Ana içeriğe geç
Sözlük

emeği ile cümle

emeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Geleneksel Zaman Bankalarında bir insanın bir saatlik emeğinin karşılığı diğer herhangi birininkine eşittir.Člověkoden znamená čas odpovídající práci jedné osoby po dobu jednoho pracovního dne.
Aşkın Emeği Boşuna.Dílo veliké lásky.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.Sclavia era cunoscută în Egiptul antic, dar amploarea si prevalenta practicii sale sunt neclare.
Aşkın Emeği Boşuna.Vinovată e dragostea.
Emeği geçenler gösterilirken David Bowie'nin "Space Oddity" parçası çalıyor.A hangszórókból David Bowie Space Oddity című száma szólt.
Aşkın Emeği Boşuna.A szerelem mindenhatósága.
Daha sonraları insan eli, emeği ve duygusu işe koyuldu.A harmadik napon az embereknek értelmet, nyelvet és érzékeket adott.
Ve bu emeğin sonunda Blackwater Park ortaya,2001 yılında çıkar.Opethin varsinainen läpimurtoalbumi, Blackwater Park, julkaistiin vuonna 2001.
İlk yıllardan itibaren sadece şişe ve bardak üreten fabrikada üretim el emeğine dayanıyordu.Sittemmin tehdas keskittyi vain pullojen ja lasipurkkien valmistukseen.
"Fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar, her şey emeğin olacak!"Kilpailuja, naisia, autoja ... ehkä olet seuraavana päivänä jo kuollut.'
Böylece insan kendine, kendi emeğine, ilişkilerine, dünyaya ve yaşama yabancılaşır.He haluavat oppia ymmärtämään maailmaa, sen ilmiöitä ja ihmisiä.
Emeğin boşa çıkarılması beni üzüyor.Με στενοχωρεί η προσπάθειά σας.
Aşkın Emeği Boşuna.Τα πάθη του έρωτα.
Emeği geçen dernek başkanı Ömer İnan ve ekibine teşekkür ederiz.Διετέλεσε αρχηγός του Παναθηναϊκού και παίκτης-προπονητής της ομάδας.
1883'te Rusya'nın ilk Marksist örgütü olan Emeğin Kurtuluşu'nun kuruluş çalışmalarına katıldı.Το 1883 ίδρυσε την ομάδα χειραφέτησης της εργασίας που ήταν η πρώτη ρωσική μαρξιστική οργάνωση.
Bu ödül, müzik dünyasına emeği geçen kişiler için ilk kez verilmeye başlanmıştı.Det var også første gang, at prisvinderne udelukkende var folk indenfor musikbranchen.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.Slaveri var kjent i oldtidens Egypt, men graden og forekomsten er uklar.
Oysa "uygar" topluluklarda üretimin temeli köle emeğine dayanmaktadır.I et «normalt» samfunn må man ha slaver.
Ünlü Afşar kilimleri, bu çalışkan kadınların el emeğidir.Tradisjonelt er slike håndverkstjenester lavlønnet kvinnearbeid.
Çünkü bu stada en çok onun emeği geçmişti.Flokken hans hadde mest støtte på Opplandene.
İnsan emeği olmadan kendi kendine yetişebilmektedir.Demikian manusia juga akhirnya dipengaruhi oleh kekuasaan, bukan manusia mempengaruhi kekuasaan.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.Perbudakan juga ada, namun aplikasinya pada masyarakat Mesir Kuno masih belum jelas.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.Nô lệ cũng đã được biết đến ở Ai Cập cổ đại, nhưng mức độ và tỷ lệ của nó lại không rõ ràng.
Bunlarında usulüne göre zamanında yapılması emeğin karşılığının alınması için önemlidir.Tại thời điểm này, chúng tôi tin rằng việc sa thải anh ta là điều đúng đắn để làm.
İnsan emeği olmadan kendi kendine yetişebilmektedir.人そのものには粘液をかける以外の危害は加えない。
Daha sonraları "Esin" adıyla yayımlanan "Doğru Yol" Dergisi'nin yayın hayatına girmesinde emeği geçti.しかしその後の雑誌連載による『酒のほそ道』の方がよく知られるようになった。
Halk emeğinin karşılığını bol bol buğday ile almıştır.並以畢生多數財產捐建了明志書院,嘉惠士子。
Bilgilerin elde edilmesinde büyük emeği geçen Samet BİRİNCİ ye teşekkür ederiz...逞幹識詳明,歷任三府,所在著績。
Artık 10 yaşın altındaki çocuk emeği nadir karşılaşılan bir durumdur.10岁上下的两兄弟是难以理解当时的危险形势。
İnsan emeği olmadan kendi kendine yetişebilmektedir.何者不觸不能男?不為人所觸動則不能,為人所觸動則能。
El emeğine dayanan geleneksel sanayiler de önemli bir yer tutar.其家族为主的这种经营模式也奠定了稳固的基石。
Bunların çoğu kendi el emeği olur.대부분 그 역할을 포수가 담당한다.
Halk emeğinin karşılığını bol bol buğday ile almıştır.이때 쓰고 남은 재물을 굶주린 백성들에게 지급하니 가산군 백성들이 그를 따랐다.
Emeği geçenler gösterilirken David Bowie'nin "Space Oddity" parçası çalıyor.노래는 《Space Oddity》라는 제목으로도 알려진 데이비드 보위의 음반 《David Bowie》에 수록되어 있다.
Emeğin boşa çıkarılması beni üzüyor.노동력을 고용하는 것이 어려워지자 불만이 발생했다.
Emeği geçenler gösterilirken David Bowie'nin "Space Oddity" parçası çalıyor.אם אתם מאמינים שאני רוצח שוטרים, אתם מאמינים שדייוויד בואי הוא אסטרונאוט (בהתייחסות לשיר Space Oddity)".
Transferimde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum.תודה לכם על כל מה שעשיתם עבורי בחיי המגוונים.
Bu tanımlama da daha ziyade Mişna yazımındaki büyük emeği sebebiyledir.הדבר הפך אותה, לדעתי, לסיבה העיקרית להצלחתו המדהימה של כתב העת מדי חודש.
Bu tanımlama da daha ziyade Mişna yazımındaki büyük emeği sebebiyledir.Негова е и заслугата за повечето текстове.
Emeği geçenler gösterilirken David Bowie'nin "Space Oddity" parçası çalıyor.Riječi su inspirirane pjesmom "Space Oddity" Davida Bowiea.
Oysa "uygar" topluluklarda üretimin temeli köle emeğine dayanmaktadır.U "normalnom" društvu potrebni su robovi.
Köle emeğine duyduğu gereksinme, bu kesimin köleliğin kaldırılmasına uzun süre direnmesinin nedeniydi.Dôvod bol tvrdý odpor ku zrušeniu otroctva.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.V Starem Egiptu so imeli tudi suženjstvo, katerega obseg in pomen nista povsem jasna.
Transferimde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum.Dal jim bom obilen blagoslov pri vsem delovanju.
Artık 10 yaşın altındaki çocuk emeği nadir karşılaşılan bir durumdur.Po trečiojo gyvenimo dešimtmečio užanka retai.
Oysa çok emeği vardır otobiyografimde."Autobiografinėse knygose gausu mistikos elementų.
Ağustos 2000'de McDonalds'a oyuncak üreten fabrikalardan birinde çocuk emeği kullanıldığı ortaya çıktı.W sierpniu 2000 roku, wyszło na jew, że jedna z fabryk produkujących zabawki dla McDonalda zatrudnia dzieci.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.A restség miatt elhanyatlik a házfedél, és a kezek restsége miatt csepeg a ház.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Công lao kẻ ngu muội làm cho mệt nhọc chúng nó, vì chẳng biết phải bắt đường nào đặng đi đến thành.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Công_lao kẻ ngu_muội làm cho mệt_nhọc chúng_nó , vì chẳng biết phải bắt đường nào đặng đi đến thành .
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Cuma orang bodoh yang tak tahu jalan ke rumahnya, ia bekerja keras dengan tak henti-hentinya
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Dårens Flid gør ham træt, thi end ikke til Bys ved han Vej.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Dårens möda bliver honom tung, ty icke ens till staden hittar han fram.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Dårens strev tretter ham, han som ikke engang vet veien til byen.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Die Arbeit der Narren wird ihnen sauer, weil sie nicht wissen in die Stadt zu gehen.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Een dwaas raakt ondersteboven van een klein beetje werk, omdat hij niet eens weet hoe hij het moet aanpakken.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.El duro trabajo fatiga al necio, de manera que él ni siquiera sabe cómo ir a la ciudad
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Głupi pracują aż do ustania, a przecie nie mogą dojść do miasta.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.우매자들의 수고는 제각기 곤하게 할 뿐이라 저희는 성읍에 들어갈 줄도 알지 못함이니라
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.La fatica dello stolto lo stanca; poiché non sa neppure andare in città
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod