Tom'un bunu bir şekilde yöneteceğinden eminim.I'm sure Tom will manage it somehow.
Tom'un hediyeni seveceğinden eminim.I'm sure Tom will love your present.
Tom'un bunu yapmayı istemediğinden eminim.I'm sure Tom didn't mean to do that.
Tom'un onun hakkında bilmediğine eminim.I'm sure Tom didn't know about that.
Bunun bir yanlış anlama olduğuna eminim.I'm sure this is a misunderstanding.
Tom'un istediğinin bu olduğundan eminim.I'm sure that's what Tom would want.
Tom'un Mary'den hoşlanmadığına eminim.I'm sure that Tom doesn't like Mary.
Onun iyi olacağından eminim.I'm sure it's going to be just fine.
Eminim buralarda bir yerde.I'm sure it's around here somewhere.
Onu söyleyenin ben olmadığımdan eminim.I'm sure it wasn't me who said that.
Tom'un Mary'yi incitmeyeceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom won't hurt Mary.
Kendim bu konuda çok emin değilim.I'm not too certain about it myself.
Bunun ne anlama geldiğinden gerçekten emin değilim.I'm not really sure what this means.
Niyetlerinin iyi olduğundan eminim.I'm sure your intentions were good.
Bir şey düşüneceğinden eminim.I'm sure you'll think of something.
Harika bir iş yapacağından eminim.I'm sure you'll do a fantastic job.
Onun nasıl olduğunu bildiğinden eminim.I'm sure you know what that's like.
Burada rahat olacağımızdan eminim.I'm sure we'll be comfortable here.
Tom'un adının listede olduğuna eminim.I'm sure Tom's name is on the list.
Tom'un seni görmek isteyeceğinden eminim.I'm sure Tom would love to see you.
Tom'un mantığa kulak vereceğinden eminim.I'm sure Tom will listen to reason.
Tom'un en iyiyi bileceğinden eminim.I'm sure Tom will know what's best.
Tom'un neyin en iyi olduğunu bileceğinden eminim.I'm sure Tom will know what's best.
Tom'um bizimle yaşamak istediğinden eminim.I'm sure Tom wants to live with us.
Geldiğimi Tom'un sana söylediğine eminim.I'm sure Tom told you I was coming.
Öğrenmek için bir yol olduğuna eminim.I'm sure there's a way to find out.
Sizin ikinizin kabul edeceğinden eminim.I'm sure the two of you will agree.
Onu yapanın ben olmadığıma eminim.I'm sure it wasn't me who did that.
Birinin bağırdığını duyduğuma eminim.I'm sure I heard somebody shouting.
Tom'un bize inandığından hâlâ emin değilim.I'm still not sure Tom believes us.
Bunun gerçek olduğundan oldukça eminim.I'm quite certain that's the truth.
Tom'un Mary ile çıktığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom is dating Mary.
Bana ne sorduğundan emin değilim.I'm not sure what you're asking me.
Onun için hazır olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm ready for that.
İyimserliğini paylaştığımdan emin değilim.I'm not sure I share your optimism.
Ne demek istediğinden tam olarak emin değilim.I'm not sure exactly what you mean.
Bunun bir kaza olduğundan o kadar emin değilim.I'm not so sure it was an accident.
Bir şey hakkında gerçekten emin değilim.I'm not really sure about anything.
Tom'un sorumlu olduğundan emin değilim.I'm not certain Tom is responsible.
Sana güvenebileceğim konusunda emin olmak zorundaydım.I had to be sure I could trust you.
Çok eminsin, değil mi?You're very confident, aren't you?
Ne olduğunu bildiğinden eminim.I'm sure you know what's going on.
Yangını duyduğuna eminim.I'm sure you heard about the fire.
Yarın daha iyi yapacağımızdan eminim.I'm sure we'll do better tomorrow.
Ben Tom'un ne yapmayı bileceğine eminim.I'm sure Tom will know what to do.
Tom saat 2.30'a kadar burada olacak. Eminim.I'm sure Tom will be here by 2:30.
Tom'un yardım edebileceğinden eminim.I'm sure Tom will be able to help.
Tom'un birlikte gelmek istediğinden eminim.I'm sure Tom wanted to come along.
Tom'un orada olacağından eminim.I'm sure Tom is going to be there.
Şimdiye kadar Tom'un Mary'ye söylediğine eminim.I'm sure Tom has told Mary by now.
Tom'un herhangi bir zarar vermek istemediğinden eminim..I'm sure Tom didn't mean any harm.
Bizim hakkımızda konuştuklarından eminim.I'm sure they're talking about us.
Onun beni sevip sevmediğinden hâlâ emin değilim.I'm still not sure if he likes me.
Sana yardım edebileceğimden hâlâ emin değilim.I'm still not sure I can help you.
Orada olabileceğimden hâlâ emin değilim.I'm still not sure I can be there.
Bunun bir hata olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure this is a mistake.
Zamanın olacağından emin değilim.I'm not sure you'll have the time.
O kadar uzun bekleyebileceğimden emin değilim.I'm not sure I can wait that long.
Ne kadar kalabileceğimizden emin değilim.I'm not sure how long we can stay.
Tom'un mesajı aldığından emin olacağım.I'll be sure Tom gets the message.