Ana içeriğe geç
Sözlük

emniyet ile cümle

emniyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sürücüler emniyet kemerleri takmalılar.Drivers should wear seat belts.
Sürücü bize emniyet kemerlerimizi bağlamamızıı tavsiye etti.The driver advised us to fasten our seat belts.
Araba kullanırken emniyet kemerinizi bağlayın.Fasten your seat belt when you drive.
Emniyet kemeri olmasaydı şimdi hayatta olmazdım.But for the safety belt, I wouldn't be alive today.
Eğer emniyet göz ardı edilirse, spor tehlikeli olabilir.Sports can be dangerous if safety is ignored.
Emniyet kemerini tak, lütfen.Fasten your seat belt, please.
Lütfen emniyet kemerinizi bağlayın.Please fasten your seat belt.
Emniyet kemerini bağla.Fasten your seat belt.
Lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın ve kalkış için hazırlanın.Please fasten your seat belts and prepare for departure.
Emniyet kemerleriniz bağlı şekilde koltuklarınızda kalın.Remain in your seats with your seat belts fastened.
Emniyet kemerinizin güvenle bağlanmış olduğundan emin olun.Please make sure that your seat belt is securely fastened.
Lütfen emniyet kemerinizi takınız ve sigara içmekten uzak durunuz.Please fasten your seat belts, and kindly refrain from smoking.
Araba çarptığında o, emniyet kemerini takıyor olsaydı hala hayatta olurdu.He would still be alive if he had been wearing his seat belt when the car crashed.
O, emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını yolculara gösterdi.She showed the passengers how to fasten their seat belts.
Emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını onlara gösterdi.She showed them how to fasten their seat belts.
Kuzey Amerika'da emniyet kemerinizi bağlamamanız yasaya aykırıdır.In North America it is against the law to fail to fasten your seatbelt.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi takın.Please secure your seat belt during takeoff and landing.
Eğer emniyet kemeri olmasaydı şu an hayatta olmazdım.If it hadn't been for the seatbelt, I wouldn't be alive today.
Araba kullanan insanlar emniyet kemeri takmalılar.People who drive cars should wear seat belts.
O ona emniyet kemerini bağlamasını tavsiye etti.She advised him to fasten his seat belt.
Eldeki bir kuş yukardakinden daha emniyetlidir.A bird in hand is safer than one overhead.
Arabaya bindiğinde her zaman bir emniyet kemeri takmalısın.You should always wear a seat belt when you are riding in a car.
Araba sürerken emniyet kemerini bağla.Fasten your seat belt while driving.
Tom emniyet kemerini taktı.Tom fastened his seatbelt.
Lütfen emniyet kemerinizi taktığınızdan emin olunuz.Please make sure your seat belt is fastened.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi bağlayın.Please fasten your seat belt during takeoff and landing.
Bundan sonra, Mike Hiroshi'ye emniyet kemerini bağlamasını söyler.After that, Mike tells Hiroshi to fasten his seat belt.
Tom her zaman emniyet kemerini takar.Tom always wears his seatbelt.
Emniyet kemerlerinizi bağlayın.Buckle your seatbelts.
Tom emniyet kemerini bağladı.Tom fastened his seat belt.
Tom emniyetsiz.Tom is insecure.
Emniyet kemerini tak, Tom.Put on your seatbelt, Tom.
Tom tüfeğindeki emniyeti kapattı.Tom clicked the safety off on his rifle.
Tom arabayı parka çekti, emniyet kemerini açtı ve indi.Tom pulled into the driveway, unfastened his seat belt and got out of the car.
Tom emniyet kemerini açtı ve arabadan indi.Tom unbuckled his seat belt and got out of the car.
Yeni bir emniyetli tıraş makinesi aldım.I bought a new safety razor.
Tom kaldırımda yürümenin daha emniyetli olduğunu biliyordu ama yolun merkezinde yürüdü.Tom knew it was safer to walk on the sidewalk, but he walked down the center of the road.
Emniyet kemerini tak.Put your seat belt on.
Tom emniyet kemerini geri taktı.Tom put his seatbelt back on.
Bir uçakta emniyet kemerlerini bağlamalısın.You must fasten your safety belts in a plane.
Tom emniyet kemerini çözdü.Tom unbuckled his seatbelt.
Depremden sonra mahalle emniyetsiz hissetti.After the earthquake the neighbourhood felt insecure.
Emniyet kemerini çöz.Unbuckle your seat belt.
Polis rehineleri emniyete götürdü.The police took the hostages to safety.
Tom emniyet kemeri takmıyordu.Tom wasn't wearing a seat belt.
Sizin emniyet kemerlerinizi takın.Buckle your seat belts.
Onlar emniyet kemeri takıyorlar mıydı?Were they wearing seatbelts?
Günün sonunda, hedefler basittir: emniyet ve güvenlik.At the end of the day, the goals are simple: safety and security.
Emniyet kemerini takıyor olsaydı Tom hala hayatta olacaktı.Tom would still be alive if he had been wearing his seat belt.
Kaza geçirme ihtimaline karşın biz her zaman bir emniyet kemeri takmak zorundaydık.We always had to put on a safety belt in case we had an accident.
Allahtan iki şoför de emniyet kemeri takıyordu.Luckily, both of the drivers were wearing seat belts.
Bereket versin ki iki şoför de emniyet kemeri takıyordu.Luckily, both of the drivers were wearing seat belts.
Hiç kimse emniyet kemeri takmıyordu.No one was wearing a seatbelt.
Tom bir emniyet kemeri takmıyordu.Tom wasn't wearing a seatbelt.
Neyse ki, tüm yolcular emniyet kemerlerini takıyordu.Luckily, all the passengers were wearing their seatbelts.
Emniyetsiz hissetmiyorum.I don't feel unsafe.
Lütfen emniyet gözlüklerini tak.Please put on your safety glasses.
Tom bir emniyet kemeri takıyordu.Tom was wearing a seat belt.
Keşke emniyet kemerimi taksaydım.I wish I had had my seat belt on.
Emniyet kemerimi takmadım.I didn't have my seat belt on.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod