Ana içeriğe geç
Sözlük

emniyette ile cümle

emniyette kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
37
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Burada emniyettesin.Nothing will happen to you here.
Oraya giren emniyette olur.And anyone who enters it will find security.
Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın" (buyuruldu)."O Moses, approach," (said the Voice), "and have no fear. You will be safe.
Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın." (buyuruldu.)"O Moses, approach," (said the Voice), "and have no fear. You will be safe.
Orada apaçık nişaneler, (ayrıca) İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren emniyette olur.Therein are clear signs -- the station of Abraham, and whosoever enters it is in security.
Çünkü sen emniyette olanlardansın" (buyuruldu).Verily, you are of those who are secure.
Çünkü sen emniyette olanlardansın." (buyuruldu.)Verily, you are of those who are secure.
Bugünse bağımsız bir Kosova'da, İslam cemaati kendisini emniyette ve saygın hissediyor.Today, in an independent Kosovo, the Islamic community feels safe, secure and respected.
Çoğunluğu emniyette (%40) olmuş, suçlananlar ise yine çoğunlukla (%45) polis ve komiserler idi.A kísérlet résztvevői 30 év feletti, többnyire túlsúlyos (34%) vagy elhízott (45%) emberek voltak.
1996'da yakalandığı gün emniyetten kaçtı.Όταν του απονεμήθηκε το Βραβείο Ζαχάρωφ, το 1996, βρισκόταν ακόμα στη φυλακή.
1996'da yakalandığı gün emniyetten kaçtı.Den sidste Hunter blev taget ud af tjeneste i 1996.
1996'da yakalandığı gün emniyetten kaçtı.ב-1936, בתקופת שהותו בכלא, הוצא מן המפלגה.
Bu komut köleyi emniyette almak için kullanılır.Takšni detektorji se uporabljajo za varnost zaposlenih.
Buna katıldı. Emniyetten arka sokaklarda 70 poundluk... ...malzemelerle gezen polis memurlarına gittik.그는 동의했습니다. 그는 몇몇 경찰 부서에 갔죠
Buna katıldı. Emniyetten arka sokaklarda 70 poundluk... ...malzemelerle gezen polis memurlarına gittik.وافقنا الرأي. ذهبنا إلى عدد من أقسام الشرطة
Buna katıldı. Emniyetten arka sokaklarda 70 poundluk... ...malzemelerle gezen polis memurlarına gittik.戻したいと考える警察署にも行きました
Burada emniyettesin. Ağlama, ağlama.Γεια σου, Μάρτιν.
Emniyetten arka sokaklarda 70 poundluk... ...malzemelerle gezen polis memurlarına gittik.ומקומם הוא על המדרכה, והם ישתמשו בזה ברצינות."
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.A tudósokat teljes mértékben be kell biztosítani ahhoz, hogy el tudják végezni a méréseket repülés közben.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Các nhà khoa học phải được thắt chặt hoàn toàn vào ghế để có thể thực hiện đo đạc trên máy bay.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.E gli scienziati devono essere completamente imbragati per prendere le misure quando sono a bordo.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.En de onderzoekers moeten compleet worden ingegespt om de metingen aan boord te kunnen verrichten.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.측정을 하기 위해서는 벨트를 단단히 매고 좌석에 몸을 바짝 붙여야만 했습니다.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Les scientifiques ont dû être complètement harnachés pour faire leurs mesures à bord.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Och forskarna måste vara fullt fastspända för att kunna göra mätningar medan de är ombord.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Şi oamenii de ştiinţă trebuie să-şi pună harnaşamentul pentru a face măsurătorile cât timp sunt la bord.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Temos que estar muito bem seguros e presos para fazer estas medições a bordo.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.W tych warunkach naukowcy muszą być uwiązani by móc dokonywać pomiarów na pokładzie.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Y los científicos tienen que ir completamente atados al arnés para hacer las medidas mientras están a bordo.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Και οι επιστήμονες πρέπει να είναι σταθερά δεμένοι για να κάνουν μετρήσεις όσο είναι στο αεροσκάφος.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.А вчені повинні бути повністю прив'язані, щоб робити заміри поки вони на борту.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.А ученые должны были быть полностью привязаны, чтобы делать измерения пока они на борту.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Учените трябва да бъдат напълно оборудвани, за да могат да направят измервания, докато са на борда.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.והמדענים צריכים להיות קשורים היטב על מנת לבצע את המדידות בזמן שהם על המטוס.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.لذا فيجب أن يكون العلماء مربوطين بشكل ٱمن وكامل لكي يأخذوا القياسات من على متن الطائرة.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.安全帯を装着する必要があります。 だからご想像の通り、この飛行機の内部は
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.所以科學家們必須全程系緊安全帶 才能在飛行期間做測量工作
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod