Borsa krizi birçok emekliyi yeniden iş piyasasına zorladı.The stock market crash forced many retirees back into the job market.
Emekli olduğu gün şirket ona altın bir saat hediye etti.The company presented him with a gold watch on the day he retired.
Şirket, hayatını idame ettirmesi için, ona yetecek kadar bir emekli aylığı bağladı.The company gave him enough pension to live on.
Ben emekli olduğumda hayatımın geri kalanını kırsalda geçirmek istiyorum.When I retire, I'd like to spend the rest of my life in the country.
Küçük emeklilik maaşıyla yaşamak, onun için zordur.It's hard for him to live on his small pension.
Tabii, birçok emektar vatandaş emeklilikten memnundur.Of course, many senior citizens are happy with retirement.
İnsanların çoğu altmış yaşında emekli olur.Most people retire at the age of sixty.
Çoğu insan altmış yaşında emekli olur.Most people retire at the age of sixty.
Bununla birlikte, birçok kişi erken emekliliği tercih ediyor.Nevertheless, many are choosing early retirement.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.The old man lives on his pension.
Emekli maaşı yaşam giderleri için yeterli değildir.The pension is not sufficient for living expenses.
Emekli maaşı geçim harcamaları için yeterli değildir.The pension is not sufficient for living expenses.
Bebek emekliyor.The baby is crawling.
General emekli olduktan sonra hayatının geri kalanını barış içinde yaşadı.The general lived the rest of his life peacefully after his retirement.
Hata onun emekliliğini hızlandırdı.The mistake hastened his retirement.
Singapur'un Merkez Fonu emeklilik sağlar.Singapore's Central Fund provides pensions.
John emekli olduğunda, oğlu onun işini devraldı.When John retired, his son took over his business.
Profesör Jones, gelecek yıl emekliye ayrılır.Professor Jones retires next year.
Jim'in amcasının gelecek yıl emekli olması bekleniyor.Jim's uncle is due to retire next year.
Böyle bir yargıç emeklilik yaşından önce işinden emekli olması gerekir.Such a judge should retire from his job before retirement age.
O, babası emekli olduğunda işi devralacak.He will take over the business when his father retires.
Emekli olur olmaz insanlar seni nadiren görmeye gelirler.People rarely come to see you once you are retired.
Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
Bu yıl dört emekliliğimiz vardı.We've had four retirements this year.
Şirketimizde emeklilik yaşı 60'tır.At our company, the retirement age is 60.
Büyük babam bir emekli maaşı ile yaşıyor.My grandfather is living on a pension.
Babam, emekli olana kadar neredeyse 30 yıl boyunca çalışmış olacak.By the time he retires, my father will have worked for almost thirty years.
Babam önümüzdeki İlkbaharda emekli oluyor.My father is retiring next spring.
60 yaşına geldiğimde işten emekli olmayı umuyorum.I hope to retire from work when I'm 60 years old.
Emekli olmaya karar verdim.I have decided to retire.
Geçen yıl emekli oldum.I retired last year.
Geçen sene emekli oldum.I retired last year.
Ben geçen yıl emekli oldum.I retired last year.
Emekliliğim için sekiz dönümlük bir çiftlik aldım.I bought an eight-acre farm for my retirement.
Emekliliğe üç yılım kaldı.I have three years left until retirement.
Onun küçük bir emeklilik maaşıyla yaşaması zordu.It was hard for him to live on his small pension.
Bebek dört ayak üstünde emekliyordu.The baby was crawling on all fours.
Büyükbabam önümüzdeki yıl emekli olmayı planlıyor.My grandfather is planning to retire the year after next.
Büyükbaba yaşlandığından dolayı emekli oldu.Grandfather has retired because he is getting old.
Emekli olduğunda büyük bir aylık kazanmıyordu.He wasn't earning a large salary when he retired.
Ben emekli oldum ve bir süre dalgama bakacağım.I've retired and I'm going to take it easy for a while.
Emeklilik hakkında mutlu olduğumu söyleyemem.I can't say I'm happy about retirement.
Emeklilikten sonra ülkede sakin bir hayat yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after retirement.
O dul ve emeklidir ve birçok zorluklarla karşı karşıyadır.She's a widow and a pensioner, and faces many hardships.
Emekli olduğunda onun işini oğlu devraldı.When he retired, his son took over his business.
Onun emekli olma kararı hepimizi şaşırttı.His decision to retire surprised all of us.
O ,emekli olduğu zaman meslektaşı ona bir hediye aldı.His colleagues gave him a present when he retired.
O ,emekli olduğu zaman iş arkadaşı ona bir hediye aldı.His colleagues gave him a present when he retired.
Geçimini sağlamak için bir emekli maaşı var.He has a pension to live on.
Emekli olduktan sonra geliri yarı yarıya azaldı.His income was diminished by half after retirement.
Emeklilikten sonraki hayatı mutsuzdu.His life after retirement was unhappy.
20 yıl önce ordudan emekli oldu.He retired from the army 20 years ago.
O, 30 yıllık hizmetten sonra şirketten emekli oldu.He retired from the company after 30 years' service.
60 yaşında şirketten emekli oldu.He retired from the company at the age of 60.
İşini sattı ve emekli oldu.He sold his business and retired.
Emekli olduktan sonra bahçıvanlık yapmaya başladı.He took up gardening after he retired.
O, küçük bir emekli aylığıyla yaşıyor.She lives on a small pension.
O, ona emekli olma niyetini bildirdi.She announced her intention to retire.
O, her ay emekliliği için bir kenara para koydu.She put some money away every month for her retirement.
O, emeklilik maaşıyla yaşamak zorunda.She has to live on the pension.