3. Hududu bilmek: Tanrısal emirleri öğreten ve yayanlara “Hudud” denir.وأما صيغة التكبير : فمن أهل العلم من يرى أنه يكبر ثلاثًا تباعا فيقول: الله أكبر الله أكبر الله أكبر.
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.وذلك بأن يجعلوا ما على أيمانهم على شمائلهم، ويستقبلوا القبلة، ويدعو الله رافعي الأيدي، مبالغين في ذلك.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.أن يفترض أنهم يتصرفون بناء على أوامر.
Dayısı I. Yakub Bey'in emirlerinden Yakub Bey bin Umur'dur.وأشهر الأعمام في التاريخ إسماعيل عم يعقوب.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.A rainha não dá as ordens diretas e não diz às formigas o que fazer.
Bu birlik emirleri 11. Ordu komutanından alacaktır.Esta unidade deve receber ordens do comandante do 11.º Exército.
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.Sob o registro, sete cidades fortificadas são descritas, com seus dentro da muralha.
Tanrı, emirlerine uyanları mükafatlandırır, uymayanları eğer tövbe etmezlerse cezalandırır.Pagar-lhes-ás conforme os seus pecados, ó Deus; sobrevenha-lhes de acordo com suas obras.
Tiyatroların inşa edilmesi için emirler verdi ve spor oyunlarını destekledi.Ordenou a construção de diversos teatros e promoveu os jogos e provas atléticas.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Desobedecendo as ordens do pai, ele leva a prostituta Shae junto consigo.
Kuveyt'in Emirleri Al-Sabah AilesiAcima deles, só a família dos Al-Sabah.
Osman et-Tavilî, Allah'ın emirlerine tam uyup, yasaklarından şiddetle sakınırdı.Deus desvelou as obras dos homens bajuladores, com mofa e escárnio desvelou as suas obras.
Rusya Federasyonu Emirleri veya madalyaları eşliğinde giyilirse, bu madalya önceliklidir.Se usada junto com Ordens e medalhas da Federação Russa, estas últimas tinham preferência.
Emirler yayınlamış ve hatta Aleksios'un emirlerini kendisine uygun hale getirip değiştirmiştir.Eufrósine dava ordens e alterava os decretos de Aleixo se assim o entendia.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.Ele ordena você em sua busca.
Bundan sonra, yapabilecekler için emirler verildi.Em seguida, eles são enviados com o que podem levar ....
Komplocu emirlerin onu yakalamaya imkanları olmadı.A força policial falhou em manter a ordem.
Daima Voldemort'un emirlerini yerine getirmek üzere hareket eder.Sempre reclama quando Janete a chama de Waldemar.
Katar emirleri Sani Hanedanı'na mensupturlar.Esclarecimentos da Santa Sé a respeito das Ordens de Cavalaria.
İsyandan sonra, Şirvan emirleri halka karşı zulüm ve gaddarlıklarını daha da arttırdılar.Of zij trokken later hun onterechte schadeclaim in.
Bu çeşitlemede 40 denekten sadece 3'ü gözlemcinin emirlerine karşı geldi.In deze variatie demonstreerden slechts drie van 40 tegen de gang van zaken.
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.In de mangroven staan er zeven soorten te boek die behoren tot zeven verschillende geslachten.
Berkowitz'in iddiasına göre iblis ona komşusunun köpeği aracılığıyla öldürmesi için emirler gönderiyormuş.Berkowitz claimde dat hij moordde in opdracht van de hond van de buren, die bezeten zou zijn door een demon.
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.Daarom beschouwden zij hun afgelegde eed als ongeldig.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.Manschappen die hem ongehoorzaam waren, werden onverbiddelijk gestraft.
Perry'e emirleri verir.Hij gaf het bevel aan Murat.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.Aarzelend volgt hij het bevel op.
Yani, Allah'ın emirlerini uygulamayan veya uygulayamayan müminler günahkâr olurlar.Zijn de Israëlieten echter ontrouw, dan worden ze door God in de steek gelaten of gestraft.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Onderweg komt Tyrion zijn voormalige concubine, de prostituee Shae, tegen in de vertrekken van zijn vader.
Hitler aynı zamanda cephenin kuzeyinde ve güneyinde de harekât emirleri vermişti.Inmiddels had Hitler de operationele bevelvoering aan het oostfront op zich genomen.
Ama bazı tarihçiler Tutuş'un Sultan Melikşah emirleriyle hareket ettiğini bildirmektedirler.Door een list wisten de troepen van de sultan de koning echter gevangen te nemen.
Ancak Jelačić emirler ona ulaşmadan gece yarısı saldırıyı başlattı.Door verschillende verwarrende orders kon de aanval pas van start gaan rond middernacht.
Askeriyede yer alan emir zinciri, üstler tarafından verilen "yasal" emirlerin yerine getirilmesini hükmeder.C-Note zit in het leger en "regelt" weleens wat voor zijn leidinggevende.
Burada öylesine emirler vermezsin!Je kunt hier niet zomaar bevelen.
İlk görevin, emirlerimi uygulamaktır.Jouw eerste taak is om mijn orders op te volgen.
Bu sorunun sonraki emirlerde ele alınacağı varsayılmıştır.Zakładano, że problem ten zostanie załatwiony w późniejszych rozkazach.
Kraliçe karıncalara ne yapmaları konusunda direkt emirler vermez.Królowa nie wydaje mrówkom poleceń, co mają robić.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.Wykonuje jego polecenia.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.Żołnierze, którzy uchybili przyjętym zasadom byli surowo karani.
Perry'e emirleri verir.Przekazuje Clare rozkazy.
Nadakhan'ın emirlerini yerine getirir.Jest polecenie Nazarbajewa.
Hakkındaki tutuklama emirlerine rağmen araştırmacı gazeteciliğine devam etti.Pomimo zasiadania w parlamencie kontynuował pracę dziennikarza.
Cephe birlikleri STAVKA'nın emirleri doğrultusunda 29 Ağustos'tan itibaren savunma pozisyonu aldı.Do 29 sierpnia dywizja zajęła przygotowane pozycje obronne.
O emirleri dinlemekten başka seçeneğim yok.Nie mam innego wyboru niż słuchać tych rozkazów.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Drottningen delar inte ut order eller berättar för myrorna vad de ska göra.
Bu emirler tüm İSK askerlerine ulaşmalıdır."Ryssland måste dra bort sina trupper".
Onbaşı Joseph Bowman: Yine Mason'dan daha aşağı rütbededir ancak ara sıra bize emirler verir.I Esbjerg fB blev Jones Kusi-Asare aldrig ordinarie utan har oftast fått agera inhoppare ett fåtal gånger.
Osman et-Tavilî, Allah'ın emirlerine tam uyup, yasaklarından şiddetle sakınırdı.Han övertalade dem sedan till att ta avstånd från Gud och dopet, och vanhelga hostian.
Amanda Waller'ın emirlerini yerine getirmek için görevlendirilmiştir.Hon följer blint alla order Hilt ger.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.Han ger då order till sina män att följa efter henne.
Saray giderleriyle ilgili ödeme emirler, devlet ricalinden on iki kişinin imzasını taşıması gerekmektedir.Для вступу протоколу в силу необхідна його ратифікація десятьма країнами-учасницями Пакту.
Gemiyi kullanır ve mürettebata emirler verir.Крім управління судном, необхідно віддавати накази екіпажу.
Komplocu emirlerin onu yakalamaya imkanları olmadı.Флаг-капітан не дав виконати його наказ.
Emirler yayınlamış ve hatta Aleksios'un emirlerini kendisine uygun hale getirip değiştirmiştir.Вони спілкувались і Адріан, можливо, користувався його порадами.
Bu durumda Malinovski, cephe kuvvetlerinin ileri harekâta devam etmesi yönünde gereken emirleri verdi.Дізнавшись про це, Мініх віддав наказ про наступ головним силам.
Devlette gevşeklik ve zayıflık baş gösterince emirleri dinlemez oldu.Авраам, не вагаючись, послухався.
Bu tür emirleri astların yerine getirme mecburiyetleri yoktur.Для встановлення таких застосунків не вимагається адміністраторських прав.
Bu emirlerin başında Emir Bozaba gelmekteydi.Tyto rozkazy bezvýhradně uposlechl.
Tanrı, emirlerine uyanları mükafatlandırır, uymayanları eğer tövbe etmezlerse cezalandırır.Ninivané se obrací v naději, že i Bůh obrátí a odvrátí od nich (totéž sloveso) svůj hněv a trest.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.A dávám vám přikázání, abyste tyto věci činili.