Ana içeriğe geç
Sözlük

emirlerin ile cümle

emirlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Am fost trimis aici de Secretarul Apărării la ordinul direct al preşedintelui Statelor Unite.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Bộ trưởng bộ Quốc phòng cử tôi đến... ...thừa lệnh của Tổng Thống Hoa Kỳ.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Ik kom in opdracht van Defensie, en van de president.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Jag har skickats av försvarsministern på direkt order från presidenten.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Jeg er sendt af forsvarsministeren på præsidentens direkte ordre.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Pošilja me obrambni minister po predsednikovem ukazu.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Przysłał mnie Sekretarz Obrony... ...na osobisty rozkaz prezydenta Stanów Zjednoczonych.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Puolustusministeri lähetti minut tänne USA:n presidentin käskystä.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Sono stato inviato dal Ministro della Difesa a nome del Presidente.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Unser Verteidigungsminister hat mich hergeschickt, auf direkten Befehl des Präsidenten.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Μ'έστειλε εδώ ο υπουργός άμυνας με διαταγή του Προέδρου.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Изпраща ме секретарят на отбраната по нареждане на президента.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.?מר סטמפר
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.بأمر مباشر من رئيس الولايات المتحدة
Emirlerinize uyacağım, Ekselansları.Betartom a parancsát, Felség.
Emirlerinize uyacağım, Ekselansları.J'obéirai à vos ordres, Votre Altesse.
Emirlerinize uyacağım, Ekselansları.Θα υπακούσω στις εντολές σας, Μεγαλειοτάτη.
Emirlerinize uyacağım, Ekselansları.سأطيع اوامر جلالتك
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?¿Piensas que no sé las ordenes de quien tengo que obedecer?
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?Vous pensez que je ne sais pas de qui je dois suivre les ordres ?
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?Νομίζεις, ότι δεν ξέρω ποιος κάνει κουμάντο;
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?まさか・・
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır. - Başbakan...دبلوماسي بارك, انت تعيقني من القيام بعملي
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır.Park diplomata, ez beavatkozás a Miniszterelnök utasításába.
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır.Διπλωμάτη Παρκ... Αυτό είναι παρεμπόδιση της δικαιοσύνης.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Eles correm o risco de multas, prisão e até possíveis ordens de partida.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Enfrentan multas, arrestos, detenciones, incluso posibles órdenes de expulsión.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Ils risquent des amendes, l'arrestation, la détention, et même de potentiels ordres d'expulsion.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Они рискуют штрафами, арестом, задержанием и даже потенциальной депортацией.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.De, der giver jer ordrer, må have sendt dem.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.De som ger er order måste ha skickat dem.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Deve averli mandati lo stesso che vi ha dato gli ordini.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.El que os dio órdenes debe de haberlos enviado.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Musiał ich posłać ten, kto wydaje wam rozkazy.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Ne lähetti varmasti se, joka antoi teille määräyksenne.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Quem vos dá ordens deve tê-los mandado sair.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Αυτός που σας έδωσε διαταγές πρέπει να έστειλε κι αυτά.
Size emirlerinizi veren göndermiş olmalı onları.Их послал тот, кто отдал вам приказ.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımA protože, no víte, poslouchám jeho rozkazy, tak to udělám.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımChris m'a demandé de raconter, encore une fois, comment nous avons trouvé la structure de l'ADN.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımComo sabem, eu sigo as ordens dele, assim o farei.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımE, siccome, ecco, io eseguo i suoi ordini, lo farò.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımÉs mivel én betartom az utasításait, ezt fogom tenni.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımI dlatego że wypełniam jego rozkazy to zamierzam to teraz zrobić.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımJadi karena saya tunduk, saya akan lakukan.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağım저는 그의 지시를 따르기 때문에, 그러도록 하죠.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımOg siden, I ved, jeg følger hans ordrer, vil jeg gøre det.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımŞi pentru că-i urmez ordinele, am să o fac.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımUnd weil ich seine Anweisungen befolge, mache ich's.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımVà vì tôi tuân lệnh ông ấy, tôi sẽ kể.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımVermits ik zijn orders opvolg, zal ik dat doen.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımY como Uds. saben, sigo sus órdenes y lo haré.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımΑφού, ξέρετε, ακολουθώ τις εντολές του, θα το κάνω.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımИ поскольку я подчиняюсь его приказам, я расскажу.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımКакто знаете, аз следвам неговите заповеди, така че ще го направя.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımהואיל ואני מבצע פקודות אעשה את זה.
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağımوبما أني، كما تعلمون، أتبع أوامره، سأفعل ذلك
Ve bildiğiniz üzere, ben onun emirlerine aynen uyduğumdan, bunu da yapacağım私にとってはちょっと退屈な話なのですがね
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod