em ile cümle
em kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Emanet aldığım bıçağı geri verdim.I returned the knife which I had borrowed.
Zemindeki tozu bir elektrik süpürgesi ile emdi.I sucked up the dust on the floor with a vacuum cleaner.
Kesin tarihten emin değilim.I'm not sure of the exact date.
Emekliliğim için sekiz dönümlük bir çiftlik aldım.I bought an eight-acre farm for my retirement.
Kimsenin izlemediğinden emin oldum.I made sure that no one was watching.
Emekliliğe üç yılım kaldı.I have three years left until retirement.
Ben onun doksan yaşına kadar yaşayacağına eminim.I am sure of his living to be ninety years old.
Ben onun sınavı geçtiğinden eminim.I am sure of his passing the examination.
Ben onun başarısından eminim.I'm sure of his success.
Onun tenis maçını kazandığına eminim.I am sure of his winning the tennis match.
Yanlış bir şey yapmadığından eminim.I am convinced that he did nothing wrong.
Onun sınavı geçeceğinden eminim.I am sure of his passing the exam.
Onun başarısından eminim.I am sure of his success.
Onun dürüst bir insan olduğundan eminim.I am sure that he is an honest man.
Onun partiye geleceğinden eminim.I am sure of his coming to the party.
Onun konuşma yarışmasını kazandığına eminim.I am sure of his winning the speech contest.
Onun sözünde duracağından eminim.I'm sure he'll be as good as his word.
Onun sözünü tutacağından eminim.I am confident he will keep his promise.
Ben onun geleceğinden eminim.I'm sure he will come.
Ona parayı emanet ettim.I trusted him with the money.
Onun zaferinden eminim.I am sure of his victory.
Onlara odayı terk etmelerini emrettim.I ordered them to leave the room.
Biz onun başarısından eminiz.We are sure of his success.
Ben zamandan emin olmak istiyorum.I'd like to make sure of the time.
Patron bize sabahtan akşama kadar çalışmamızı emretti.The boss ordered us to work from morning till night.
Patronuma böyle şeyler dedikten sonra, işimi kaybedeceğime eminin.After I said such a thing to my boss, I am certain to lose my job.
Araba çarptığında o, emniyet kemerini takıyor olsaydı hala hayatta olurdu.He would still be alive if he had been wearing his seat belt when the car crashed.
Ağaçlar oksijen yayar ve karbon dioksit emer.Trees give off oxygen and absorb carbon dioxide.
Çıkarken ışıkları kapattığından emin ol.Be sure to turn out the light when you go out.
Çıkarken ışığı kapattığından emin ol.Be sure to turn out the light when you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olduğundan emin olun.Be sure to turn off the gas before you go out.
Yola çıkmadan önce her şeyi kapattığınızdan emin olun.Make sure you turn everything off before you leave.
Gitmeden önce ondan emin olmalısınız.You should make sure of it before you go.
Gitmeden önce tuvaleti kullanmak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to use the toilet before you go?
Çıkmadan önce, ışıkların kapalı olduğundan emin olun.Make sure that the lights are turned off before you leave.
Dışarı çıkmadan önce ışığı söndürdüğünüzden emin olun.Be sure to put out the light before you go out.
Formu imzaladığınızdan ve mühürlediğinizden emin olun.Please be sure to sign and seal the form.
Komutan onların ilerlemelerini emretti.The general commanded them to move on.
Onun küçük bir emeklilik maaşıyla yaşaması zordu.It was hard for him to live on his small pension.
Yatmadan kapıyı kilitlediğinden emin ol.Be sure to lock the door before you go to bed.
Yatmadan önce kapıyı kilitlediğinden emin ol.Be sure to lock the door before you go to bed.
Yatağa gitmeden önce kapıyı kilitlediğinden emin ol.Be sure to lock the door before you go to bed.
Yatmadan önce bu ilacı kullandığınızdan emin olun.Be sure to take this medicine before going to bed.
Ben senin yeni işinden hoşlandığına eminim.I'm sure you like your new job.
Ben, yeni görevinde aktif bir rol alacağından eminim.I am sure you will take an active role in your new position.
Bebek dört ayak üstünde emekliyordu.The baby was crawling on all fours.
Bebekler yürümeden önce emeklerler.Babies crawl before they walk.
Kesinlikle eminim!I'm absolutely sure!
Kesinlikle emin değilim.I'm not absolutely sure.
Öğretmenim emellerimi yerine getirmek için beni teşvik etti.My teacher encouraged me to fulfill my ambitions.
Geminin kaptanı telsiz operatörüne imdat sinyali göndermesini emretti.The ship's captain ordered the radio operator to send a distress signal.
Elimden geleni yapacağımdan emin olabilirsin.Rest assured that I will do my best.
Büyükbabam önümüzdeki yıl emekli olmayı planlıyor.My grandfather is planning to retire the year after next.
Büyükbaba yaşlandığından dolayı emekli oldu.Grandfather has retired because he is getting old.
Emekli olduğunda büyük bir aylık kazanmıyordu.He wasn't earning a large salary when he retired.
Ben emekli oldum ve bir süre dalgama bakacağım.I've retired and I'm going to take it easy for a while.
Emeklilik hakkında mutlu olduğumu söyleyemem.I can't say I'm happy about retirement.
Emeklilikten sonra ülkede sakin bir hayat yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after retirement.
Kaptan adamlarının ateş etmesini emretti.The captain ordered his men to fire.
Kaptan adamlara yürümelerini emretti.The captain commanded the men to march on.