Ana içeriğe geç
Sözlük

emlak ile cümle

emlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
New Jersey'deki tüm gayrı menkullerden emlak vergisi alınmaktadır.עוסקת בפעילות ציבורית למען עולים חדשים בירושלים.
Bunun yanında New York'tan birçok emlak satın alır.הוא גם תורם לארגוני צדקה רבים באזור ניו יורק.
Park Avenue, bazı tahminlere göre dünyanın en pahalı emlak fiyatlarına ev sahipliği yapmaktadır.Според изследванията, в Санта Фе е най-скъп автомобил, за да се застрахова.
Belediye binasında çay ocağı, kütüphane lavabo, emlak servisi binanın 1. katında yer almaktadır.Намира се до езерото в жилищен комплекс „Дружба 1“.
Emlak ve arazi satın almaya başladı.Търгувал със земи и храни.
Bu, İngiliz emlak sektörünü kızdırdı.S tem je posegel v interesno območje Britancev.
Emlak ve arazi satın almaya başladı.Prasidėjo žemių įsisavinimas ir apgyvendinimas.
1997'den itibaren Norveçli Emlakçılar Birliği'nin direktörü olarak görev aldı.Alates 2001. aastast on ta Norsk Folkemuseumi direktor.
Arkadaşlarım hep emlakçılardan duydukları şeyleri söylüyorNhưng sau đó, các bạn tôi,
Arkadaşlarım hep emlakçılardan duydukları şeyleri söylüyorPero entonces mis amigos, ellos solo me sueltan las afirmaciones que escucho
Arkadaşlarım hep emlakçılardan duydukları şeyleri söylüyor彼らは私から聞いた意見を捨て、
Aslında böyle, ne zaman para olur bir bankaya para koymak oluyor Emlak Bankası.Ami valójában történik, amikor pénzünket egy bankba tesszük, az az, hogy a pénzünk a bank tulajdonává válik.
Aslında böyle, ne zaman para olur bir bankaya para koymak oluyor Emlak Bankası. Aynen öyle.Lo que realmente ocurre es que cuando Ud. mete dinero en un banco, ese dinero se vuelve propiedad del banco.
Aslında böyle, ne zaman para olur bir bankaya para koymak oluyor Emlak Bankası.Feitelijk gebeurt er dit: als u geld naar een bank brengt, dan wordt dat geld eigendom van de bank.
Aslında böyle, ne zaman para olur bir bankaya para koymak oluyor Emlak Bankası.In realtà, quando tu metti il tuo denaro in una banca, quel denaro diviene proprietà della banca.
Aslında böyle, ne zaman para olur bir bankaya para koymak oluyor Emlak Bankası.Vad som egentligen händer är att när du sätter in pengar i en bank blir de bankens egendom.
Aslında böyle, ne zaman para olur bir bankaya para koymak oluyor Emlak Bankası.Ve skutečnosti když dáte peníze do banky, tyto peníze se stávají vlastnictvím banky.
Aslında böyle, ne zaman para olur bir bankaya para koymak oluyor Emlak Bankası.Yang terjadi adalah, begitu Anda menyerahkan uang ke bank, uang itu... ...menjadi milik bank.
Başkent Paris'de emlak çok zor olduğu gibiEz úgy hangzott mintha valami TV műsorból szedtem volna. Hogy megértsük a Párizsi ingatlanpiacot...
Başkent Paris'de emlak çok zor olduğu gibiPour se rendre compte de l'état du marché de l'immobilier à Paris...
Ben California'da yaşıyorum, buraya da bizim eyaletimizde geçerli olan emlak vergisi oranını girdim.固定資産税になります。 ここは何を仮定したかというと、年間メンテナンスです。
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.Číslo jeden, menej ľudí na nemennom množstve zeme urobí z investovania do nehnuteľností zlú investíciu.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.En är att lägre befolkning på en given landyta gör investering i fastigheter till en dålig affär.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.Il primo: meno persone su un' estensione di terreno costante rendono gli investimenti immobiliari sfavorevoli.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.하나는 같은 크기의 땅에 더 적은 사람이 살게 되면서 부동산에 투자하는 것이 별 의미가 없게 됩니다.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.Một là, ít người hơn, trên một diện tích đất cố định dẫn đến đầu tư bất động sản là một canh bạc nguy hiểm.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.Po pierwsze, mniej ludzi na określonym obszarze uczyni inwestycje w nieruchomości nieopłacalnymi.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.První: míň lidí na omezeném množství země činí z investic do pozemků špatný vklad.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.Ten eerste zullen minder mensen op hetzelfde stuk land ervoor zorgen dat investeren in vastgoed niet loont.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.Um, menos pessoas numa quantidade de terra limitada faz com que seja mau investir em propriedade.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.Πρώτον, λιγότεροι άνθρωποι σε προκαθορισμένη έκταση γης καθιστούν την επένδυση σε ιδιοκτησία λάθος κίνηση.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.Во-первых, чем меньше людей на определенном участке земли, тем невыгоднее вкладывать в недвижимость.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.По-перше, чим менше людей на певній ділянці землі, тим не вигідніше вкладати в нерухомість.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.Първо - по-малко хора върху фиксирано пространство земя превръщат инвестициите в собственост в лош избор.
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.אחד, מעט אנשים על כמות שטח קבועה עושים את ההשקעה בנכסים להימור גרוע
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.أولاً، سكان قليلون، في قطعة أرض محدودة يجعل إستثمراهم في العقارات رهن سيئ
Birincisi, daha az insan, büyüklüğü belli bir toprakta çok daha az paraya emlak yatırımı yapabilecekler.不動産投資はまずい賭けになります 都市部においては不動産価格の多くは
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar. Ev onların değildir.Tak przy okazji, klasycznym tego przykładem są pośrednicy (agenci) w obrocie nieruchomościami.
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar.물리적 세계의 부동산 중개인이
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar.І, до речі, в фізичному світі класика - брокери з нерухомості.
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar.في العالم الواقعي، المثال الكلاسيكي هم سماسرة
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar.不動産業者は物件を所有しませんし
Bunu göstermek için birkaç sunum yapacağım. - Arkadaşlarım hep emlakçılardan duydukları şeyleri söylüyorAlors mes amis
Bu projeyi geliştirmek için görevlendiren emlak şirketi Achour Development olarak bilinmektedir.La compagnia immobiliare alla quale è stato affidata la realizzazione del progetto è Achour Development.
Burada emlak vergisi oranı var.Dies ist die Eigenschaft Steuersatz.
Burada emlak vergisi oranı var.Αυτό είναι το ποσοστό φορολόγισης της περιουσίας.
Burada emlak vergisi oranı var.私は、カリフォルニアに住んでいますので、 多くのカリフォルニア地域では、ここの部分は、
Bu sözleşmeyi genellikle banka ya da emlak aracısı hazırlar.Généralement, l'acte de vente est dressé par la banque ou par l'agent immobilier.
Bu sözleşmeyi genellikle banka ya da emlak aracısı hazırlar.Por lo general, el banco o un intermediario se encargan de la compraventa de la vivienda.
Bu sözleşmeyi genellikle banka ya da emlak aracısı hazırlar.Vanligen görs köpebrevet upp av banken eller bostadsförmedlaren.
Bu sözleşmeyi genellikle banka ya da emlak aracısı hazırlar.Yleensä kauppakirjan tekee pankki tai asunnonvälittäjä.
Bu sözleşmeyi genellikle banka ya da emlak aracısı hazırlar.Договор купли-продажи обычно составляет банк или риелтор.
Bu sözleşmeyi genellikle banka ya da emlak aracısı hazırlar.购房合同上标明了房屋价格、大小、状况及房屋产权转让日期。银行或中介人会为您提供购房合同。购房者有权在签订购房合同前阅读合同书。
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.C'è un settore immobiliario di grotte interessante su Marte, almeno di quel genere.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Er bestaat een zeer interessant onroerend goed aan grotten op Mars, althans van dat type.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Es gibt also sehr interessanten Höhlengrundbesitz auf dem Mars, zumindest von dieser Art.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Et donc, il existe un parc complet de grottes très intéressantes sur Mars, au moins de ce type.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Există o resursă imobiliară de peșteri interesante pe Marte, cel puțin de acest fel.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Jest tam wiele rur lawowych, potencjalnych siedlisk życia.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.그래서 그곳에는 매우 흥미로운 동굴 부동산이 화성에 있는 셈이죠, 적어도 그러한 종류의 것들 말이예요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod