Emlakçı, Ginza'daki harcamalarında savurgandı.The real estate broker was lavish in his spending in Ginza.
Emlakçı, çifte yalan söyledi.The real estate man told lies to the couple.
Teyzem büyük bir emlakı miras olarak aldı.My aunt inherited the huge estate.
O bir emlakçıdır.She is an estate agent.
Emlak piyasasının sönmesi nedeniyle Tokyo'daki ev sahipleri panik içindedirler.Tokyo landlords are in a panic because the real estate market went soft.
O emlakçı ile daha düşük bir fiyatı pazarlık etti.He negotiated a lower price with the real estate agent.
O emlakçı ile daha düşük bir fiyatı görüştü.He negotiated a lower price with the real estate agent.
Banliyölerde birçok yeni emlak inşa ediliyor.Many new properties are being built in the suburbs.
Tom bir emlakçı.Tom is a realtor.
Avukatlar ve emlakçılar zengin veya iğrençler.Lawyers and real estate agents are rich or obnoxious.
O bir emlakçı.She's a real estate agent.
Emlak fiyatları artmaktadır.Property prices are going up.
Bu emlak için birkaç alıcısı var.He has several buyers for the property.
Tom emlakçı oldu.Tom became a real estate agent.
Tom emlak acentesiydi.Tom was a real estate agent.
Tom emlakının bir parçasını Mary'ye bıraktı.Tom left part of his estate to Mary.
O emlakçıya güvenme. O kötü bir kişi.Don't trust that realtor. He's evil.
Mary bir emlakçıdır.Mary is a real estate agent.
Tom gerçek bir emlakçı.Tom is a real estate agent.
Tom Mary'nin gerçek emlak acentasıdır.Tom is Mary's real estate agent.
Boston'da emlak satın almak istiyorum.I want to purchase property in Boston.
Tom lisanslı bir emlakçıdır.Tom is a licensed real estate agent.
Leyla emlak işini sever.Layla loves the real estate business.
Tom, İskoçya'da bir emlaka sahip.Tom owns an estate in Scotland.
Denize yakın emlak satın aldı.He bought property near the sea.
Emlak fiyatları son beş yılda önemli ölçüde arttı.Property prices have risen dramatically over the past five years.
Roma en sonuna kadar Lingk'e satmayı düşündüğü emlak konusuna girmez.Roma does not bring up the real estate he wants to sell to Lingk until the very end.
1998 - 1999 yıllarında Emlakbank Kulübünde güreşmiştir.In years 1998-1999 he was in Emlakbank club.
Emlakdere, Manisa ilinin Yunusemre ilçesine bağlı bir mahalledir.Meru where the righteous live in paradise before their next incarnation.
Ayrıca emlak vergisi vardır, ancak belediye gelir vergisi belediye giderlerinin çoğunu karşılar.There are also property taxes, but municipal income tax pays most of municipal expenses.
County recorder normalde tüm emlak alışverişlerinin kayıtlarını tutar.The county recorder normally maintains the official record of all real estate transactions.
Mitch ve Murray: Bu görünmeyen karakterler emlak ofisinin sahipleridir.Mitch and Murray: The unsavory unseen characters are the owners of the real estate agency.
Mk1 ve Mk2 Golflarına dayanan emlak modelleri yoktu.There was no estate model based on the Mk1 and Mk2 Golfs.
Bu tesisin emlak vergileri Deep River Belediyesi bütçesinin çoğunluğunu oluşturmaktadır.Property taxes make up the majority of Deep River's budget.
Pirogov Müzesi Vinnytsya, Ukrayna'da eski emlak ve klinikte kuruldu.The Pirogov Museum is located in Vinnytsia, Ukraine at his former estate and clinic.
Otto, sadece 13 yaşındayken ölen bir emlak müdürünün oğluydu.He was the son of an estate manager, who died when Otto was only 13.
Serveti Trakya ve Bitinya'da bulunan emlaklarından gelmekteydi.His main earnings were from the cattle and horses he raised.
Melanie, New York'ta bir emlak komisyoncusu oldu.Melanie became a real estate broker in New York.
1997'den itibaren Norveçli Emlakçılar Birliği'nin direktörü olarak görev aldı.Since 1999 he serves as director of the Norwegian Competition Authority.
Kızılbaşlar ganimet olarak bir hayli emlak ve sığır ele geçirdiler.The Apaches succeeded in capturing a large number of livestock and horses.
Los Angeles'ın güçlü emlakçılarından.City of Los Angeles Officials.
Bunun yanında New York'tan birçok emlak satın alır.They also supply food to several institutions in New York.
Ayrıca reklamcılık, pazarlama, emlakçılık ve yayıncılıkla da uğraşmaktadır.I even handle the finances, distribution, and publicity.
Emlakçı, ev sahibi ile ev arayan insanların bir şekilde iletişime geçmesi için aracıdır.The Telenoid is able to interact with the owner as if it was the person sending the message.
Eduardo'nun babası ihracat, giyim, emlak ve nakliye ile uğraşan bir sanayiciydi.Saverin's father, Roberto Saverin, was a businessman working in clothing, shipping, and real estate.
Century 21 Real Estate adlı emlak şirketinin kurucusudur."Company Overview of Century 21 Real Estate LLC".
Tasfiyesi Türkiye Emlak Kredi Bankası gözetiminde yapılmıştır.Ownership of the newspaper was given to the Savings Deposit Insurance Fund of Turkey.
Emlakçı bir kocası ve çok sevdiği bir oğlu vardır.He is shown to have a daughter and loving husband.
Emlak Bankası.Because it becomes their property, the bank can use it for effectively anything it likes.
Burada emlak vergisi oranı var.This is the property tax rate.
Va ayrıca, emlak verginizi de düşebiliyorsunuz.And also you can deduct, actually, the property tax.
Emlak vergisi, aynı şekilde..Property tax, same thing.
Emlakçıya 6% komisyon ödersiniz.You pay 6% to a broker.
Eğer bir emlakçıysanız, sizden peşinen özür diliyorum.I apologize to if you are broker.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Housing values down.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.High-end haggling for luxury and real estate.
O çok bahçe görmek çok memnun etti kendi emlak başladı.He was very much pleased to see gardening begun on his own estate.
Emlaklarının değerlerini düşüreceğini de düşünüyorlardı.They thought it would reduce their property values.
Keşiş bana sana senin emlak ile anlaşmazlığı.FRlAR Let me dispute with thee of thy estate.
Japonya 1980'lerin sonunda emlak sektöründe mali bir kriz yaşadı.So, Japan had a fiscal real estate crisis back in the late '80s.