"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.Esta es una mina de Zimbabwe en este momento. Algodón:
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.Ihr Diamant ... Sie haben wahrscheinlich alle den Film "Blood Diamond" gesehen...
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.I vostri diamanti: lo saprete tutti, forse avrete visto il film "Blood Diamond".
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.Kim cương của bạn: chắc bạn đã nghe cụm từ này trong bộ phim "Kim cương máu"
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.여러분의 다이아몬드 입니다: 모두 영화 "블러드 다이아몬드"를 들어보셨고, 아마 보시기도 하셨을 것입니다. 이것은 현재의 짐바브웨에 있는
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.Provavelmente já todos ouviram falar ou viram o filme "Diamante de sangue".
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.Váš diamant: všetci sme počuli, možno videli film "Krvavý Diamant".
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.Wasze diamenty: prawdopodobnie słyszeliście o filmie "Krwawy diament'.
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.Ваш алмаз: вы все слышали, вероятно, смотрели кинофильм "Кровавый Алмаз".
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.Візьмемо діамант: ви всі, напевно, чули або дивилися стрічку під назвою "Кривавий діамант".
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.Диаманти - всички сте чували, а може би сте гледали филма "Кървав диамант". Това е мина в Зимбабве в момента.
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.כמו זו שבסין, כי הרכיב הפעיל שבו מקורו במעיהם של חזירים.
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.الماس، جميعكم سمع عن أو شاهد فيلم "Blood Diamond" هذا منجم في زيمبابوي
"Kanlı Elmas"... ...hepimizin duyduğu ve muhtemelen... ...izlemiş olduğu bir filmdir.ジンバブエで採掘された物です。 今現在、
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarBlutdiamanten, geschmuggelte Smaragde, Holz, das direkt von den Ärmsten abgesägt wird.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarDiamantes de sangre, esmeraldas de contrabando, maderas, que son extraídos directamente de los más pobres.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarI diamanti insanguinati, il contrabbando di smeraldi, il legno preso proprio ai più poveri.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlar İkincisi ise,Bloeddiamanten, smaragdsmokkel, hout dat gehakt wordt onder de armsten vandaan.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlar İkincisi ise,Phần đa các nước trên thế giới đều trải qua trạng thái bị áp bức,
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlar지구상의 대부분은
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarKrvavé diamanty, pašované smaragdy, těžba dřeva přímo pod rukama lidí v těch nejchudších oblastech.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarLes diamants de conflits, les émeraudes de contrebande, le bois, qui ne bénéficient pas aux plus pauvres.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarКровавые алмазы, контрабандные изумруды, лесоповал, - всё это напрямую изымается у беднейших.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarКървави диаманти, контрабандни изумруди, дървесина, отсечена и отнета от най-бедните.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarרוב העולם
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarا لدايموند ا لدموي (ا لغا لي) ، ا يميرا لد ا لمهرب (نوع من الاحجار ا لكريمة) ، ا لصناعات ا لخشبية ، كل هذا
Karbon atomlarının birleşme derecesine bağlı olarak sertliği grafitten, elmasa kadar farklılık gösterebilir.Afhængigt af kulatomerne - - varierer hårdheden fra blyant til diamant.
Karbon atomlarının birleşme derecesine bağlı olarak sertliği grafitten, elmasa kadar farklılık gösterebilir.Beroende på hur kolatomerna är bundna- -varierar hårdheten från blyerts till diamant.
Karbon atomlarının birleşme derecesine bağlı olarak sertliği grafitten, elmasa kadar farklılık gösterebilir.Dependendo do grau em que os átomos de carbono se combinam, a sua dureza pode variar da grafite ao diamante.
Karbon atomlarının birleşme derecesine bağlı olarak sertliği grafitten, elmasa kadar farklılık gösterebilir.Hiiliatomien yhtymisasteesta riippuen- -sen kovuus vaihtelee kynän lyijystä timanttiin.
Karbon atomlarının birleşme derecesine bağlı olarak sertliği grafitten, elmasa kadar farklılık gösterebilir.In base alla combinazione degli atomi di carbonio, la durezza può cambiare da punta di matita a diamante.
Karbon atomlarının birleşme derecesine bağlı olarak sertliği grafitten, elmasa kadar farklılık gösterebilir.Según en qué grado se combinen los átomos de carbono, su consistencia varía de mina de lápiz a diamante.
Karbon atomlarının birleşme derecesine bağlı olarak sertliği grafitten, elmasa kadar farklılık gösterebilir.Zależnie od rodzaju połączenia atomów jego twardość waha się między grafitem a diamentem.
Karbon atomlarının birleşme derecesine bağlı olarak sertliği grafitten, elmasa kadar farklılık gösterebilir.Ανάλογα με την πυκνότητα των ατόμων του άνθρακα, μπορεί έχει σκληρότητα από μολυβιού μέχρι διαμαντιού.
Karbon atomlarının birleşme derecesine bağlı olarak sertliği grafitten, elmasa kadar farklılık gösterebilir.В зависимости от того, как связаны атомы углерода, его твёрдость может меняться - от грифельной до алмазной.
Karmaşa Elmas, Yem ve Makası aynı anda götürdüğünü söyledi. Evet.Конфликт Даймонд сказал мне, что у тебя было двойное свидание с Бейт и Свитч.
- Kesinlikle, John, bu güzel mavi elmas gerdanlýđý alabilmek için bize bir telefon etmek isteyeceksin.- Des tomates, d'accord. Comme ça? - D'accord, des oignons.
- Kesinlikle, John, bu güzel mavi elmas gerdanlýđý alabilmek için bize bir telefon etmek isteyeceksin.- Etwas Schinken, Tomate. - Tomate, okay, wie ists damit?
- Kesinlikle, John, bu güzel mavi elmas gerdanlýđý alabilmek için bize bir telefon etmek isteyeceksin.- 양파랑 치즈도 넣어주세요.
- Kesinlikle, John, bu güzel mavi elmas gerdanlýđý alabilmek için bize bir telefon etmek isteyeceksin.- Lite skinka, tomat. - Tomat, okay, vad sägs om det?
- Kesinlikle, John, bu güzel mavi elmas gerdanlýđý alabilmek için bize bir telefon etmek isteyeceksin.- Niște șuncă, roșii. - Roșii, ok, ce zici de asta?
- Kesinlikle, John, bu güzel mavi elmas gerdanlýđý alabilmek için bize bir telefon etmek isteyeceksin.- Tomate, está bien, ¿Así está bien? - Bueno, y un poco de cebolla. ¡Ah, y el queso!
- Kesinlikle, John, bu güzel mavi elmas gerdanlýđý alabilmek için bize bir telefon etmek isteyeceksin.- Trochu šunky, paradajky. - Paradajky, ok, a čo toto?
- Kesinlikle, John, bu güzel mavi elmas gerdanlýđý alabilmek için bize bir telefon etmek isteyeceksin.- Хорошо, немного лука. О, и сыр!
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdım석탄 속의 다이아몬드처럼 이 어두운 골목에서
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdımUnd ich funkelte in diesen dunklen Straßen wie ein Diamant in einem Kohlenschacht.
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdım♫ ואני סוחררתי ♫ ♫ ברחובות החשוכים ♫ ♫ כמו יהלום ♫
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdım♫وها قد تُهت♫ ♫في هذه الشوارع العتمة ♫ ♫مثل ألماسة ♫
Kömür yatağındaki bir elmas gibi bu karanlık sokaklarda göz kamaştırdımぼくは輝いていた 炭鉱の中の ダイヤのように
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Een blinde kan zien dat hij de diamanten achteroverdrukt. ♫We hebben genoeg ellende gehad♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Ein blinder Mann kann sehen, dass die Diamanten in seiner Tasche enden. ♫ Wir brauchen keine Probleme mehr ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Hasta un ciego puede ver que los diamantes terminan en su bolsa. ♫No necesitamos más problemas♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫다이아몬드는 결국 그의 차지가 될 게 뻔하다구. ♫ 우린 더 이상의 혼란을 원치 않아요 ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Même un aveugle verrait les diamants finir dans sa poche. ♫ On n'a pas besoin de plus de problèmes ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Một người mù có thể nhìn thấy những viên kim cương kết thúc trong túi mình. Chúng tôi không cần thêm rắc rối.
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Şi un orb vede că diamantele ajung în buzunarul lui. ♫ Nu ne trebuie alte necazuri♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Ślepiec potrafi zauważyć jak diamenty trafiają do jego kieszeni. ♫ Nie potrzebujemy więcej problemów ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Даже слепой увидит, что алмазы идут ему в карман. ♫ Не нужны нам проблемы ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Дори и слепият може да види, че диамантите се оказват в джобовете му ♫ Не искаме повече проблеми. ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫אפילו עיוור יכול לראות שהיהלומים מגיעים לכיס שלו. אנחנו לא צריכים עוד צרות