Ana içeriğe geç
Sözlük

em ile cümle

em kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir arama emriniz var mı?Do you have a search warrant?
Tom'un iyi olduğundan emin olabilir misin?Could you make sure Tom is OK?
Tom'un ev ödevini yaptığından emin olabilir misin?Could you make sure Tom does his homework?
Emekli olduğuna memnun değil misin?Aren't you glad you're retired?
Ebeveyninin senin gitmene izin vereceğinden emin misin?Are you sure your parents will allow you to go?
Yemek için yeterli zamanın olduğundan emin misin?Are you sure you have enough time to eat?
Onu satın almak için yeterli paran olmadığından emin misin?Are you sure you don't have enough money to buy that?
Saat 2.30'da orada olmak zorunda olduğumuzdan emin misin?Are you sure we have to be there by 2:30?
Yarın bir toplantımız olduğundan emin misin?Are you sure we have a meeting tomorrow?
Tom'un bir şey hatırlamayacağından emin misin?Are you sure Tom won't remember anything?
Tom'un 2.30'a kadar burada olmayacağına emin misin?Are you sure Tom won't be here until 2:30?
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden emin misin?Are you sure Tom knows what he's supposed to do?
Emirleriniz nedir?What are your orders?
O bir emir mi?Is that an order?
Ben emin olamam.I can't be sure.
Tom'un mutlu olduğundan emin olmak istiyorum.I want to be sure Tom is happy.
Tom'un masum olduğundan emin olmak istiyorum.I want to be sure Tom is innocent.
Ben senin geleceğine ya da gelmeyeceğine emin değildim.I wasn't sure if you'd come or not.
Tom'un haklı olduğundan o kadar emin değilim.I'm not so sure Tom is right.
Tom'un hatalı olduğundan o kadar emin değilim.I'm not so sure Tom is wrong.
Benden ne kadar bağış beklediklerinden emin değilim.I'm not sure how much they are expecting me to donate.
Söylediklerini takip ettiğime emin değilim.I'm not sure I follow what you're saying.
Söylediğini anladığımdan emin değilim.I'm not sure I understand what you're saying.
Ne yapacağımdan emin değilim.I'm not sure what to do.
Ne söyleyeceğimden emin değilim.I'm not sure what to say.
Tom'un ne zaman Boston'a geldiğinden emin değilim.I'm not sure when Tom came to Boston.
Nereye gideceğimden emin değilim.I'm not sure where to go.
Kimle konuşacağımdan emin değilim.I'm not sure who to talk to.
Onun hakkında oldukça eminim.I'm pretty sure about that.
Yarın sınavı geçeceğimden kesinlikle eminim.I'm pretty sure I'll pass the test tomorrow.
Deli olmadığımdan oldukça eminim.I'm pretty sure I'm not crazy.
Binanın 1987'de yapıldığından oldukça eminim.I'm pretty sure that building was built in 1987.
O kulenin 330 metre uzunluğunda olduğundan çok eminim.I'm pretty sure that tower is 330 meters tall.
Tom'un Fransızca konuşabileceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom can speak French.
Tom'un Boston'da bulunmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom hasn't been to Boston.
İyi olacağıma eminim.I'm sure I'll be fine.
Ben benim Tom için iyi bir hediye bulacağımdan eminim.I'm sure I'll find a good gift for Tom.
Tom'un sıkıldığından eminim.I'm sure Tom is bored.
Tom'un yakında burada olacağından eminim.I'm sure Tom will be here shortly.
Bir anlaşmaya varabileceğimize eminim.I'm sure we can come to an agreement.
Yanıldığına eminim.I'm sure you're mistaken.
Haklı olduğundan eminim.I'm sure you're right.
Sanırım o email'i yanlışlıkla Tom'a gönderdim.I think I mistakenly sent that email to Tom.
Bir şekilde onu yapabileceğimden oldukça eminim.I'm pretty sure I can do it one way or another.
Çok eğleneceğiz. Bundan eminim.We're going to have a lot of fun. I'm sure of it.
Biz sadece Tom'un burada olmayı planladığından emin olmak zorundayız.We just have to make sure Tom is planning to be here.
Burada daha emin ellerdesin.You're safer here.
Sadece Tom'a karşı sabırlı ol. Onun sonunda doğru kararı vereceğinden eminim.Just be patient with Tom. I'm sure he'll eventually make the right decision.
Asla emekli olmak istemiyorum.I never want to retire.
Bunun benim anahtarım olup olmadığından ben bile emin değilim.I'm not even sure if this is my key.
Tom'un gelip gelmeyeceğinden ben bile emin değilim.I'm not even sure whether Tom will come or not.
Tom yirmi yıldır emekli.Tom has been retired for twenty years.
İşlerin istenilen sonucu vereceğine eminim.I'm sure things will work out.
Tom'un silah atışından önce dışarı gittiğinden oldukça eminim, daha sonra değil.I'm pretty sure Tom went outside before the gunshot, not after.
Onun ne olduğundan emin değilim ama bir silah atışına benziyordu.I'm not sure what it was, but it sounded like a gunshot.
Çok yorgunum. Bugün hayatta kalıp kalamayacağımdan ben bile emin değilim.I'm so tired. I'm not even sure whether I'll be able to survive this day.
Çok yorgunum. Yarına sağ çıkıp çıkmayacağımdan bile emin değilim.I'm so tired. I'm not even sure whether I'll be able to survive this day.
Emlak fiyatları artmaktadır.Property prices are going up.
Onun benimle konuşmak istediğinden emin değilim.I'm not sure she wants to talk to me.
İstediğinin bu olduğuna emin misin?Are you sure this is what you want?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod