvan, cesetleri nehre atmak üzere sokakta bırakılmasını emretti.Car rozkazał, by leżące na ulicach trupy wrzucać do rzeki.
Ancak bu söz Emrecan tarafından çoktan unutulmuştur.Od tego pojęcia pochodzi współczesne słowo trywialny (oczywisty).
"Divan-ı Yunus Emre" (PDF).Instytut Yunus Emre Yunus Emre (pol.).
Ekim ve Kasım 1939'da öğrencilerin protestosu üzerine sert bir darbe emretti.Wprowadził także ostre rygory wobec studentów protestujących w październiku i listopadzie 1939.
11 Eylül'de Polonya'nın başkentinin her ne pahasına olursan olsun savunulmasını emretti.W Brześciu 11 września wydał Wytyczne, w których wzywał do bezwzględnej obrony stolicy Polski.
Proje, 20 Eylül 2011 tarihinde imzalanan protokolle Yunus Emre Enstitüsüne devredilmiştir.Na mocy protokołu podpisanego 20 września 2011 roku projekt przekazany został Instytutowi Yunus Emre.
Yunus Emre Yalçın (d.Prośba o wysłuchanie przez Jahwe (w.
Emre Kapkın).Wyrok wykonano).
Bu amaçla sadece çocuklar için değil yetişkinler için de eğitim kurumları oluşturulmasını emretti.Zalecał on objąć kształceniem nie tylko chłopców, ale i dziewczęta.
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.Ktezyfonu wycofał się na wschód by przygotować kontrofensywę.
Divâne Ağaç (Yunus Emre), .I Drzewo Idhunn (L’albero di Idhunn), cz.
Bunun üzerine Şaul damadı Davud'u kıskanır ve öldürülmesini emreder.Oto) są imiona zmarły(ch: Mi)kołaj, sługa Boży, (Ripsymia) i Dawid.
Yalan - (Candan Erçetin şarkısı) Yalan - Hepsi şarkısı Yalan - Emre Altuğ şarkısıCzy te oczy mogą kłamać – piosenka, sł.
Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da grup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz.Żadne stowarzyszenie społeczne, grupa ludzi lub jednostka nie ma prawa do przejęcia władzy państwowej.
Kalinin Cephesi’ne, Vitebsk’in 10 Ekim’den önce alınması emredildi.Frontowi Kalinińskiemu przydzielono zadanie wyzwolenia Witebska do 9-10 października.
Klipte Emre Aydın'a iki çocuk oyuncu eşlik etmiştir.Do wykonania pokazu iluzjonista potrzebuje dwóch asystentów.
5 Ocak 2011'de Emre Müzik etiketiyle piyasaya sürülmüştür.5 czerwca 2007 roku piosenkarka przyznała się do nadużywania alkoholu.
Mevcut genel başkanı Emre Yılmaz'dır.Nadającym order jest urzędujący prezydent kraju.
Sonradan Emre'nin en yakın arkadaşı olacak.Odtąd był jego najbliższym współpracownikiem.
Bunun üzerine Allah: ayetini nazil etti ve mübahele (karşılıklı beddua) edilmesini emretti.Następnie wyjaśnia, dlaczego Bóg wyjawił, co się kryje za jego imieniem.
Bu sırada Piskopos Herakliyus, İbelinli Balian'a yalvarıyor ve kuşatmayı bitirmesini emrediyordu.Wysłał więc posłańców do Ekronu, aby zapytali się u czcicieli Belzebuba, czy wyzdrowieje.
Ünsal Emre (d.Jak jest powiedziane w Pochwale Imion (s.
Surena bu saldırının bitmesini beklemeden katafraktların saldırıya geçmelerini emretmiştir.Tanabe zaplanował przed atakiem zachowanie po jego zakończeniu.
Kısa süre sonra gruba, İngiliz kıyılarındaki Great Yarmouth'un bombalanması emredildi.Jako cel ataku wybrano portowe miasto Great Yarmouth na wschodnim wybrzeżu Anglii.
Kalmasını emretti ama o da işe yaramadı.W końcu rozkazał jej, by została, to jednak również nie wywarło oczekiwanego skutku.
Bunun üzerine imparator Paris'ten sürülmesini emretti.Kejsaren bannlyste honom från Paris.
Danimarka'da son mermi kalana kadar savunulması gerektiğini emretti.Som sådan var han av åsikten att Danmark skulle försvaras till sista kulan.
Kalmasını emretti ama o da işe yaramadı.Han ropade till för de att stanna, men den hjälpte inte.
"İsrâfil Sûr'u tutmuş hazır bir şekilde kendisine ne zaman üfürmek için emredileceğini bekliyor."Han ser upp till Sasori vilket han visar öppet genom att kalla Sasori för dono(mästare).
Emre Çolak istediklerimi yaptı.Han tävlade för IK Viljan.
Buna göre Allah tarafından emredilen, buyurulan davranışlar ahlaken iyi, yasaklananlar ise ahlaken kötüdür.Guds vilja är god, och vänder man sig bort från hans vilja, gör man det onda.
Sinirlenen Caligula, Kudüs Tapınağı'na kendisinin bir heykelinin dikilmesini emretti.Caligula beordrar att en staty av honom själv skall placeras i Jerusalems tempel.
Şehre girilmesini ve herkesin öldürülmesini emretti.Då skall alla männen i staden stena honom till döds.
Uzun zaman Emre'ye aşıktı.Recension: Jag har älskat dig så länge.
1002'de Ethelred İngiltere'de yerleşmiş Danimarkalıların soykırımdan geçirilerek öldürülmesini emretmiştir.1002 – Ethelred II beordrar att alla danskar som befinner sig i England ska dödas.
Müttefik filosu emre uydu ve 11.30'da karşılık vermeye başladı.Piloten fick order om att vara beredd att flyga tillbaka från och med klockan 11.30.
Daha sonra Nero bir kitabında Senato'ya iftira atan Fabricius Veiento'nun idam edilmesini emretti.Senare förvisade Nero Fabricius Veiento eftersom denne i en bok hade förtalat Senaten.
Emre Kapkın).(Ursäkta...)
Ardından Allah İsrafil'i diriltecek ve tekrar Sur'u üfürmesini emredecek.Men Gud tillåter köpenskapen och förbjuder ockret."
6. Cadde, 1999 yılında Emre Aydın ve Onur Ela tarafından kuruldu.År 2013 kom boken Stolt och Stark.
Daha sonra Emre ev kirasını ödemek için Akasya Durağı'nda çalışmaya başlar.Du ska helt enkelt betala rätt hyra för din lägenhet.
Burcu Yalım - Emre Koyuncu.Slå en sjua – Urinera.
Munny, herkesin salonu terketmesini emreder ve Little Bill'i tabancasına ulaşmadan önce durdurur.Munny uppger falskt namn och säger till Little Bill att han är obeväpnad.
Haiti'de hükümet acil durum barınakları hazırlanmasını emretti.Regeringen kom att att ge i uppdrag till myndigheterna att införa beredskapsjobben i staten.
Emre Taşdemir bu dönemde gelişim gösterdi.Stonehenge uppfördes under denna tid.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod