emir ile cümle
emir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
-Emir verme bana.Lutem! - Não me dê ordens.
-Emir verme bana.- Nie rozkazuj mi.
-Emir verme bana.- Non osare darmi ordini.
-Emir verme bana.-Μην με διατάζεις!
-Emir verme bana.- Не надо мне приказывать.
En bilinenlerinden basladim -- "10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.Allt från de kända jag redan kände till - de tio budorden, älska din granne, var fruktsamma och föröka er.
En bilinenlerinden basladim -- "10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.Те варираха от известните, които бях чувал - 10-те Божии заповеди, обичай ближния си, плоди се и се умножавай.
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduDe vraag was: Wat is het belangrijkste gebod?
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduDie Frage war: "Was ist das wichtigste Gebot?"
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduÎntrebarea a fost: Care este cea mai mare poruncă?
En büyük emir hangisidir.? sorusuydu그 질문이란 무엇이 가장 중요한 계명일까하는 것입니다.
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduLa domanda era: Qual'e' il piu' grande comandamento?
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduLa pregunta era: "¿Cuál es el mandamiento más grande?"
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduLa question est: Quel est le plus important des commandements ?
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduPytanie brzmiało: Jakie jest najwiśksze przykazanie?
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduTa otázka zněla: "Jaké je nejvyšší přikázání?"
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduВопрос такой: "Какая заповедь самая важная?"
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduВъпросът е: Коя е най-великата заповед?
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduהשאלה הייתה: מהו הדיבר הגדול מכולם?
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduالسؤال هو :ماهي اكبر وصية?
En büyük emir hangisidir.? sorusuyduイエス・キリストによれば その答えは
Evim, Elijah Mohammad'in emirleri altındaki Siyahi Müslüman hareketi tarafından bombalandı.그것은 엘리야 무하마드의 주문에 따라 블랙 이슬람 운동에 의해 폭격 했다.
Finlandiya, Rusya egemenliği altında çarın emirleriyle geliştirilen özel bir bölgeye dönüştü.Suomi muuttui Venäjän vallan aikana erityiseksi alueeksi, jota kehitettiin keisarin käskystä.
Finlandiya, Rusya egemenliği altında çarın emirleriyle geliştirilen özel bir bölgeye dönüştü.Under Ryssland blev Finland ett speciellt område som utvecklades på kejsarens order.
Finlandiya, Rusya egemenliği altında çarın emirleriyle geliştirilen özel bir bölgeye dönüştü.تحولت فنلندا أثناء فترة السيطرة الروسية إلى منطقة خاصة، حيث أنه تم تطويرها بأوامر من القيصر.
Gamadelpivo. Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.GAmadelpivo ánh sáng đầu tiên, là kết án những người đàn ông và phụ nữ lên bờ
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.30세 정도 되었을 때 "지휘자의 십계명"이라는 걸 썼는데요,
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Als junger Mann von circa 30 Jahren schrieb er etwas, das er die "Die Zehn Gebote für Dirigenten" nannte.
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Amikor fiatalember volt, úgy 30 körül, megírta, amit ő úgy hívott "A Karmesterek Tízparancsolata."
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Când era tânăr, cam de 30 de ani, a scris ceea ce a numit "Cele zece porunci pentru dirijori."
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Cuando era joven, cuando tenía unos 30, escribió lo que él llamó "Los diez mandamientos para los directores".
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Když byl mladý muž, kolem třiceti, napsal, jak říkal "Desatero přikázání pro dirigenty."
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Ketika ia masih muda, kira-kira 30 tahun, dia menulis yang ia namakan... "10 Perintah bagi Dirigen"
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Kiedy był młodym człowiekiem, około trzydziestki, napisał coś co nazwał "Dziesięć przykazań dyrygenta".
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.När han var ung, 30 år, skrev han "Dirigentens tio budord."
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Όταν ήταν νέος γύρω στα τριάντα, έγραψε αυτό που ονόμασε "Οι Δέκα Εντολές των Μαέστρων".
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı."Десять заповедей дирижера".
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.Когато бил млад, около 30-годишен, написал нещо, което нарекъл "Десетте заповеди за диригенти".
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.בן בערך 30, הוא כתב את מה שכינה "עשרת הדיברות למנצחים".
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.فى حوالى الثلاثون من عمره. قام بكتابة ما سمّاه " الوصايا العشر لقائدى الأوركسترا"
Genç bir adamken, otuzlarındayken, "Orkestra Şefleri için On Emir" dediği şeyi yazdı.「指揮者の十箇条」というのを書きました その一番目は「コンサートが終わったとき汗をかいているようなら
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.As ordens que recebi do Jovem Amo foram para trazer esta mulher para Este.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.El señorito me ordenó... que me llevara a esta mujer al este.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Gli ordini che ho dal Principino... sono di portare questa donna all'est.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Mina order från vår unge mästare- -är att ta den här kvinnan österut.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Mine ordrer fra vor unge mester - - er at tage denne kvinde med østpå.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Nuori isäntä antoi määräyksen viedä tämä nainen itään.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Panicz nakazał mi zabrać tę kobietę na wschód.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Οι διαταγές που έχω από τον Νεαρό Άρχοντα... είναι να πάμε τη γυναίκα στην Ανατολή.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.По приказу, полученному от молодого господина... это женщину надо отправить на восток.
General Armstrong'u vurmak için emir aldık.Abbiamo ordine di sparare al generale Armstrong.
General Armstrong'u vurmak için emir aldık.Mamy rozkaz strzelać do generał Armstrong...
General Armstrong'u vurmak için emir aldık.Meillä on käsky ampua kenraali Armstrong.
General Armstrong'u vurmak için emir aldık.Temos ordens para matar a general Armstrong...
General Armstrong'u vurmak için emir aldık.Tenemos órdenes de disparar a la general Armstrong...
General Armstrong'u vurmak için emir aldık.Vi har order om att skjuta general Armstrong...
General Armstrong'u vurmak için emir aldık.Vi har ordre til at skyde general Armstrong ...
General Armstrong'u vurmak için emir aldık.Έχουμε διαταγές να σκοτώσουμε τη στρατηγό Άρμστρονγκ.
General Armstrong'u vurmak için emir aldık.У нас приказ застрелить генерала Армстронг...
Görüyorsunuz, insanlar emir almayı bilmezler; bilgisayarlar bu konuda çok iyidirler.Đó là vì con người không giỏi nhận lệnh. Nhưng máy tính thì rất giỏi.