em ile cümle

em kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çok fazla yemediğinizden emin olun.Be sure not to eat too much.
Keşke onun emirlerine itaat etseydim.I wish I had obeyed his directions.
Patronumun emriyle o işi yaptım.I did that work on the orders of my boss.
Başarılı olacağından eminim.I'm sure you will succeed.
Terfinin zamanında ve haklı olduğundan eminim.I am sure your promotion was timely and well deserved.
Onlara verdiğin paranın değerlendirileceğinden emin olabilirsin.You can be sure that the money you give them will be put to good use.
Eğer şimdi gidersen, bir trafik sıkışıklığına yakalanacağına eminim.If you leave now, I'm sure you'll be caught in a traffic jam.
Lütfen günde üç kez bir doz aldığından emin ol.Please be sure to take one dose three times a day.
"Onu yapacağız. Ben eminim." "Ben sadece endişeliyim.""She'll make it. I'm sure." "I'm just worried."
Polis durmalarını emretti.The policeman commanded them to stop.
Polis çalınan ayakkabıların orada olmadığından emin olmak için o evi araştırdı.The police searched that house to be sure the stolen shoes were not there.
Sonunda her şeyin yolunda gideceğinden eminim.I am sure everything will turn out all right in the end.
15 Mart'a kadar laboratuvar ekipmanını teslim edebileceğimden eminim.I'm certain we can deliver the laboratory equipment by March 15th.
Neşelen! Bizi kurtaracaklarından eminim.Cheer up! I'm sure we'll be saved.
Emekli olur olmaz insanlar seni nadiren görmeye gelirler.People rarely come to see you once you are retired.
Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
Siyah kumaş ışık emer.Black cloth absorbs light.
Şu anda emin değilim.I'm not sure right now.
Bu defa oyunu kazanacağımdan emin değilim.I am not sure of winning the game this time.
Bu gece bilet alabileceğimizden emin değilim.I'm not certain we can get tickets tonight.
Bu yıl dört emekliliğimiz vardı.We've had four retirements this year.
Bu gece gelebileceğimizden emin değiliz.We're not sure we can come tonight.
Lütfen emniyet kemerinizi takınız ve sigara içmekten uzak durunuz.Please fasten your seat belts, and kindly refrain from smoking.
Lütfen çocukların havuza yaklaşmadıklarından emin olun.Please see to it that children do not go near the pond.
Lütfen çocuğun göle yakın gitmediğinden emin ol.Please see to it that the child does not go near the pond.
Yönetici en kısa sürede bütün odaların temiz süpürülmesini emretti.The manager ordered all the rooms to be swept clean as soon as possible.
Bizim için sürpriz oldu, Emi 400 metre yarışını kolaylıkla kazandı.To our surprise, Emi won the 400-meter race with ease.
Biz onun dürüstlüğünden eminiz.We are sure of his honesty.
Ben oldukça eminim.I am pretty sure.
Ben başarıdan eminim.I am sure of success.
Teyzem büyük bir emlakı miras olarak aldı.My aunt inherited the huge estate.
Şirketimizde emeklilik yaşı 60'tır.At our company, the retirement age is 60.
Benim arabam emrinize amade.My car is at your disposal.
Büyük babam bir emekli maaşı ile yaşıyor.My grandfather is living on a pension.
Babam, emekli olana kadar neredeyse 30 yıl boyunca çalışmış olacak.By the time he retires, my father will have worked for almost thirty years.
Babam önümüzdeki İlkbaharda emekli oluyor.My father is retiring next spring.
Emirlerime uymanı istemeliyim.I must request you to obey my orders.
Emirlerime rağmen gelmediler.They didn't come in spite of my orders.
Emirlerim kesindir.My orders are absolute.
60 yaşına geldiğimde işten emekli olmayı umuyorum.I hope to retire from work when I'm 60 years old.
Yüce düşüncelerin olduğundan eminim.I am certain that you have noble thoughts.
Başaracağından eminim.I'm sure that you will succeed.
Senin sıranın geleceğinden eminim.I firmly believe that your time will come.
Aynı vilayetten olduğumuz için onunla iyi anlaşacağıma eminim.I am sure I'll get along with him because we are from the same prefecture.
Ben parayı onun emrine bıraktım.I left the money at his disposal.
Ben onun hakkında emin değilim.I am not certain about that.
Sadece emin oluyordum.I was just making sure.
Onların neden restoranı kapatmak için zorlandıklarından emin değilim.I'm not sure why they were forced to close the restaurant.
Mary'nin ciddi olarak hasta olduğundan kesinlikle eminim.I know for certain that Mary is seriously ill.
Daha önce onu asla görmediğimden emindim.I was sure I had never seen her before.
Emekli olmaya karar verdim.I have decided to retire.
Aile bütçesini karıma emanet ettim.I entrusted my wife with the family finances.
Emi'ye yeni bir CD vereceğim.I'm going to give Emi a new CD.
Masumiyetinden tamamen eminim.I am fully convinced of your innocence.
Geçen yıl emekli oldum.I retired last year.
Geçen sene emekli oldum.I retired last year.
Ben geçen yıl emekli oldum.I retired last year.
Bebeğimi ona emanet edip alışverişe gittim.I left my baby in her care and went shopping.
Ben şampiyonluğu kazanacağımdan eminim.I'm sure of winning the championship.
Emrime amade çok param var.I have a lot of money at my disposal.

İlgili Sayfalar