Ana içeriğe geç
Sözlük

empati ile cümle

empati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum. (Kahkahalar)Sehingga saya menyebutnya neuron Gandhi, atau neuron empati (Tertawa)
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.저는 그래서 그것들을 간디 뉴런 또는 공감 뉴런이라고 부릅니다.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Nazywam je neuronami Gandhiego lub empatii.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Por isso, eu chamo-lhes neurónios Gandhi ou neurónios de empatia.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Pour cette raison, je les appellent les neurones Gandhi, ou neurones d'empathie.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Så, jag kallar dem Gandhi-neuroner, eller empatineuroner.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Thế nên, tôi gọi chúng là nơ-ron Gandhi, hay nơ-ron thấu cảm.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Yo las llamo las neuronas Gandhi, o neuronas de la empatía.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Zato te nevrone imenujem Gandhijevi nevroni ali nevroni vživetja.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Έτσι, τους ονομάζω νευρώνες Γκάντι, ή ενσυναισθητικούς νευρώνες.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Аз ги наричам неврони Ганди, или неврони за съпричастност.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Тому, я називаю їх нейронами Ганді, або нейронами емпатії.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.Я называю их нейронами Ганди, или нейронами сочувствия.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.לכן, אני קורא להם נוירוני "גנדי", או נוירוני אמפתיה.
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.لذا فأنا ادعوهم " خلايا غاندي " او " خلايا التعاطف "
Bu yüzden onlara Gandhi nöronları veya empati nöronları diyorum.(笑い)
Çok daha çabuk öğreniyorlar, o motivasyon, hastayla kurabildikleri empati tamamen farklı, tamamen.A navyše sa učia omnoho rýchlejšie - motivácia, empatia, ktorú cítia k pacientovi, je úplne, ale úplne iná.
Çok daha çabuk öğreniyorlar, o motivasyon, hastayla kurabildikleri empati tamamen farklı, tamamen.Ei învață mult mai repede - motivația, empatia pe care o pot stabili cu pacientul e complet diferită.
Çok daha çabuk öğreniyorlar, o motivasyon, hastayla kurabildikleri empati tamamen farklı, tamamen.휙! 정말 빨리 배웁니다. 동기가 있고 환자에 대한 공감은 엄청나면서도 완전한 차이를 만들어냅니다.
Çok daha çabuk öğreniyorlar, o motivasyon, hastayla kurabildikleri empati tamamen farklı, tamamen.Učí se mnohem rychleji -- motivace, empatie, kterou navazují s pacientem, jsou naprosto jiné, naprosto.
Çok daha çabuk öğreniyorlar, o motivasyon, hastayla kurabildikleri empati tamamen farklı, tamamen.שכבר חווה ועבר את הרגשת הנכות. הם לומדים הרבה יותר מהר -- המוטיבציה, האמפתיה שנוצרת בינם לבין המטופל
Çok daha çabuk öğreniyorlar, o motivasyon, hastayla kurabildikleri empati tamamen farklı, tamamen.وسرعان ما يتعلمون -- الدافعية والتعاطف الذي يمكنهم أن ينشئوه مع المريض مختلف تمام الإختلاف.
Çok daha çabuk öğreniyorlar, o motivasyon, hastayla kurabildikleri empati tamamen farklı, tamamen.患者の気持ちをくみ取る能力は 本当に優れています 人間にクズなんてありません
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Como não sabemos se estamos certos ou errados, só procuramos a empatia divina.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Karena anda tidak tahu apakah anda benar atau salah, lalu yang anda cari adalah empati keilahian.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.당신이 옳은지 그른지 모르니까 바라는 것은 신의 이해 뿐입니다.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Mivel nem tudod, hogy jó vagy rossz úton jársz, másra sem vágysz, csak isteni empátiára.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Omdat je niet weet of je goed of fout bent, is het enige wat je zoekt goddelijk medeleven.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Parce qu'on ne sait pas si on a tort ou raison, alors on ne cherche que l'empathie divine.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Pentru că nu știi dacă ai făcut ceva bine sau rău și pentru că tot ce cauți este simpatia divină.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Perché non si sa se si è nella ragione o nel torto, quindi ciò che si cerca è solo l'empatia divina.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Ponieważ nie wiemy, czy jesteśmy dobrzy, czy źli, szukamy jedynie boskiej empatii.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Porque no sabes si has hecho bien o mal, así que sólo buscas empatía divina.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Vì bạn không biết mình đã đúng hay sai, bạn sẽ mong nhận được sự thấu hiểu thiêng liêng của các thánh thần.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Weil man nicht weiß, ob man richtig handelt oder nicht, ist also alles was man ersehnt göttliches Mitgefühl.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.Επειδη δεν γνωρίζεις αν είσαι σωστός ή λάθος, και έτσι το μόνο που ψάχνεις είναι θεϊκή εμπάθεια.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.А поскольку ты не уверен, прав ты или нет, то ты стремишься получить божье сочувствие.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.מכיון שאתה לא יודע אם אתה צודק או טועה, כל מה שאתה מחפש זו הזדהות אלוהית.
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.ولأنك لا تعرف ما إذا كنت على صواب أو خطأ، فأن كل ما ترجوه هو العطف الإلهي
Çünkü doğru veya yanlış yaptığınızı bilmiyorsunuz ve aradığınız bütün şey yüce bir empati.神の共感を求めるのです 「私がどこから来たか、なぜジャカードを織るのか知って欲しい」
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Das heißt, ich fühle mit dieser Person, aber ich fühle nicht buchstäblich die Berührung.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Es decir, empatizo con esa persona pero no siento la caricia literalmente.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Ik bedoel, ik leef mee met die persoon maar ik voel de aanraking niet als dusdanig.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Isto é, eu sinto empatia com a pessoa mas não sinto literalmente o toque.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Jag menar, jag lever mig in det den personen känner men känner inte beröringen bokstavligt.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Je veux dire, j'ai de l'empathie pour cette personne, mais je ne ressens pas littéralement le contact.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.다시 말해, 저는 공감만 할 뿐, 타인이 느끼는 접촉을 그대로 느끼는 것이 아닙니다.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Maksud saya, saya berempati, namun saya tidak merasakan sentuhan.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Úgy értem átélem, amit az a másik ember, de mégsem érzem ténylegesen az érintést.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Voglio dire, empatizzo con la persona ma non "sento" letteralmente il contatto.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Vreau sa spun ca empatizez cu persoana respectiva, insa nu simt cu adevarat atingerea.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Vživim se v vlogo osebe, dotika pa ne čutim.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Wczuwam się w tę osobę, ale nie czuję się dotykany.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Ý tôi là, tôi có thể đặt mình vào hoàn cảnh người kia, nhưng tôi không cảm thấy mình bị chạm vào thật.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Δηλαδή, έρχομαι στη θέση του αλλά δεν αντιλαμβάνομαι κυριολεκτικά το άγγιγμα.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Искам да кажа - съпричастен съм с това лице, но не усещам буквално докосването.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Уточняю: я сочувствую другому лицу, но я буквального касания не ощущаю.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.Я відчуваю емпатію до цієї людини, але буквально дотику не відчуваю.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.אני מתכוון, יש לי אמפתיה עם הבן אדם אבל אני לא מרגיש באמת את המגע.
Demek istediğim, o kişiyle empati kuruyorum ama bana dokunulduğunu hissetmiyorum.أعني , انا اتعاطف مع ذلك الشخص ولكن لا أشعر فعلياً بتلك اللمسة
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod