Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Die Forscher müssen sicherstellen, dass das Eis nicht verunreinigt ist.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Gli scienziati devo fare in modo che il ghiaccio non venga contaminato.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.과학자들은 이 얼음이 절대로 오염되지 않도록 해야 하죠.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Les scientifiques doivent s'assurer que la glace ne soit pas contaminée.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Los científicos deben asegurarse de que el hielo no esté contaminado.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Naukowcy muszą być pewni, że lód nie jest zanieczyszczony.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Oamenii de ştiinţă trebuie să se asigure că gheaţa nu e contaminată.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Para ilmuwan harus memastikan bahwa es ini tidak tercemar.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Tieteilijöiden tulee taata, ettei jäähän tule epäpuhtauksia.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Vedci musia zaistiť, že ľad nie je kontaminovaný.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Vědci si musí být jisti, že led není nijak kontaminován.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Οι επιστήμονες πρέπει να εξασφαλίσουν ότι ο πάγος δεν θα μολυνθεί.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Учените трябва да се уверят, че ледът не е замърсен.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.Учёные должны гарантировать, что лёд не заражён.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.המדענים חייבים להבטיח שהקרח לא מזוהם.
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.وبالعودة الى الموقع فعلى العلماء الحرص على أن لا تتلوث العينات الثلجية
Bilim adamları buzun kirlenmemiş olduğuna emin olmak zorundadırlar.保証しなければなりません さらに 1万kmを運搬するにあたって
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Als Wissenschaftler müssen Sie erstmal dafür sorgen, dass Ihr Kram funktioniert.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.A primeira coisa a fazer como cientistas é: têm de se certificar que o teste funciona.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Het eerste wat je als wetenschapper moet doen, is zorgen dat het spul werkt.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.여러분이 과학자라면 첫번째로 해야할 일은 그 재료들이 산출하는 것에 확신을 하는 것입니다.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.La première chose que l'on fait en tant que scientifique est de s'assurer que ça marche.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.La prima cosa che fa uno scienziato è essere sicuri che le cose funzionino.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Lo primero que uno hace como científico es asegurarse de que la cosa funciona.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Pierwszą rzeczą, jaką naukowiec robi jest upewnienie się, że wszystko działa.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Primul lucru pe care îl faci ca om de știință e să te asiguri că lucrurile funcționează.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.В первую очередь ученый должен убедиться, что материал работает.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.Първото, което правиш като учен е, трябва да се увериш, че това нещо работи.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.הדבר הראשון שאתה עושה כמדען הוא, עליך לוודא שהעסק עובד.
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.أول شئ تفعله كعالم هو.. أن تتأكد أن الأشياء تعمل
Bir biliminsanı olarak yapacağınız ilk şey, işlerin yolunda gittiğinden emin olmaktır.実験の有効性を確かめることです そこで 組織培養細胞を
Bir de simyası var. Tehdit olu,sturuyor. Emin olmak için...Alkemioineen hän on ongelma.
Böyle şeylerden emin olmak iyidir.C'est mieux de régler ces choses-là.
Böyle şeylerden emin olmak iyidir.Jobb az ilyen dolgokat tisztázni.
Böyle şeylerden emin olmak iyidir.Τέτοια πράγματα είναι καλό να τα ξεκαθαρίζεις.
Böyle şeylerden emin olmak iyidir.يجب الحديث عن هذه الاشياء قبلا لاطمئن
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Abbiamo iniziato molti programmi per garantire che i bambini venissero a scuola.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Am început multe programe doar pentru a ne asigura că elevii vin la şcoală.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Chúng tôi đã mở rất nhiều chương trình để đảm bảo rằng những đứa trẻ được đi học.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Hemos comenzado muchos programas sólo para asegurarnos de que el niño venga a la escuela.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Kami telah memulai banyak program hanya ingin memastikan bahwa anak tersebut datang ke sekolah.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.우리는 단지 아이들이 학교에 꼭 오게 하기 위해서 여러 프로그램들을 시작했습니다.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Nous avons crée de nombreux programmes dans le seul but d'être sûr que l'enfant viendra à l'école.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Sok programot kezdtünk el csak azért, hogy biztosítsuk, hogy a gyerekek iskolába jöjennek.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Uruchomiliśmy wiele programów, by zachęcić dzieci do chodzenia do szkoły.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.We hebben vele programma's opgestart enkel om zeker te zijn dat het kind naar school komt.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Wir haben viele Programme begonnen, nur um sicherzustellen, dass das Kind zur Schule kommt.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Začali jsme s mnoha programy, abychom zajistili, že děti budou do školy chodit.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Ξεκινήσαμε πολλά προγράμματα για να βεβαιωθούμε ότι τα παιδιά θα έρχονται στο σχολείο.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Мы начинали много программ для того, чтобы каждый ребенок дошел до школы.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.Стартирали сме много програми, само за да осигурим редовното идване на детето на училище.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.יצרנו הרבה תוכניות רק כדי לוודא שהילד יגיע לבית הספר.
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.بدأنا بمشاريع عدة فقط لكي نتأكد بأن الطفل يأتي إلى المدرسة
Bu çocukların okula geldiğinden emin olmak için birçok çalışma başlattık.多くのプログラムを始めました 年上の子供には職業訓練を受けさせ-
Bundan dolayı eğer kendim koşamayacaksam başkalarının koşabileceğinden emin olmak istediğime karar verdim.Alors j'ai décidé que si je ne pouvais pas courir moi-même, je voulais m'assurer que les autres le puissent.
Bundan dolayı eğer kendim koşamayacaksam başkalarının koşabileceğinden emin olmak istediğime karar verdim.Ik besloot dat, als ik zelf niet zou kunnen rennen, ik ervoor zou zorgen dat anderen dat wel zouden kunnen.
Bundan dolayı eğer kendim koşamayacaksam başkalarının koşabileceğinden emin olmak istediğime karar verdim.Jag bestämde mig; om inte jag kunde springa så ville jag se till så att andra skulle kunna.
Bundan dolayı eğer kendim koşamayacaksam başkalarının koşabileceğinden emin olmak istediğime karar verdim.만약 제가 달릴 수 없다면, 다른 사람들은 반드시 달릴 수 있도록 하겠다고 결심했습니다.
Bundan dolayı eğer kendim koşamayacaksam başkalarının koşabileceğinden emin olmak istediğime karar verdim.Uznałam, że jeśli sama nie mogę biegać, to chcę, by inni mogli.
Bundan dolayı eğer kendim koşamayacaksam başkalarının koşabileceğinden emin olmak istediğime karar verdim.אז החלטתי,שאם אני לא יכולה לרוץ בעצמי, אני רוצה לוודא שאחרים יוכלו.